YOKSA SİZ HALA AZORLAR'A GİTMEDİNİZ Mİ?

En son güncellendiği tarih: May 9


Nalan Baldil //

Azorlar'ı birkaç kelime ile anlat deseler cennetten bir köşe derdim. Bu yazıyı okuduğunuzda ve fotoğraflarını gördüğünüzde ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerler listenize ekleyeceğinize bahse girerim... Azorlar, yerli halkın tabiri ile Açores (İngilizce’de Azores), Portekiz'e bağlı özerk bir adalar topluluğudur. Atlas Okyanusu'nun ortasındaki bu takımadalar topluluğu Lizbon'a yaklaşık 1500 km uzaklıkta yer almaktadır. Bu kuş uçuşu ile Türkiye-İtalya arası kadar bir mesafedir. İşte tam da bu noktada, Lizbon'da yaşamanın avantajını kullandık ve üç saat süren uçak yolcuğunun ardından ilk olarak bu yeryüzü cennetine, Sao Miguel (Ponta Delgada) adasına gittik. Bu araya bir not sıkıştırmak istiyorum: Eşimle tanıştıktan bir yıl sonra özel günlerimiz için birbirimize hediye olarak tatil alma kararı aldık ve bu sayede tam dört yıldır doğum günlerimiz ve yıl dönümlerimizde farklı yerleri keşfetmenin heyecanını yaşıyoruz. Azorlar da 2017'nin Ocak ayında benim için alınan doğum günü hediyesiydi. Böylece o güne kadar gördüğüm en ilginç doğa güzelliği olarak anılarım arasında yerini almış oldu.


Aslında orayı tam anlamıyla gezmeniz veya huzuruna doymanız için bir ay bile yetmeyebilir, ama biz kısıtlı zamanımız nedeniyle Sao Miguel'i gezmeyi üç güne sıkıştırmak durumunda kaldık. Size bu üç gün içindeki gözlemlerimi ve önerilerimi paylaşmaya çalışacağım.  Öncelikle Azorlar'a ayak bastığınız anda ilk yapmanız gereken şey havalimanında bir araba kiralamak ya da bir tur satın almak olmalı. Başka türlü maalesef bu cenneti yeterince tanımanız mümkün olmayabilir.  Çoğu doğal güzellik şehir merkezine yürüme mesafesinde olmadığı için her yeri araçla gezme zorunluluğu ortaya çıkıyor. Adaya ayak bastığınız andan itibaren araçla her geçtiğiniz yer sizi büyüleyecek güzellikte. Yemyeşil doğanın arasından geçerken özellikle volkanik göller sizi büyüleyecek. Mavi ve yeşilin her tonunu bir arada görebileceksiniz. Gün içinde doğa gezisi arasına, arzu ederseniz termal havuzları da sıkıştırabilirsiniz. Biz kısıtlı zamandan dolayı kullanamadık, ancak bir sonraki seyahatimiz için başlıca planlarımızdan biri oldu.

Gezi sırasında gözünüze hektarlarca çay tarlaları çarpacak, vaktiniz varsa çay toplama aktivitelerine de katılabilirsiniz. Biz bu hakkımızı ananas bahçelerini gezerek kullandık. Oldukça etkileyici ve bir o kadar da eğlenceliydi. Göller bölgesine doğru patikalarda yol alırken meralarda otlayan inekler bizi yıllar öncesine götürdü ve özgürce dolaşmalarını keyifle izledik. İnekler demişken eklemem gerekir ki hayvancılık Azorlar'ın en önemli iki gelir kaynağından biri. Anakaraya, yani Portekiz'e en çok ihraç ettikleri ürünler et ve süt ürünleri. Diğer gelir kaynağı da tahmin edebileceğiniz gibi turizm.

Gelelim Türklerin olmazsa olmaz turistik aktivitesi olan yemek konusuna; açıkçası Portekiz'in ağırlık verdiği deniz ürünleri dışında pek ilgi çekici ve farklı bir yemeğine denk gelmedik, ancak balık konusunda oldukça başarılılar. Ayrıca "picanha" denilen biftek etlerini ızgara olarak deneyebilirsiniz, doğal bir lezzet. Sanırım biz Türkler yemek konusunda biraz faşistiz, ancak bahse girerim deniz ürünleri ve picanha bizi bile etkileyebilecek lezzette. Bu arada, orada bulunduğumuz süre boyunca üç mevsimi de aynı gün içinde dönüşümlü olarak yaşadık, her durakta farklı bir iklim vardı adeta... Mesela puslu bir ormanda okaliptüs ve çam ağaçları arasında birbirimizi göremediğimiz anlar oldu. Başka bir alanda yağmur ve rüzgara maruz kaldık, tam 200 metre veya 20 saniye gitmiştik ki güneşten yanarken bulduk kendimizi. Yaz mevsiminde iklimin bu kadar değişken olduğunu sanmıyorum. Yaz mevsiminde gitmenizi de önermem açıkçası, eğer daha uygun tatil yapmak istiyorsanız bilet fiyatları normalin 4-5 katına çıkıyor. 

Toparlamam gerekirse, siyah kumsalları, sarp kayalıkları, uzun ve ince şelaleleri, yedi gölleri ve sıcak su kaynakları... Üç günde adaların her yerini gezmeniz mümkün olmayacak, ama sizi tekrar bu saklı cennete gitme konusunda cezbedeceği kesin. Beni en çok şaşırtan ise böyle bir doğal güzelliği Portekiz'e yerleşmeden önce duyamayışımızdı. Hala da dünyada çok sayıda insan tarafından bilindiğini düşünmüyorum. Umarım çok da popüler olmaz ve turist akınına uğramaz. Bence bu yazıyı okuyan herkes, bu bilgiyi sadece kendine saklamalı ve aramızda bu yazıdan sonra gidip oraları gezen olursa da anılarını ve bilgilerini imha etmiş gibi yapmalı :)  Sevgiler...


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube