ZAMANSIZ KADINLAR / NAKİYE ELGÜN




Son günlerde yüksek perdeden konuşulan konuların başında eğitim geliyor. Pandemi dolayısıyla açılamayan okullar, ekranlara ve evlere hapsolan, sosyal yaşam ve arkadaş ortamından uzak kalan çocuklar… Okulların açılma durumu tartışılmaya devam edilse de bu dönemin çocuklarımızdan neler götürdüğünü zaman gösterecek. Konular yeni değil aslında, yüzyıllardır aynı mevzuları tartışıp, düzenlemeler yapmaya çalışıyoruz.


Döneminde hayata geçirmek istediği eğitim reformları ile tanınan, 2. Meşrutiyet ve mütareke dönemlerinde farklı okullarda çalışan Nakiye Elgün, 1882’de İstanbul’da doğar. Dört yaşında Mekteb-i Marifet ile eğitim hayatı başlar. Sonrasında Kız Muallim Mektebi’ne devam eder. Mezun olduğu yıl, aynı okulda edebiyat öğretmeni olarak çalışmaya başlar. 1911 yılına dek aynı okulda çalışır. Atama ile İstanbul İnas Mektebi’ne müdür muavini olur. O dönem yayınlanan ‘Kadın’ dergisi için yazı hazırlar. Kadının ilerlemesinin ancak kız çocuklarının okuması ile mümkün olabileceğini, bunun için de tüm kadrosu ve yöneticileri kadınlardan oluşan kız mekteplerinin açılması gerektiğini savunur. Bu proje dahilinde Selanik’te kız çocukları için okul açılır. Görevi esnasında kendisinden öncü olabilecek bir eğitim projesi önermesi istenir. Nakiye hanım, öğrenciler için fiziki şartların önemli olduğunu, ısınma ve barınma sorunu olmaması ve okullarda tüm masalara örtü serilmesi gerektiğini söyler. Oldukça basit olan bu istekler, Milli Eğitim Bakanlığı’nca lüks olarak görülür ve tüm öneriler reddedilir. Nakiye Hanım bu duruma oldukça kızar ve görevinden istifa ederek Evkaf Bakanlığı’na geçer. Vakfa ait okulların ıslahı için çalışır. Cebel-i Lübnan Valisi Cemal Paşa Beyrut, Şam ve Kudüs’te Türkçe eğitim veren okulların açılmasını talep etmektedir. Nakiye hanım ve Halide Edip Adıvar, Cemal Paşa’ya yardım etmek için yola çıkarlar. Farklı milletlerin açtıkları okulları ziyaret ederek, incelemelerde bulunurlar. Raporları sonrasında Cemal Paşa’nın hayalleri gerçekleşir. Beyrut, Şam ve Kudüs’te açılan yeni okullar sayesinde çoğu aile çocuklarını Amerikan okullarından alır. Bu büyük proje Cemal Paşa’nın tayini ile sonlanır.


1. Dünya Savaşı sonrası Fevziye Lisesi’ne müdür olur. Anadolu direnişi başlamıştır. Kuvay-ı Milliye’ye destek veren Nakiye Hanım, Bartın üzerinden Anadolu’ya geçirilecek bazı savaş malzemelerini bir süre okulun depolarında saklar. Kadınlara siyaset yolunun açılması ile görevinden istifa eder. (1930) Yine aynı yıl içinde Taksim meydanında, dünyada ilk kez çocukların pankartlar ile eşlik ettiği miting düzenler. Pankartlarda ‘Hava, güneş ve hürriyet isteriz. Azarlanmamak isteriz. Hürmet isteriz. Yalnız uyumak isteriz. Öpülmemek isteriz.’ gibi cümleler yazmaktadır. İlk çocuk hakları bildirgesini yazan, okuyan ve yayınlayan kişi yine Nakiye Hanım’dır.


Siyasette ilk durağı İstanbul Şehir Meclisi olur. Eğitim ve okulların şartlarının iyileştirilmesi için uğraşır. Erzurum milletvekili seçilerek, üç dönem bu görevi başarı ile sürdürür. Diğer kadın vekiller ile kadın hakları, eğitim, kültür ve sağlık alanında çalışırlar. Nakiye Hanım özellikle çocuk işçiliği, çocuk ölümleri ve hakları konularına odaklanır ve kanun teklifi hazırlar. Aktif siyasete 1946 yılında son verse de ölümüne dek çalışmalarını sürdürür. 22 Mart 1954’te İstanbul’da vefat eder. Yaşadığı dönemde çağdaş fikirleriyle, geleneksel eğitim tarzından farklı tarzda öğrenci yetiştirme isteğiyle herkese örnek olmuştur. Ruhu şad olsun.




Kaynakça


* Hacer Yıldız, ‘Türkiye’de Kadınların Siyasi Haklar Mücadelesi ve Nakiye Elgün’, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2015


* Mustafa Özyürek, ‘Osmanlı’dan Cumhuriyet’e bir Eğitimci: Nakiye Elgün’



Editör: Demet Yener

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube