Yaşam Koçluğu Nedir? Ne İşe Yarar?

En son güncellendiği tarih: May 9


Erdal Tuna //


Günümüzde çok sık karşılaşmaya başladığımız terimlerin başında “Koçluk” kavramı geliyor. Hepimizin duyduğu fakat tam olarak anlamlandıramadığı birçok çeşidi olan koçluğun yaygın olan birkaç tanesini sıralayacak olursak, en çok bilinenler arasında;

1. Öğrenci Koçluğu

2. Sağlık ve Beslenme Koçluğu

3. Yönetici Koçluğu

4. Aile Koçluğu

5. Yaşam Koçluğu

6. Takım Koçluğu

7. Girişimci Koçluğu

8. Kariyer Koçluğu

9. Satış Koçluğu

10. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Koçluğu

11. Akademik Koçluk

12. Performans Koçluğu

13. Emlak ve Gayrimenkul Koçluğu

14. Beden Dili Koçluğu

15. Lider Koçluğu

bu koçluk çeşitlerini sayabiliriz. Kişisel veya kurumsal olarak istifade edilebilen Koçluk kavramı hızlı bir gelişim sergilemekte. Koçluk hizmeti veren kişi ve kuruluşların yanı sıra koçluk eğitimi veren kurumlarda oldukça revaçta. Lisans mezunu olmak kaydıyla, belirli süreli bir eğitime katılan, sonunda da sınava tabi tutularak sınavda başarılı olan herkes koç olabiliyor. Tabi bu da biraz işin handikabı aslında.

Bu sayımızdaki konumuzda en çok merak edilen ve en çok ilgi duyulan koçluk çeşidi olan Yaşam Koçluğuna değineceğiz.

Yaşam Koçluğu Nedir?

Yaşam Koçu; danışanına doğru sorular sorarak, danışanının farkındalığını geliştiren, danışanının mevcut potansiyelinin farkına vararak, ulaşmak istediği hedeflere ulaşmasını sağlayan ve bunun eğitimini almış kişidir.

‘’Adam sende, yaşamın koçu mu olurmuş, hepimiz yaşayıp gidiyoruz işte, hem yontma taş devrinde yaşam koçu mu vardı?’’ diyenleri duyar gibi oluyorum. Ama konu aslında bu kadar basit değil. Çünkü tarihin başlangıcından itibaren her türlü kıymetli varlığa yönelen insan, binlerce yıllık gelişme süreci sonunda ne altın ne elmas ne de başka bir şeyin değil, en kıymetli varlığın ve yatırım aracının “insan” olduğunu en sonunda anladı diyebiliriz. Doğal olarak da nasıl kıymetli bir madeni bulduğumuz haliyle gösterişsiz, işlediğimizde ise paha biçilemez oluyorsa, insan da aynı buna benzer bir süreç olarak eğitimle işlendiğinde benzerlerinden kıymetli oluyor. Bu eğitim süreci de -ne kadar klasik bir söylem de olsa- gerçekten beşikten mezara devam ediyor. Kurum ve kuruluşlarda en kilit konuma ulaşan

“İnsan Kaynakları” departmanları da insana ve potansiyeline verilen değerin en büyük göstergesi. Yaşam Koçluğu da, bahsettiğimiz bu eğitim sürecinin bir parçasıdır diyebiliriz. Ama burada bir eğitimden değil de koçla danışan arasında, diyalog temelli bir etkileşimden ve aydınlanma diye tabir edebileceğimiz, kendimizi ve önümüzdeki engelleri tanıyarak hedeflerimize ulaşmada en doğru yolları belirlemeye çalışmak için etkileşimde bulunma şeklinde izah edebiliriz. Koçun amacı; en kısa ve anlaşılır haliyle; bize doğru soruları sorarak farkındalık oluşturmak, mevcut potansiyelimizi açığa çıkarmaktır. Bu noktada bir şeyin altını çizmekte yarar var diye düşünüyorum, yaşam koçunu, psikologdan/psikiyatristten ayıran temel unsur; yaşam koçunun danışanlarının Türk Tabipler Birliği tarafından “normal” olarak adlandırılan kişiler olmasıdır, yani klinik anlamda rahatsızlığı bulunmayan ama hayatını daha kaliteli yaşamak için destek alma ihtiyacı duyan insanlardır. Bir örnekle açıklamak istersek; eşiyle sorun yaşayan biri psikiyatriste gittiğinde kendisine mevcut durumuna uygun tekniklerle veya ilaç tedavi uygulamak kaydıyla problemlerinin çözülmesine çalışılır ama kişi Yaşam Koçuna gelince sadece diyalog yardımıyla mevcut durumu analiz edilerek yaptığı veya yapmadığı, yaparsa eşiyle ilişkisine pozitif yönde katkıda bulunacak davranışlar ve hedefler tespit edilerek problem çözülme yoluna gidilir. Buradaki ince nüans; görüşmeler esnasında oluşan farkındalıkla, danışan; aslında ben yanlış bir evlilik yapmışım sonucuna da varsa Yaşam Koçu bu kararı değiştirecek bir tutum sergilemez. Çünkü Yaşam Koçunun görevi kararı etkilemek değil, mevcut durumun ortaya çıkmasını sağlamak, buna göre hedefler belirlemede yardımcı olmaktır. Danışan bu görüşmeler ve konulan hedeflerden sonra ilişkisini bitirme kararı alırsa, bu sorumluluk ona aittir. Bunun gibi birçok konuda da (işimizle, çocuklarımızla, çevremizle, kariyerimizle vb.) yaşam koçundan destek alabileceğimizi bilmemizde fayda var.

Sonuç olarak; hepimizin etrafında hayatımıza etki eden ve zor zamanlarımızda bize yardımcı olmak için çırpınan insanlar vardır. Bu insanlar öncelikle bizi dinleyerek zihinsel yorgunluğumuzu alırlar, sonra da bizi tanıdıkları ölçüde moralimizi yükseltecek sözlerle destek olurlar, en nihayetinde de kendilerince doğru gördükleri, yaparsak bizim faydamıza olacağını düşündükleri şeyleri söyleyerek bize yön vermeye çalışırlar. Onları Yaşam Koçundan ayıran tarafları, eğitimsiz olmaları ve kendi dünya görüşlerine göre bizleri yönlendirmeye çalışmalarıdır. Yaşam Koçları ise kesinlikle bizim yerimize karar vermez, yargıda bulunmazlar. Psikologlara/psikiyatristlere bile yeni yeni alışan insanlarımız ne zaman tam olarak “Koçluk” kavramını benimser bilinmez ama daha detaylı bilgi edinmek adına internette kolaylıkla bulabileceğiniz “Koçluk” eğitim videolarını izlemenizi tavsiye ederim. Farkındalığı artıran, hayata daha bilinçli ve pozitif yaklaşmanızı sağlayabilecek bir kavram olduğunu insana hissettiriyor gerçekten. Bu kadar stres yüklü bir ülkede, artık haber dinlemeye bile yüreğimiz el vermiyorken, bizi dinleyecek birilerine de ihtiyacımız var diye düşünmeden edemiyor insan.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube