VİYANA KAPILARINA DAYANAN PLÂKLAR

En son güncellendiği tarih: Nis 26


Dünyanın küreselleşme krizine girip, herkesin birbirinden henüz bu kadar haberdar olmadığı günlerde pop müzikçilerimiz için bir yurtdışına açılma noktası vardı. Bu noktaya ne zaman ve hangi koşullarda erişiliyordu veya o noktaya ulaşıldığına onlar veya yapımcıları nasıl kâni oluyorlardı, bilemiyorum ama sanırım, hemen her popçunun bir dönem böyle bir hedefi olmak zorundaydı. Yurtdışından kasıt ise Avrupa ülkeleriydi; kimsenin değil Asya, Afrika, popun merkezi sayılabilecek Amerika’yı bile hedeflediği yoktu. Tabii Japonya’da plâk ve cd yayımlayan Ajda, Şenay ve Barış bu genellemenin dışında kalır. Amerika ise çok daha yakın geçmişte, Tarkan sayesinde hedefe girebildi. 70’ler ülkemizin Avrupa’nın bir parçası olduğuna inandığımız yıllardı; o yıllarda, hiçbirimiz, gün gelip orta hâlliden iyice bir Orta Doğu ülkesine dönüşmek için yanıp tutuşacağımıza inanmazdık.


Türkçe tangoları saymazsak, pop müziğin başlangıcı aranjmanlarla olmuştur. Yurt dışında sevilmiş, liste başı olmuş şarkılar alınır, Türkçe sözler yazılır ve şarkıcılara söyletilirdi. Bir süre sonra şarkıların yanı sıra, kimi şarkıcılar da ithal edilmeye başlandı ve bu şarkıcılara kendi şarkıları Türkçe söyletildi. Dinleyicilere sevimli gelen telaffuz hatalarıyla dolu pek çok plâk yapıldı; Adamo, Juanito, Marc Aryan başta olmak üzere, Johnny Hallyday’e kadar varan bir dolu isim Türkçe şarkı söyledi. Hallyday’in Türkçe 45liği, plâk satıcılarının pek sevdiği ve bolca kullandığı bir sıfat tamlaması kullanılırsa, ultra nâdirdir; ki bu örnek için tamlama doğrudur.


60’lı yıllar böyle geçti. 70’lere gelindiğinde artık özgün bestelerimiz ve bu besteleri seslendiren güçlü şarkıcılarımız vardı. Bu yıllar, Türk popunun yurt dışıyla temasa geçtiği, yapılan yarışmalarda, festivallerde ödüller kazanmaya başladığımız yıllardı. Gerçi 60’larda da, birkaç kez Yugoslavya’da yapılan Balkan Müzik Festivali’ne ve Yunanistan’da yapılan Apollonia Şarkı Festivali’ne katılan şarkıcılarımız olmuştu ama 70’lere gelindiğinde “yurt dışında sesimizi duyurmak” Pop Şarkıcıları El Kitabı’na göre “Yıldız Statüsüne Geçiş” aşamasıydı. 1964 yılında yapılan Balkan Müzik Festivali’ne katılan Tanju Okan ve Erol Büyükburç yarışma şarkılarını birer EP’de yayımlamışlardı. Tanju Okan’ın Fransa’da Barclay firmasından Fransızca 45liğinin yayımlanması ise 1970 yılında gerçekleşecekti. Türkiye’de pek çok plâk yayımlamış Patricia Carli’nin ısrarıyla Fransa’da şansını denemek isteyen Tanju Okan, çokça ekonomik nedenlerle kısa sürede geri dönünce bu 45lik yayımlanan tek plâk olarak kalacaktı. Yurt dışında tek plâk yapmış başka şarkıcılarımız da oldu. Tanju Okan’dan bir yıl önce, 1969’da Hümeyra, Fransa’da Philips firmasına “Dilber” ve “Ölüm” şarkılarını Fransızca sözlerle plâk yapmış ama plâğın piyasaya sürülmesini bile beklemeden bu maceradan vazgeçmişti. 70’lerin ortasında Lâle Akat ve Muzaffer Uludağ Almanya’da birer plâk çıkartmışlardı. Lâle Akat kendi şarkılarını Almanca söylerken, Muzaffer Uludağ Türkiye’de yayımlanmamış şarkılar seçmişti. Bu plâkların hiçbiri Türkiye’de piyasaya sürülmemiş, yurt dışı piyasası için hazırlanmışlardır. Yurt dışında yapılmış ve burada yayımlanmadığı için koleksiyonerler tarafından aranan plâklar arasında Almanya’da piyasaya çıkan üç Nilüfer 45liğini de unutmamak gerekir. Nilüfer’in plâk yaptığı altı şarkıdan ikisi, daha sonra burada yayımlanan bir toplama albümün repertuarına dâhil edilmiştir.


Yurt dışında en çok plâğı yayımlanan şarkıcımız ise Ajda Pekkan. Regal dönemini kapatıp Philips firmasına transfer olan Ajda Pekkan’ın, bu firmadan 1970 yılında peş peşe yayımladığı ilk iki 45lik çok büyük ses getirir. “Sensiz yıllarda” ve “Yağmur” şarkılarının yer aldığı bu 45likler, efsanevi Ajda Pekkan/Fikret Şeneş ortaklığının ilk ürünleridir ve kısa sürede hit olurlar. Philips firması, sanatçısına çok güvendiği için, bu plâklardan başlayarak, birlikte çalıştıkları 70’li yıllar boyunca, pek çok ülkede Ajda Pekkan’ın plâklarını yayımladı. Bu plâkların bazısı Türkiye’de hiç yayımlanmadı; bazısından ise

son yıllara kadar haberimiz dahi olmadı. Türkiye’de yayımlanan bu iki 45lik Yunanca olarak, 1970 yılında Yunanistan’da da yayımlandı. İki yıl sonra Japonya’da Japonca söylenmiş “Sensiz yıllarda” ve Almanya’da Almanca söylenmiş “Yalnızlıktan bezdim” plâkları yayımlandı. Pekkan plâkları pek çok ülkeye ulaştı. İspanya ve Şili’de İspanyolca 45liği, Almanya, Fransa, Kanada, Portekiz, Hollanda, Japonya ve İsrail’de Fransızca 45likleri ve longplay’leri yayımlandı. Geçen yıla kadar, Şili’de 1978 yılında basılmış bir “Mediterraneo” 45liğinden bihaberdik. Kendi adıma, farklı ülkelerde yayımlanmış ve henüz bilmediğimiz başka plâklarıyla karşılaşma ümidini hâlâ koruyorum.


Kariyerinin başlangıcında bir dönem Belçika’da yaşayan Barış Manço’nun 1964 yılında yaptığı iki 45lik ve bu dört şarkıyı barındıran EP artık pek çok koleksiyonerin elinde. Barış Manço’nun bir sonraki yurt dışı seferi ise 70’lerin ortalarına denk geliyor. Bir bütün olarak kariyerinin en güzel iki albümünden biri olan “Baris Mancho” 1976 yılında Belçika’da piyasaya çıktı. Bir yıl sonra “Nick the Chopper” adıyla Türkiye’de de yayımlanan albümden, yurt dışında iki de 45lik piyasaya sürüldü. 90’ların ortasında ise Japonya’da verdiği konserler sonrası, Japonca söylediği bir şarkıyı da içeren birkaç cd yayımlandı.

Yurt dışı festivallere en çok katılan şarkıcılarımızdan Aylâ Algan’ın, Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Fransızca, Almanca ve İngilizce’ye çevrilmiş Yunus Emre şiirlerinden bestelenen şarkıları seslendirdiği albüm yurt dışında tanıtım amaçlı yapılmıştı. 1972’de Yunus Emre’nin şiirlerinden yapılmış Fransızca bir 45liği de Barclay firmasından Fransa’da yayımlanmıştı. Barclay, Algan’ın 1978 yılında Zühtü türküsünü disko düzenlemeyle seslendirdiği “Tchaka tchaka Zuktu”yu ise Fransa, İtalya, İspanya ve Yunanistan’da 12” tabir edilen longplay boyutunda 45lik olarak piyasaya sürdü. Burada ise 7” yani normal 45lik olarak piyasaya sürülmüştü.


Popun ne önemli isimlerinden Şenay, döneminin ilerisinde bir müzik anlayışına sahip olduğundan kariyeri süresince sık sık yurt dışı çalışmalar yapmıştır. Katıldığı festivaller ve yarışmalarda söylediği şarkılar, karma albümlerde yer alırken, tamamen İngilizce şarkılardan oluşan kariyerinin ilk albümünü de Bulgaristan’da piyasaya sürmüştür; bu albüm Türkiye’de yayımlanmamıştır. Daha sonra, 1980 yılında yaptığı “Honki ponki” çok ses getirince, İngilizce sözlerle Hollanda, Fransa ve Japonya’da 45lik olarak piyasaya çıkmıştır. Şarkı, ayrıca bir Fransız şarkıcı ve bir de Japon grup tarafından plâk yapılmıştır.

1980 sonrası, bir süre Almanya’da yaşamak zorunda kalan Cem Karaca’nın orada yaptığı plâklar da burada yayımlanmayan ve günümüzde yüksek meblağlar karşılığında el değiştiren koleksiyon parçaları arasındadır. Bu plâklarda Almanca ve Türkçe şarkılar vardır.


İlk kez 1975 yılında katıldığımız ve uzunca bir zaman memleket meselesi olarak algıladığımız Eurovision Şarkı Yarışması’na ülkeyi temsilen gönderilen şarkılar, burada yayımlanmayıp yarışmanın yapıldığı ülkelerde tanıtım amacıyla dağıtıldığından nâdir plâklardır. Yine, Altın Orfe’den Eurovision’a kadar çeşitli yarışmalara katılan şarkıcılarımızın sahne performanslarının yer aldığı, yurt dışında basılmış toplama albümlerde pek çok isme rastlamak mümkün.


Bu plâklar yurt dışı müzik piyasası için hazırlanan ve şarkıcılarımızın değişik dillerde yaptığı çalışmalardır. Bunlar dışında, Türkiye’de iyi bir satış grafiği yakalayan bazı albümlerinin yurt dışında bazen aynı kapaklarla, bazen de farklı kapaklarla piyasaya sürüldüğü de görüldü. Bu gruptakilere verilecek en güzel örnekler, Ajda ve Nilüfer albümleridir. Ajda Pekkan’ın “Süperstar 1” albümü aynı içerik ve kapakla İsrail’de yayımlanırken, Nilüfer’in “Nilüfer ‘79” albümü de farklı bir kapakla Rusya’da piyasaya çıkmıştı. “Sen gidince” şarkıları çok beğenilince Hollanda Philips tarafından plâk yapmak için davet edilen Beyaz Kelebekler, şarkılarını Türkçe plâk yapmışlar ve liste başı olmuşlardı. Şarkılarını Türkçe söylemelerine karşın grubun adı plâk kapağında White Butterflies’a dönüşmüştü. Bunlar gibi yurt dışında Türkçe yayımlanmış plâklarla, müzik yaşamlarını oralarda sürdüren Tülây German ve Hayâti Kafe gibi şarkıcılarımızın plâkları bu yazının kapsamına alınmamıştır.


Günümüzde yurt dışına özel çalışma yapılması düşüncesinden uzaklaşıldı. Pek çok şarkıcının sevilen şarkıları yurt dışında yayımlanan karma albümlere dâhil ediliyor, remiks versiyonları piyasaya sürülüyor ama özellikle yurt dışı müzik piyasası için bir çalışma yapılmıyor. Herkesin istediği şarkıya, şarkıcıya elindeki telefondan en fazla 2 dakika içinde ulaşabildiği günümüzde, artık ne üretenin ne tüketenin ekstra çaba harcamaya zamanı var. Üstelik hiçbir şarkının 15 günden uzun ömürlü olmadığı düşünüldüğünde, pek de haksız sayılmazlar…

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube