YAŞAMAK İSTİYORUM KURTARIN BENİ!

En son güncellendiği tarih: Nis 18



Bir yaşamdan başka bir yaşama ışık hızıyla geçtiniz mi siz hiç? Ben geçtim. Rüyanızda bile görmeyeceğiniz, belkide hiç hayalini bile  kuramayacağınız bir şekilde  yaşam değiştirdim ben.

-Sesimi duruyor musun!  Barış! Barış ne olur  ses ver korkuyorum!

-Buradayım Esra ama nefesim çok az. Elif'in odasındayım duvar üstüme yıkıldı nefes almam için boşluk yok Esra!

-Barış, kızım... Kızım nasıl, yaşıyor mu? Sesi gelmiyor Elif 'in Barış. Öldü mü yoksa!


-Elif' e ulaşamıyorum Esram.. Beşiğinde uyuyordu.  Onunla aramızda kocaman bir duvar var. Sesini duyamıyorum Elif'in. Burası çok karanlık. Esra sen nasılsın?  Neredesin?  Ses ver bana Esra...


-Mutfaktayım Barış! Fayanslar ve mutfak dolabı üstüme devrildi ayaklarım altında kaldı hareket edemiyorum ama nefes alabiliyorum. Burası da karanlık. Kalkamıyorum Barış  yanınıza gelemiyorum.  Dayan Barış bizi kurtarmaya gelecekler mutlaka dayan.


Barış'ın sesi kesilmişti. Esra uzun süre seslendi ama ses alamadı. Yukarıdan balyoz ve iş makinelerinin sesleri geliyordu.  Arama ve kurtarma ekibi gelmişti. Esra yine kocası Barış'a olanca kuvveti ile seslendi. Bu defa Barış balyoz ve iş makinelerinin sesleriyle irkilmişti. Her yer toz dumandı.  Nefes almak çok zordu.

-Esra nefes alamıyorum. Kesilmek üzereyim.


Barış' ın sesi kesik kesik geliyordu Esra'nın kulağına. Gücü kalmamıştı Barış'ın. Yıkılan duvarların tozu Barış'ın soluğunu kesmişti. Dudakları kurumuş,  ağzının içi moloz dolmuştu.  Duvar üstüne devrilmişti başından geri kalan hiçbir yerini oynatacak durumda değildi.. Hiçbir yeri ağrımıyordu, uyuşmuştu bedeni, ya da ölmüştü... Bir tek acı ile yanan kalbini hissediyordu. Barış'ın gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Demek ki hala yaşıyordu. Nefesi kesilse bile sıcak göz yaşını yıkılan duvarın tozlarına bulanmış yüzünde hissediyordu.


-Barış sakın uyuma, sakın uyuma Barış. Uyursan ölürsün.  Konuş benimle Barış kurban olayım aşkım, kocam, her şeyim konuş benimle. Elif ses verdi mi, ağladı mı, yaşıyor mu,  diye sordu Esra, enkaz altında kalan kocası Barış'a.

Esra hem ağlıyor hem acı çekiyor hem de kocasını yaşatmaya çalışıyordu. Kızını merak ediyordu. Hepsi enkaz altında yaşam mücadelesi veriyordu. Barış' ın inleme sesleri geliyordu Esra'nın kulağına. 

Barış son birkaç damla nefesi ile konuşmaya başladı. Sesi kesik kesik geliyordu. Arada öksürüyor ve tıkanıyordu. Ama bunları söylemeden ölemezdi.

-Esra orada mısın beni iyi dinle Esra... -Barış duyuyorum seni aşkım zorlama kendini, nefesini tüketme.

Birbirlerinin seslerini boğuk ve bozuk bir eski plak gibi duyuyorlardı. Zor geliyordu sesler. Ama en azından hissediyorlardı.

Barış yine bir mücadele ile sesini Esra'ya duyurdu.

-Karıcığım hakkını helal et. Buradan çıktığında, enkazdan kurtulduğunda yeni bir hayat kur kendine. Buralardan kaç ve git başka bir şehre yerleş.  

Yutkunmaya çalıştı Barış. Son kalan nefesini de tüketmek için soluklandı  ve devam etti.

-İyileştikten sonra yeniden evlen. Ve yeniden bir çocuk getir dünyaya.  Esra arada bir, bir dua yolla Elif ile bana. Kızımız Elif bana emanet. Gözün hiç arkada kalmasın.

Barışın son sözleri bunlar oldu. Son sözlerini söyledikten 5 dakika sonra solunum yetmezliğinden enkaz altında öldü.

Esra kocasının son sözlerini  çığlıklar ile ağlayarak dinledi. Bağırdı, çağırdı, isyan etti ama ne Barış ne de kızı Elif'ten ses alabildi bir daha.  Ve yukarıdan bir ses geldi...

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Esra aslında hiç ses verememek orada ölmek istedi kocası ve kızı ile göçmek istedi bu diyardan, ama yaşama sevinci galip gelmişti.

'' BURADAYIM YAŞAMAK İSTİYORUM KURTARIN BENİ'' diye bağırdı.

Kurtarıcı ekip kısa sürede Esra'nın sesinin geldiği yöne doğru çalışmaya başladılar. Bir saat süre içinde Esra'yı canlı bir şekilde kurtardılar. Esra, kocası ve kızının olduğu yeri de tarif etti. Ama maalesef enkaz altından kocası Barış ve 2 yaşındaki kızları  Elif'in cansız bedenleri çıkarıldı.

Bir deprem bir aileyi, bir yaşamı alıp gitmişti. Bir aileyi yok etmişti. Geriye kalan bir kişiye yaşam hakkı kalmıştı. Esra uzun tedaviler sonrası iyileşti. Ve yıllar sonra yeni bir evlilik yapıp bir kız çocuğu getirdi dünyaya adını Elif koydu. Her yıl depremde kaybettiği eşinin ve kızının kabir ziyaretlerini yapar. İkinci evliliği yaptığı eşi ve ikinci çocuğu Elif ile ona bahşedilmiş ikinci hayatını başka bedenler, ve  ona emanet edilmiş başka canlar ile yaşamaya devam etmekte.


  Depremde hayatını kaybetmiş nice canlara selam olsun. Kalbimiz ruhumuz onlar için dualar ile atmakta. 

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube