YAPAYALNIZ BİR KÜÇÜK KIZ ÇOCUĞU


1987 yılının 2 Mayıs gecesi. Ertesi gün pazar olduğu için yardımcısına izin veren Dalida “İyi geceler” diyerek odasına çekilir. O gece aldığı aşırı dozda uyku ilâcı yüzünden ertesi sabaha uyanmaz. Dünyanın en büyük yıldızlarından biri çok uzun zamandır yapmak istediğini gerçekleştirmiş ve bu dünyadan çekip gitmiştir. Henüz 54 yaşındadır. Çocukluğumdan bu yana hep sevdiğim şarkıcılardan biridir, Dalida. 70’li yılların pop müziği genellikle Türkçe söz yazılmış yabancı bestelerden oluşuyordu ve en çok yararlanılan şarkıcılardan biri de Dalida’ydı. Çok sevdiğim “Ta femme” şarkısını Ayla Algan’ın “Ne de olsa karın” şarkısı sayesinde keşfetmiştim. Hâlâ her iki şarkıyı da çok severim ve hangisi daha güzel diye karar veremediğim ender uyarlamalardandır. Aynı durum Hümeyra’nın “Sus duymasın” şarkısının orijinali “Ne lui dis pas” için de geçerlidir. Müziğini zamanla yenilemeyi bildiği için yaşadığı sürece popun ikonlarından biri olmayı başarmıştı. Bu yüzden de, çok sayıda plâğı, kasedi ve cd’si vardır. Ölümünden sonra da müziği susmadı ve eski şarkıları güncel remikslerle yenilenerek piyasaya sürüldü. Dalida dinlemek için pikabın başına geçtiğimde, yukarıda sözü geçenler dışında “Confidences sur la fréquence”, “Vedrai vedrai” ve “Helwa ya baladi” muhakkak platoya yerleştirilir. Elbette en büyük sükselerinden olan 1977 yılı şarkısı “Salma ya salama” da dinlenir. Mısır’da İtalyan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Dalida, kariyerinde çokça Arapça şarkı seslendirmişti. “Salma ya salama” da eski bir Mısır şarkısıydı aslında. Dalida şarkıyı önce orijinal dilinde, sonra da Fransızca seslendirdi. Şarkı tutulunca Almanca ve İtalyanca da söyledi. Kariyeri boyunca sevilen şarkılarını birkaç farklı dilde seslendirdi; 10 dilde şarkılar söyledi. Fransızca’nın yanında en çok İtalyanca söyledi. Metin Bükey’in çok sevilmiş şarkısı “Samanyolu”nu 1969 yılında “Oh Lady Mary” olarak İtalyanca seslendirmişti. Türkiye’deyken şarkıyı duyup beğenen Patricia Carli, Fransızca sözlerini yazarak David Alexandre-Winter’a plâk yapmıştı. Daha sonra Dalida da, şarkıyı İtalyanca olarak seslendirmişti. Başkaları tarafından söylenmiş şarkıları kendisinin kılabilme gücüne sahip, bir büyük yorumcuydu. Umberto Tozzi’nin şarkısı “Ti amo” Dalida söyleyince, onun şarkısı hâline gelmişti. Başka bir Dalida klâsiği ise kendinden yaşça küçük olan aşkını anlattığı “Il venait d’avoir 18 ans”dır. Bu plâğın arka yüzünde en büyük hitlerinden “Gigi l’amoroso” vardır. Bu şarkısını da “En güzel aşkı bulacaksın” adıyla Tanju Okan söylemişti. Mısır’da, İtalyan bir ailenin üç çocuğundan biri olarak, Iolanda Cristina Gigliotti adıyla doğmuştu. Çocukluğu baba şiddetiyle geçen Dalida, Mısır’da 1954 yılı güzellik kraliçesi seçilip, birkaç filmde rol aldıktan sonra Fransa’ya taşınır ve müzikle tanışır. 1956 yılında yaptığı ikinci 45lik “Bambino” o kadar çok sevilir ki, birdenbire yıldız olur. Plâk öyle çok satılır ki, Barclay firması onu bir Altın Plâk ile ödüllendirir. Bu Fransa’da verilen ilk altın plâk ödülüdür. İleriki yıllarda Fransa’da verilen ilk Plâtin Plâk ödülünün sahibi de yine Dalida olacaktır. Şansonlar, baladlar söyler. Bu döneminden “Ciao amore ciao” ve “Mon couer est fou” sevdiğim plâklarından. 70’lerin sonuna doğru disko akımı yükselmeye başladığında, eski bir şarkıyı disko tarzında düzenleyerek plâk yapar ve diskonun içinde yeniden doğar. Şarkı “Besame mucho”dur. Bu şarkıyı, aynı formülle hazırlanan “J’attendrai” izler. Dalida artık bir disko yıldızıdır. Meşhur Gigi, şimdi “Gigi in paradisco” olmuştur. Bu dönemindeki şarkıları arasında “Monday Tuesday… Laissez-moi danser” ve “Il faut danser reggae” biraz daha fazla sevdiklerimdir. Özellikle “Il faut danser reggae” mutlaka birkaç kez döner platoda. O yıllarda TRT televizyonunda yayımlanan klibini de severdim. O günlerde sık yayımlanan kliplerinden biri de “Génération ‘78” isimli, eski şarkılarını medley hâlinde söylediği şarkısıydı. 1980 yılında yaptığı “Rio do Brasil” 45liğinin B yüzü şarkısı “Quand s’arrêtent les violons” yıllar sonra Ajda Pekkan tarafından “Diva” albümünde “Mutlu bütün şarkılar” olarak seslendirilecekti. 1983 yılı şarkısı “Mourir sur scène” de yine Pekkan tarafından 1985 albümünde “Bir gece sahnesi” olarak söylenmişti. 80’li yıllarda da plâk yapmaya, şarkılar söylemeye, konserler vermeye devam etti. Başkalarının söylediği şarkıları da söyledi, yeni şarkılar da seslendirdi. 1986 yılında Mısır’a gidip Youssef Chahine filmi “Le sixième jour”da başrolü oynadı. Ancak tüm bu parıltının ardında mutsuz ve yalnız bir kız çocuğu vardı. Yaşamına giren üç eski sevgilisi ve yakın arkadaşı intihar etmişti. 1967 yılında intihar eden Luigi Tenco’nun ardından intiharı denemiş ama kurtarılmıştı. Eski eşi Lucien Morisse, sevgilisi Richard Chanfray ve yakın dostu şarkıcı Mike Brant intihar etmişlerdi. 1987 yılının 2 Mayıs gecesi Dalida “Hayat benim için katlanılmaz oldu. Affedin…” diyerek gitti. Ölümünden sonra, Jeanne d’Arc ve Sarah Bernhardt ile birlikte, Fransa’da heykeli dikilen üç kadından biri oldu. Şarkıları remiks yapılarak yeni albümler hazırlandı, piyasaya sürüldü. Ölümünden sonraki satışlar da dahil olmak üzere toplam 170 milyonluk bir satışa sahip, pek çok ödülü olan ve hâlâ dinlenen, dünyanın en önemli şarkıcılarından biri Dalida. Hiçbir Avrupalı şarkıcı, onun kazandığı kadar uluslararası ödül kazanmadı. Ölümünden yıllar sonra ülkesinde yapılan bir oylamada, De Gaulle’ün ardından Fransız toplumunu en çok etkileyen 2. kişi seçildi. Nedense sesi bana hep hüzün çağrıştırırdı; belki de onu sevmem bu yüzdendi. 1972 yılında yaptığı “Pour ne pas vivre seul” şarkısında söylediği gibi, sırf yalnız olmamak için bir dolu şey yapan insanlardık. Ve bir gün geldi, o bunları yapmayı bıraktı. “Mourir sue scène/Sahnede ölmek” şarkısında söylediği gibi, tüm gözler üzerindeyken hayattan vazgeçti. Ruhu şâd olsun. Müzik var oldukça, sesi yankılanmaya devam edecek.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube