YILDIZ HARİTASI – MAPS TO THE STARS

En son güncellendiği tarih: May 6


Eğer film seçerken önce oyuncu kadrosuna bakanlardansanız Yıldız Haritası mutlaka dikkatinizi çekmiştir çünkü film bir nevi yıldız yağmuru. Hiciv/dram sınıfında olan genel olarak Hollywood yaşam tarzını konu edindiği için başka türlüsü düşünülemezdi zaten. İzlemeye başlamadan önce uyarmak istediğim bir nokta var, ailece izlemeye pek uygun değil. Yoğun olmamakla birlikte cinsellik içeren sahneler ve kısaca “rahatsız edici” deyip geçeceğim temalar var.


Florida’dan Los Angeles’a gelen Agatha (Mia Wasikowska) ve otobüsü karşılamaya gelen limuzin şoförü Jerome (Robert Pattinson) ile başlıyor. Ünlü oyuncuların yıldızlarını görmek isteyen 18 yaşındaki Agatha, yolda Jerome’a geliş sebebini sosyal medya aracılığıyla tanıştığı Carrie Fisher’la görüşmek olarak açıklar. Agatha’nın yüzünde yanık izleri vardır, kollarındaki izleri gizlemek içinse dirseklerinin üzerine uzanan eldivenler takar hep. Carrie Fisher’la tanışma sebepleri de bu yanıklardır. Ünlü yıldızla görüşür ve onun aracılığıyla aktris Havana’nın asistanlığını yapmaya başlar. Bu arada, 2016 yılının sonunda kaybettiğimiz prensesimiz Carrie Fisher filmde kendini oynuyor, belirtmeden geçmeyelim. Kendisinin rol aldığı pek çok filmi olsa da hepimizin kalbinde Prenses Leia olarak yaşıyor.


Agatha’nın Los Angeles’a gelişinin gerçek sebebine geçmeden önce biraz oyunculardan bahsedelim. Mia Wasikowsa, genç yaşına rağmen film geçmişi zengin bir oyuncu. Benim içinse en iyi rolü 2011 yapımı Jane Eyre. Jerome rolünde Harry Potter’da adını duyup, Alacakaranlık’la tanıdığımız Robert Pattinson var. Cosmopolis ve Aşkın Büyüsü’nde beğeni toplasa ben en çok Beni Unutma’daki halini sevdim. Hafiften vampir Edward izleri olsa da Pierce Brosman gibi bir oyuncunun karşısında sırıtmadığını düşünüyorum.


Gelelim Havana’ya, yani Julianne Moore’a. Dram, komedi, macera, her filminde olduğu gibi bunda da oyunculuğunu konuşturuyor. Ruh halindeki çalkantılar, ani duygu geçişleri, mimikleri hatta sinir krizi bile inanılmaz gerçekçi.


Konuya geri dönersek, Agatha aslında ailesinden intikam almak amacıyla geri dönmüştür. 12 yaşındayken küçük erkek kardeşini ilaçla uyutup evde yangın çıkarmış ve bunun üzerine Florida’da bir kliniğe yatırılmıştır. Kardeşi Benji (Evan Bird) ergenlik yıllarını sürmekte olan meşhur bir çocuk oyuncudur. Yakın zamanda uyuşturucu sorunu yaşamış, basından gizlemeyi başaran ailesi oğullarının yıldızını tekrar parlatmayı başarmıştır. Kızlarının geri dönüşü onlar için gerçek bir kabustur ve hayatları tersine dönmeye başlar.


Benji ve Agatha’nın babası Stanford, (John Cusack) Havana’nın terapistidir. Çocukluğunda istismara uğrayan Havana, geçmişiyle hesaplaşmanın yolunu ünlü bir oyuncu olan annesinin hayatını anlatan filmde oynamakta bulmuştur. Bunun için de her şeyi yapmaya hazırdır.


2014 yapımı filmin yönetmen koltuğunda David Cronenberg oturuyor. Çarpıcı yapımlarıyla tanıdığımız Kanadalı sinemacı yine izleyeni sarsacak bir iş çıkarmış ortaya. Filmi sonuna kadar merak içinde izliyorsunuz ve saklanan sırlar, en afilisinden entrikalar ortaya döküldükçe daha fena oluyorsunuz. Şahsen ben film bittiğinde “İlaç niyetine bir tane akıllı karakter koysaydınız keşke,” dedim. Yine de izlemenizi tavsiye ederim, saç-baş yolduran cinsten filmler de güzeldir.


Editör: Burçin Kahraman

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube