TSUNDOKU HASTASI MISINIZ?


Japonların ilginç durumlar için kendi dillerine özgü sözcükleri vardır. Bunlardan biri de Tsundoku’dur. İki ayrı sözcüğün birleşiminden doğar. Yığmak, yığın anlamına gelen “tsunde-oku” ile okumak anlamına gelen “dokusho” sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Ortaya çıkan Tsundoku’nun anlamı ise kişilerin gereğinden fazla betik (kitap) alması, bunları okumak istemesi ancak bir düzen tutturamamasıdır. Bir başka rahatsızlık durumu olan Bibliomania ile karıştırılabilse de aralarındaki en büyük ayrım Tsundoku hastası kişi okuma amacıyla satın alıp okumaya süre ayıramazken, Bibliomania hastası ise okuma isteği olmadan satın alıp yığın yapan kişidir. Bibliomania, bir tür saplantılı zorlayıcı bozukluktur. Kişi bu güdüsünü dizginleyemez ve kendini sürekli sahafta, betikevlerinde (kitapevlerinde) bulur ve satın alır. Tsundoku’ya dönecek olursak, hiç okunmayan betiklerin alınıp yığılması kişiyi güç durumlara sokabilir. Özellikle yer kaplayan bir eylem olması evlerde devinimi, temizliği güçleştirebilir. Gelgelelim ki bu durumda olanların inatla yadsıdığı bazı durumlar da söz konusudur. Şöyle ki; · Yığın yaptıklarını düşünmez ya da yadsırlar. · Alınan betikleri bir gün okuyacaklarına inanırlar ve tersini düşünmezler. · Görsel olarak evin bir bölümünde raflara dizili betik olmasından haz alırlar. · Bet (sayfa) kokusuna düşkünlükleri vardır. Öyle ki selüloz kaynaklı bu kokuyu sevmenin de bir adı vardır: Bibliosmia. · İlk baskıları almaya eğilimlilerdir. Sonrasında baskıya girmeyeceğini sanırlar. · Yaşamsal gereksinimleri yerine betik almayı yeğlerler. · Aldıklarında paylaşımcı değillerdir. Böylesi bir rahatsızlığı neyin tetiklediği ya da neden olduğu kesin olarak bilinememekle birlikte bazı öngörüler bulunmaktadır. 1. Merakını çeken bir konuda yayımlanmış yapıtı en kısa sürede almak ister çünkü sonrasında bulamayacağını sanır. 2. Satın almanın kendini güçlü sanma duygusu verdiği için. 3. Beğendiği bir kişinin yerinde olmak istemesi. Onun aldıklarını alıp, bir köşeye yığma isteği. 4. Aldıklarının okumama sonrası eskilerine ilginin düşmesi ve yenilerini satın alma isteği 5. Diğerlerine iyi bir okur olduğunu kanıtlama çabası 6. Alınanları okumadığı için kendini suçlu saymak ve bunun üstesinden gelmek için yenilerini almak. 7. Sokağa çıktığında düşünmemesine rağmen kendisini yine bir yayınevinde bulmak. gibi daha birçok neden sayılabilir. Bu durumdan kurtulmak içinse kişinin bilinçli olarak bunu yönetmesi, durdurması, azaltması ya da dizginlemesi gerekmektedir. Tersi durumda toplumsal ve akçesel (parasal) sıkıntıya da sokabilir kişiyi. Bağımlılık durumlarında kullanılan sağaltma yöntemleri de etkili olabilir. Yine de birkaç ipucu isterseniz; · Alınan betiği okuduktan sonra bir diğerini satın almak. · PDF türünde okumak. Böylece yerden de kazanç sağlanmış olur. Sesli betik dinleme de yine etkili bir eylem olabilir. · Beğenmediklerini bırakıp kendilerine katkı sağlayacak olanları seçerek okumak. Bunlar en kolay yöntemler olmakla beraber ileri boyutlardaki durumlar için bir uzmandan destek almakta yarar var. Daha kapsamlı bilgi için genel ağda arama yapabilirsiniz. Peki ya sizlerin okumakla, satın almakla, aldıklarınızı okuyup okuyamamakla aranız nasıl?

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube