UNUTULAN KADIN YAZARLARIMIZ

En son güncellendiği tarih: May 9


Ayşegül Demir Alhan //

Her yıl farklı bir konuda düzenlediği soruşturmaları olan -ki ankete neden soruşturma dediklerini de anlayabilmiş değilim aslında- bir edebiyat dergisinin 2011 yılındaki "Çağdaş Türk Edebiyatı’ndaki En İyi 40 Şey" başlıklı yazısını incelediğimde dikkatimi ilk çeken şey  181yazarın katılımıyla belirlenen "en iyi 40 şey" arasında hiç kadın yazar olmamasıydı. Bu durum benim için, edebiyatımızdaki eril dil kullanımının bir kanıtıydı. Tabii ki bu seçimler tamamen öznel, ama listeyi hazırlayan kişilerin aklına bir tane bile kadın yazar gelmemesi ne kadar üzücü. Geçmişe dönüp baktığımızda, unuttuğumuz ya da bilinçli olarak unutturulan o kadar kadın yazar var ki... Bu nedenle, Türk Edebiyatı'nda kadın yazarların önemini vurgulamak için unuttuğumuz ya da unutturulan bu kadın yazarları tanıyalım istedim. Sadece edebiyatla değil, kadın hakları konusunda yaptıklarıyla da adını sürekli duymamız gerekirken, ne hikmetse bir kenara itilmiş yazar ve akıl hastanesinde sonlanmış bir ömürle başlayalım. Bu ismi siyasi tarihimize de altın harflerle yazmak gerekiyor, ama belki de ilk kez duyacaksınız. Kim mi bu kadın? Nezihe MUHİTTİN. 1889 yılında İstanbul'da doğan Nezihe MUHİTTİN, o zamanın sistemi gereği evde özel dersler alarak, Farsça, Arapça, Fransızca ve Almanca öğrenir. 20'li yaşlarda sosyoloji, psikoloji, pedagoji üzerine yazılar yazar. Gazete ve dergilerde kadın eğitimi üzerine makaleleri yayımlanır. Kız İdadi Mektebi ve Darülmuallimat'ta Fen Bilgisi Öğretmeni olarak çalışma hayatına atılan Nezihe MUHİTTİN, 16 Haziran 1923 yılında Kadınlar Halk Fırkası' nı kurar. Bu fırkanın programında kadınların milletvekili, hatta asker olabileceği hükmü bile yer alır. Ama maalesef bazı gazeteler "Havva'nın kızları meclise girip yılın manto modasını tartışacaklar." diyerek bu mücadeleyle alay bile ederler. Dönemin hükümeti de partinin taleplerini aşırı bulur. Bunun üzerine 1924'te Türk Kadınlar Birliği'ni kurarlar, ama o da kapatılır. Kadınlar, Nezihe MUHİTTİN'in ısrarla istediği haklara ancak 11 yıl sonra kavuşurlar.  Nezihe Muhittin, siyasi çalışmalara devam ederken yazmayı da bırakmaz. 1911 yılında ilk romanı Şebab-ı Tebah ( arcanan Gençlik) yayımlandıktan sonra ömrüne 20 roman, 300 kadar öykü, piyes, operet ve senaryolar sığdırır. Peki bunca eser nerede? 1958 yılında bir akıl hastanesinde ölen Nezihe MUHİTTİN'in eserleri Kitap Yayınevi'nin, "Mor Çatı Dizisi" kapsamında 4 cilt olarak yayımlandı. "Türk kadının gayesi Türk vatandaşı olmaktır." sözüyle vatandaşlık odaklı bir feminist yaklaşımı olduğunu gösteren bu üretken kadının 4 ciltlik bu eserini de öyle internetteki kitap satış sayfalarında da bulamazsınız. Satışı yok, çünkü stok dışı! Ancak, kitapçıların raflarında yer bulamayan yazarın romanlarının birer kopyası Ankara Milli Kütüphane'de yer alıyor.  Unutulan başka bir yazarımız ise, 1877 yılında yazdığı tek romanı "Aşk-ı Vatan" olan Zafer Hanım. Kendisi aynı zamanda aslında ilk kadın yazarımızdır. Ancak, Zafer Hanım sadece bir roman yayımladığı için, ilk kadın yazar olma özelliği Fatma Aliye TOPUZ'a verilmiştir. Bugün 50 liranın arkasında bize gülümseyen Fatma Aliye, o dönemde 5 roman yayımlar. Eserlerinde kadınların birey olma mücadelesini yansıtan Fatma Aliye'nin de edebiyat camiasına kabulü öyle kolay olmaz. 1891 yılında Ahmet Mithat Efendi'yle "Hayal ve Hakikat" romanını yazarken, uzun bir süre boyunca kimliğini saklamak zorunda kalır. Kocasının izniyle 1889'da Georges OHRET'in "Volonte" romanını "Meram" adıyla tercüme eder, ama adını çevirmen olarak ekleyemez. 1892 yılında ise ilk romanı "Muhadarat"ı kendi adıyla yayımlayabilir. Ancak, II. Meşrutiyet zamanına kadar tanınan, Avrupa ve Amerika basınında adından söz ettiren Fatma Aliye de zamanla unutulan kadın yazarlar arasına katılır.  Peki siz Fosforlu Cevriye filmini biliyor musunuz? Sanırım kime sorsak "En az bir kez izledim." diyecektir. Acaba Fosforlu Cevriye romanının yazarını kaç kişi biliyor? Evet, Fosforlu Cevriye’nin yazarı unutulan kadın yazarlarımızdan biridir: Suat DERVİŞ. İkdam Gazetesi'nde kadın sayfası düzenleyen, romanı ilk kez yabancı bir dilde yayımlanan, arkadaşlarıyla ilk Basın Sendikası'nı kuran, 30 yılda 30 kitap yayımlayan bu üretken kadın da şimdi hafızalarda yok. Bunca esere imza atan, yaşadıkları devirdeki koşullarla mücadele eden, engel tanımayan bu aydın kadınlarımız tarihin tozlu sayfalarında hak ettikleri değeri görebilmek için bizi bekliyor. Biz okumadıkça, araştırmadıkça, bize sunulan bilgileri kayıtsız şartsız kabul ettikçe Nezihe MUHİTTİN'ler, Suat DERVİŞ'ler, Fatma Aliye'ler ve daha niceleri unutulmaya devam edecek..

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube