YAŞAMIN MOLA TESİSLERİ

En son güncellendiği tarih: Nis 20


"Ey gönül,

Hani bir mola versen diyorum

Ve ben tam o zaman girsem hayatına.

Bitmese hiç birlikte girdiğimiz mola,

Bir ömür boyu sürse.

Mola bittiğinde; ben bitmiş olsam sende,

Sen bitmiş olsan bende.

Bedenlerimiz değil,

Belki ruhlarımız buluşur cennette."


diye sesleniyor arka kapaktan ve okurları mola vermeye çağırıyor Psikolog Ali Orhan. Neden mi?


Kişi süreyi değil, süre kişiyi geçer gerçekte. Ama gücü elinde bulundurmayı seven kişioğlu bunu algılamak istemez. Sürekli bir koşuşturma durumundadır yaşamda. Doğar, emekler, yürür, koşar, büyür, okullara gider, işe girer, evlenir, didinir, çocuk yapar, yaşlanır ve ölür. Hiç mola verir demedim gördüğünüz gibi. Yaşam döngüsünü anlatırken bile yer verilmez molaya. Neden? Çünkü hep gereksiz görülür, boş adam işi denir, boş oturanı şeytan dürter derler. Kendine kısacık bile süre ayırsan hemen dibinde biterler eline iş tutuştururlar. Yeter ki durma, robota bağla, akışa bırak kendini, kafanı kaldırma, görme, duyma, tatma, yaşama…


İşte tüm bu yoğunluk içinde molanın nasıl da bir ilaç olduğunu çok güzel örneklerle okura sunuyor Psikolog Ali Orhan. Molanın bir temel hak olduğunu, kaliteli bir yaşamın kapılarını aralayan değil açan bir eylem olduğunu anlatıyor. Tatilde, okulda, TBMM’de, savaşta, siyasette, barışta, sanatta, yolda, ilişkide, iş yaşamında, eğitimde ve daha pek çok yerde bu kısa ama etkili süre olan molanın gücünü anlatırken kendi yaşanmışlıklarından da örnekler veriyor. Öte yandan yaşam içinde gerekli molaların verilip verilmemesinin psikolojik olarak kişiyi nasıl etkilediğini, çok kısa ya da çok uzun tutulursa neye yol açacağını, tam ayarının nasıl olması gerektiğini de yalın bir dille sunuyor. Öyküleştirerek anlattığı yerlerde ise kalemini de tatmış oluyorsunuz yazarın.


Mola, kesinlikle boşa giden süre değil, yalnızca yükünüzü boşaltan bir dinlenme, yenilenme, güçlenme, olayları daha iyi değerlendirme süresidir ve öyle olduğunda etkilidir. Mola boşa akıtılan değil, kişinin kendini irdelemesi, anlaması, geliştirmesi ve sağlam yere basması için verilmesi gereken bir süredir diyor satırlarında yazar. En iyi yarış atını dahi sürekli koşturamazsınız, dinlenmesi gerekir. En gelişmiş arabayı dahi sürekli kullanamazsınız, yakıt almak, suyunu, yağını değiştirmek için durmanız gerekir. Bazı molalar ise zorunlu olabiliyor. Örneğin çöküntü yaşamak, kaza geçirmek, hasta olmak bg. Bu olumsuz sonuçlar, yaşarken gerekli yerlerde mola vermediğiniz için bile olabilir diyor.


Ayrıldınız ya da boşandınız mı, mola vermelisiniz ki önünüzü daha açık görebilesiniz.

İşinizde, evinizde çok mu baskı altındasınız, mola verin ki seçenekleriniz neler onları görebilesiniz.


Mola, yaşamın can simidi olarak görev alıyor dersem, yanılmış olmam. Yaşamda yalnızca koşmakla değil, durmakla da yol alabileceğinizi size anlatan ve kavratan bir betik “Yaşamın Mola Tesisleri”. Yazarın işi gereği psikolojik olarak da olaylar üzerinde çözümlemeler yapması, okumayı daha da verimli ve etkili bir duruma getiriyor.

Hadi, kendinize güzel bir mola verin ve bu betiği okuyun. Yanınıza sevdiğiniz içeceği de almayı unutmayın. Bu mola size iyi gelecek.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube