ZAMANSIZ KADINLAR KARA FATMA


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. Yılını kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına minnet borçluyuz. Kurtuluş Savaşı’na şehirlerden ve köylerden katılım oranı oldukça yüksekti. Katılanlar arasında kadınlar da bulunmaktaydı. Sadece cephe gerisinde değil, meydanlarda savaşıyorlardı. Fatma Seher Hanım ve ailesi İzmit’te yaşamaktaydı. Eşi Binbaşı Vanlı Derviş Bey’dir. Balkan Savaşı sırasında Edirne savunmasına birlikte katılırlar. Derviş Bey, 1. Dünya Savaşı’nda şehit düşer. Sonrasında milli direniş başlar. Sivas’ta kongre yapılacağını öğrenen Fatma Seher Hanım, İstanbul’dan vapur ile Samsun’a, oradan da karayolu ile Sivas’a ulaşır. Burada Mustafa Kemal ile görüşür ve vatanı için savaşmaya hazır olduğunu söyler. Atatürk, kendisine cesaretinden ötürü ‘Kara Fatma’ ismini verir. Kara Fatma henüz 24 yaşında iken cepheye katılır. Atatürk’ün kendisine verdiği mektup ile İstanbul’ a gider. Topkapılı Pire Mehmet ve Laz Tahsin’i bulur. Direniş teşkilatı ‘Mim Mim Grubu’na katılır. İlk görevi yaşadığı yer İzmit’te, düşman ile işbirliği yapanları tespit etmektir. Bunun için pazarcı kılığına girer. Gündüz pazarda satış yapar, geceleri de İstanbul’a silah ve mühimmat taşır. Silah taşıdığı bir sırada Yunanlılar tarafından yakalanıp, esir edilir. 19 gün boyunca türlü işkenceler ve açlıkla savaşır. Kara Fatma, ihbarcı olması şartıyla serbest bırakılır. Kısa sürede arkadaşlarına ulaşıp durumu anlatır. Bir süre evinde kaldıktan sonra, Düzce’ye gönderilir. Burada da boş durmaz ve kendi birliğini kurar. Birliği 50 kişidir ve 10’u kadındır. Ormanda silah eğitimi verir. Kısa süre sonra kızı ve kardeşleri de Düzce’ye gelir ve birliğe katılırlar. Zamanla sayıları 700 kişiyi bulur. Yakın çevrede çıkan isyanları batırıp, Yunan karakollarına baskın düzenlerler. Mustafa Kemal’in isteği ile Sakarya Meydan Savaşı’na birliği ile katılır. İznik, Kumlu, Alaşehir, Sivrihisar ve çevresine baskınlar düzenler. Attan düşerek yaralanır. Savaş sonrası teğmenlik rütbesi verilir. İsmi yurtdışında duyulur. Özellikle Sovyet Rusya kendisine ilgi gösterir. Sovyet Büyükelçisi, ünlü ressam Lansere’den Kara Fatma’nın resmini yapmasını ister. Bir davet neticesinde Kırım’a gider. Üzerinde üniforması, belinde silahı bulunmaktadır. İnsanlar akın akın kendisini görmeye gelir. Yoğun ilgiye alışkın olmayan Kara Fatma, mahcup olur. Kırım dönüşü Büyük Taaruz’a katılır. Afyon yakınlarında Yunan askerleri tarafından esir alınır ve kaçmayı başarır. Zafer sonrası üsteğmenlik rütbesine yükselir, İstiklal Madalyası verilir ve maaş bağlanır. O ise tüm maaşını Kızılay’a bağışlar. İstanbul’a döner. Kızı savaş sırasında travma geçirmiş, psikolojisi bozulmuştur. Altı torununun bakımını üstlenir. Maddi açıdan sıkıntı içerisindedir. Geçim sıkıntısından dolayı manastıra sığınır. Yedigün Gazetesi muhabiri Mekki Sait Bey izini bulur ve Kara Fatma ile görüşür. Röportaj 9 Ağustos 1933’de yayınlanır. Büyük yankı uyandırır. Kendisine Defterdarlık’ta iş verilir, torunları yatılı okula yazdırılır. Aylık170 lira maaş bağlanır. Bir süre sonra memleketi Erzurum’a gider. Orada duramaz ve İstanbul’a döner. 2 Temmuz 1955’de Darülaceze’de vefat eder. Ruhu şad olsun.


Kaynak: Ercan Dolapçı, Milli Mücadelede Kadın Kahramanlar, Erdem Çocuk Yayınları


Editör: Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube