ZAMAN ÖLDÜRÜR MÜ?

En son güncellendiği tarih: Nis 23


Herkes öldürür sevdiğini diye başlayan şu meşhur şiir vardır ya. Bir çoğumuz biliriz. Herkes sevdiğini öldürür şu şekil ya da bu şekilde. İllaki bir suç aleti ile fiziksel ölüm de gerekmez öldürmek için. Araya giren zaman da öldürücü bir unsurdur. Hem de öyle böyle değil çok keskin bir şekilde öldürür. Unutulmak, unutmaya yüz tutmaktır birazda. Tahttan düşürür tepetaklak.


Biraz zaman geçsin düzelir dediğimiz ne varsa düzelmedi. Zamanla geçer dediğimiz ne varsa geçmedi. Çözüm bekleyen sorunlarımızın üstünü zamanla düzelir bahanesini örterek hiçbir sorun çözülmez. Yarına bırakmadan kesmek lazım bazen ipleri. Yarın bile çok geç olabiliyor bazen. Zamana bırakmak ertelemektir. Ertelemek ise öldürmektir. Çiçekleri sulamayı erteleyemezsiniz örneğin çünkü solabilirler. Balığınıza yem vermeyi zamana bırakamazsınız ölebilirler. İlacınızı içmeyi erteleyemezsiniz hastalığınızın tedavisi aksar. Sabah kahvenizi bile bir saat geç içtiğiniz hayal edin... Hayali bile insanı strese sokmaya yeter. Bugünkü gazeteyi '' acelesi yok yarın okurum'' diyemezsiniz. Malum ülkemizde gündem çok çabuk değişiyor. Bugünün haberi bugün için yarının haberi yarın içindir.


Zaman öldürür. Zaman ömrümüzden çalar. Bir dakika öncesine gitme gibi bir şansımız yok çünkü. Bir domino taşı gibi günler, saatler, birbirini kovalayıp devirip duruyor önüne çıkan ne varsa. Zamana bırakmak hayatınızdan çalar. Zamana bırakmak keşke demektir, pişmanlık demektir. Zamana bırakmak kanserli bir hücredir. Sizi içten kemirir. Tatlı tatlı ince bir sızı gibidir önceleri ama sonra yarası büyür, büyür, büyür... Sonra ne mi olur? Hadi siz söyleyin... Kangren olmuş bir kolu yada bacağı kesmezseniz o bütün vücudunuzu zehirler. Zamana bırakmak da böyledir işte. Kangren etmektir tüm hisleri, duyguları. Ve tüm aklınızdaki kelimeleri havada bırakmak demektir. Ah, dersiniz o gün keşke söyleseydim, anlatsaydım ne varsa aklımda! Ama zamana bırakalım belki düzelir demiştiniz unuttunuz mu yoksa?


Zamana bırakmak çürütür. Güzel renkli, güzel kokulu bir meyve zamanla nasıl çürür ise, zamanında nasıl tüketilmez ise işte zamana bırakmak böyle çürütür. Zamana bırakılınca değerlenen bir yapı değildir insanoğlu. Durdukça eskidikçe zamana bırakılınca güzelleşen bir şarap değiliz maalesef. Eskidikçe değerlenen tahta bir ev de değiliz. Zamana bırakılınca kuru fasulye yanında yenecek lezzetli bir turşu da değiliz. İnsan zamana bırakılınca yaşlanır. Hastalanır. Ve insan zamana bırakılınca ölür. Ve inanın her ne ise zamana bıraktığınız yanmış bir çatı gibi üstünüze çöker altında kalırsınız. Fazla mı acımasız oldum dersiniz? Sonra değil, zamana bırakmadan şimdi söyleyin.


Zamana bırakmayın vedaları, zamana bırakmayız sevdaları, zamana bırakmayın son sözleri, zamana bırakmayın merhabaları, zamana bırakmayın hoşçakalları... Kavgaları bırakmayın zamana ve tüm barışmaları ve tüm sarılmaları, ve yeni buluşmaları asla zamana bırakmayın.


Editör: Ayşegül Demir Alhan

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube