UTANCIMIZIN SANATA YANSIMASI



Tarihimizdeki en büyük utançlardan biri 6 - 7 Eylül olayları; İstanbul'da yaşayan Rum azınlığa karşı 6-7 Eylül 1955'te gerçekleşen organize toplu saldırı. Türk basınına göre 11 kişi öldürülmüştür. Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Dilek Güven'in Sabah Gazetesi’ne verdiği röportaja göre ölü sayısının az oluşu gruplara "Ölü olmasın!" emri verilmesi sebebiyledir. Resmî rakamlara göre 30 kişi, gayriresmî rakamlara göre 300 kişi yaralanmıştır. Güven'e göre resmî rakamlarca 60 olan ama tecavüze uğrayan ve utanmalarından ya da korkmalarından dolayı şikayette bulunamayan kadın sayısının 400’e yakın olduğu tahmin edilmektedir. 4.214 ev, 1.004 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5.317 mekân saldırıya uğramıştır. Maddi hasarın, o günün değerine göre 150 milyon - 1 milyar Türk Lirası arasında olduğu tahmin edilmektedir.


Yaşanan her büyük acı sonunda olduğu gibi bu olaylardan sonra da olanlar sanata yansımıştır. İzlemek, okumak, araştırmak isteyenler için bu konu ile ilgili bazı eserleri sizler için derledim.


İlgili filmler:


1) Bir Tutam Baharat: Yönetmenliğini ve senaristliğini Tassos Boulmetis'in gerçekleştirdiği 2003 tarihli Yunanistan ve Türkiye ortak yapımı dramatik filmdir. Film, 24 Şubat 2019 tarihinde düzenlenecek 77. Akademi Ödülleri'nin Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü kategorisinde yarışmak üzere Yunanistan'ın aday adayı olarak gösterildi.

2) Güz Sancısı: Yılmaz Karakoyunlu'nun aynı adlı kitabından uyarlanmış, yapımcılığını Bahadır Atay ve Fatih Enes Ömeroğlu'nun yaptığı Tomris Giritlioğlu filmi. Suyun Öte Yanı ve özellikle Salkım Hanım’ın Taneleri filminin devamı niteliğinde olup 6-7 Eylül Olayları'nı konu almış ve yoğun tartışmalara neden olmuştur. Film 23 Ocak 2009 tarihinde Türkiye’de toplam 180 sinemada gösterime girdi ve 555,543 dolar gelirle ilk hafta sonunda gişe lideri oldu.


Kitaplar:


1) En Hüzünlü Eylül/Osman Balcıgil: Hüzünlüdür İstanbul, Eylül 1955’ten beri... Kadim kentin destansı tarihinde, 6/7 Eylül 1955’te yaşanan büyük yıkım kuşkusuz çok özel bir yer tutar. Acısı hep sürecek bu büyük altüst oluş, toplumsal olduğu kadar bireysel anlamda da derin kırılmalara yol açmıştır. Tıpkı Suzan ve Yorgo’nun aşkında olduğu gibi.


2) Paslı Anahtar/Uluç Özüyener: Yaşanmış olaylar ve tarihsel gerçeklerden ilham alınarak yazılmış hikâyelerin harmanlandığı bu kitap, her türlü ayrımcılığın giderek şiddetlendiği bir dünyada, bir arada ve barış içinde yaşamanın önemine az da olsa bir katkı sunmak amacıyla okuyucularla buluşuyor. 1821 Mora İsyanı, 1934 Trakya Olayları, Struma Faciası, Varlık Vergisi, 6 -7 Eylül Olayları...


3) Salkım Salkım Asılacak Adamlar/Aziz Nesin: Nesin'in anı türünden bir kitabıdır. "6/7 Eylül olaylarını Böyle Gelmiş Böyle Gitmez dizisi biçiminde ve geniş olarak yazdım. Böylece yazdıklarım, öz yaşam öykümün bir parçası oldu. Çok kısa özeti “Sabah” gazetesinde tefrika edilerek bu yazılarım parasal bakımdan da değerlendirildi. “Sabah”ta tefrika edilmeyen bölümleri de, istediği biçimde kullanması için Mete Tuncay’a verdim. 6/7 Eylül olaylarını anlatan bu yazılarımı Salkım Salkım Asılacak Adamlar adlı bu kitapta derledim. O salkım salkım asılacak adamlardan biri de bendim."


4) Kalbimde Bir Yara Bozcaada/Tolga Aydoğan: Bir adamın kalbi konuşursa aşk olur; peki ya bir adanın kalbi konuşursa ne olur? Bozcaada'da geçen, 6-7 Eylül olaylarının adadaki etkilerini dede ve torununun ağzından dönüşümlü olarak anlatıldığı bir aşk hikayesi...

5) Güz Sancısı/Yılmaz Karakoyunlu: Yılmaz Karakoyunlu Güz Sancısı'nda, Türkiye tarihinde kara bir leke gibi duran 6-7 Eylül Olayları'nı, Rum, Ermeni, Yahudi azınlıkların ülkelerini terk etmek zorunda kalışlarını, kendine has üslubuyla roman kurgusu içinde anlatıyor.


6) Son Eylül/Engin Aktel: Aktel, 6-7 Eylül Olayları olarak anılan cehennemin içine sürüklüyor. Yüzlerce yıllık yerleşik hayatların, dostlukların yerle bir edildiği, köklerinden söküldüğü acılı bir dönemin yaslı öyküsü...


7) 6-7 Eylül Olayları/Dilek Güven: Bu kitap, 2004 yılında Almanya'nın Bochum Ruhr Üniversitesi Tarih Fakültesi tarafından kabul edilen doktora tezinin -bazı küçük düzeltmeler dışında- Almanca aslından yapılan çevirisidir.


8) Garo Nerdesin/Emina Temel: Yabancı ülkelerde ringe Türk bayrağı sarınarak çıkmayı âdet edinmiş bir milli sporcu, Türkiye’nin ilk profesyoneli, seksenli yaşlarını sürerken milli takım arkadaşının cenazesine gider ve üzerinde al bayrak örtülü tabutu görür, “Adım Garbis Zakaryan, ben de millî sporcuyum, öldüğümde tabutuma Türk bayrağını örterler mi?” der gazetecilere. Zakaryan’ın yaşadığı serüvenlerle birlikte Türkiye’nin yakın tarihinde kırılma noktası olan “6-7 Eylül Olayları”na ‘Garo Neredesin?’ romanında bir başka pencereden bakılmaktadır.


9) 6 Eylül 1955 Olaylarına 50. Yılda Yeni Bakış/Mehmet Arif Demirer: “Araştırmacı Yazar Mehmet Arif Demirer'in 6 Eylül 1955 Olaylarına 50. Yılda Yeni Bakış başlıklı ve belgesel niteliğindeki yeni eserinin; yakın tarihimizde iz bırakan, görsel ve yazılı yayın organlarımızda farklı açılardan yorumlanan önemli bir olaya ve olayla ilgili gerçeklere ciddi kanıtlarla ışık tutması açısından büyük bir ilgi ile okunacağına inanıyorum.” Nüzhet Kandemir (Emekli Büyükelçi)


10) Dimitrios Kalumenos'un Objektifinden 6/7 Eylül 1955/Kolektif: Bu fotoğraf albümünün meşum hikâyesi 6 Eylül 1955 günü öğle saatlerinde Galata'da, Eski Gümrük Sokak'taki bir ofisin çalan telefonu ve alınan beklenmedik haberle başlar. Patriklik Fotoğrafçısı ve gazeteci Dimitrios Kalumenos fotoğraf makinesini kaptığı gibi sokağa fırlar ve iki gün boyunca soluğu kesilse de aralıksız sürdüreceği, hayatının en zor ve en acı belgeleme faaliyeti başlamış olur. 6/7 Eylül 1955 yıkımının, yağmanın, şiddetin, tecavüzlerin ve ateşe vermenin ortasında uzun trençkotuyla bir adam, bildiği dünyanın, yüzyıllardır ayakta duran ibadethanelerin, mezarlıkların, manastırların ve bir halkın, kadim bir kültürün tarumar edilişinin tanığıdır. Kalumenos'un iki gün içinde çektiği 1500 kare fotoğraf yıkıcı bir soğukluk, yılları aşıp gelen bir çığlık, vahşi bir estetikle zihinlere mıh gibi çakılır…


11) 6-7 Eylül 1955 Olayları Tanıklar-Hatıralar/Rıfat N. Bali: 1955 yılının 6 ve 7 Eylül günleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. Toplu bir imha ve yağma histerisine kapılmış kitleler, iki gün boyunca İstanbul ve İzmir’de Rumlara ait mağaza, kilise, gazete ve mezarlıkları tahrip etti ve yağmaladı. Bu trajik hadise çok sayıda incelemeye konu olmuşsa da olaylara tanık olmuş veya olayları bizzat yaşamış insanların hatıraları bugüne kadar derlenip bir araya getirilmemişti. Bu çalışma; hatıratlar, sözlü tarih görüşmelerinin tutanakları, basın, internet gibi çok değişik kaynaklarda mevcut anıları ilk kez bir araya getirmekte.


12) 6-7 Eylül 1955 Olayları ve Efsun’un Son Mektubu/Hüseyin Demir: İstanbul bir şehirdir ve herhangi bir şehir değildir. Bu roman 6-7 Eylül 1955 olaylarını ve bir dünya mirası olan İstanbul’un nasıl bir balta darbesiyle renklerine ayrılmaya çalışıldığını konu alıyor.

13) 6-7 Eylül Olayları/M. Hulusi Dosdoğru: 6/7 Eylül 1955 Olayları ne bir komünist kışkırtması ne de nasırına Kıbrıs olayları dolayısıyla basılan halkın kendiliğinden bir reaksiyonudur.


14) 6/7 Eylül 1955 Olayları, adı Demokrat "Demirkırat, toy, fanatik, sorumsuz bir yönetimin İstanbul-İzmir metropollerinin her köşesindeki Rum azınlığa karşı, baştan sona sistemli, planlı, programlı tertip ve kışkırtmaları ve illegal uzantılarıyla kopartılmış bir toplu yıkım ve kırım kasırgasıdır.


Düzeltmen: Tolga Ziyagil


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube