“TEK İNSAN” MISINIZ?


Yaşamın içinde oradan oraya sürüklenip giderken bir an hiç durup bulunduğunuz ortamda kim kime ne yapıyor? Toplum nereye gidiyor? diye inceleme yaptınız mı? Örneğin toplu taşımada her koltuk kapılmışken, kimisinde bir genç müzik dinlerken, kimisinde biri uyuklarken, kimisi başını öne eğip betiğini okurken, bir duraktan araca binen yaşlı bir amca ya da teyzeye yer vermemek için kimlerin rol kestiğine dikkat ettiniz mi? Ve o sırada bunun ayırdında olan birinin o oturan gençlerden birini uyarıp teyzeye yer verdirmesine? İşte toplu taşımadaki tek insan o.


Kırmızı ışığın olmadığı ancak zorunlu yaya geçidinin olduğu bir yolda, hızla akan araçlardan fırsat bulamayıp karşıya geçemeyen bebek arabalı bir anne, bisikletli bir çocuk, okula giden birkaç öğrenci için herkesin durmasını sağlayacak biçimde yolun ortasında durup, onların karşıya geçmesini sağlayan o sürücü; işte o yoldaki tek insan.

Gireni çıkanı yoğun olan herhangi bir binada asansör sırası beklerken, kapı açıldığında inenleri beklemeden içeriye doğru atak yapıp girmeye çalışanlar gözünüze çarptı mı hiç? Eğer inen sizseniz evet, ama binen biriyseniz pek değil. Peki ya o sırada "önce inenlere yol verelim." deyip insanları uyaran kişiyi gördünüz mü? İşte oradaki tek insan o. Yine benzer biçimde metroda durağa gelen yolcuların inmesini kolaylaştırmak için kapı önünde bekleyen o kadını/erkeği gördünüz mü? İşte o metrodaki tek insan o.


Postanede uzun fatura kuyrukları beklerken yine içeri bebekli, hasta, yaşlı biri geldiğinde ve sizden çok sonraya sıra numarası aldığını bilmenize rağmen etrafınızdakilerden birinin, o kimsenin elinden faturayı alıp kendi sırası geldiğinde beraber yatırana tanık oldunuz mu? İşte postanedeki tek insan o.


AVM'lerde yemek katında aldıkları yiyecekleri hunharca yiyenleri gördünüz mü ya siz hiç? Hani, ne yediği, nasıl yediği ve masayı o duruma nasıl getirdiğini bir türlü anlayamadığınız kişileri ve arkalarından masaları toplamak durumunda olan çalışanların içindeki duygularının yüzlerindeki dışavurumunu gördünüz mü? Ve bunları görüp de kendi yediği yemeğin arta kalanlarını derleyip toplayıp patates kutusunun içerisine ya da boşları birbiri içine tıkıştırıp toparlayanı ve kalkarken o çalışana "elinize sağlık, kolay gelsin." diyeni? İşte o AVM'deki tek insan o.


Ya da şuna tanık oldunuz mu hiç? İşinden evine giden insanların olduğu yoğun bir yolda, bir sokak hayvanının acıkmış ya da susamış sesine aldırış etmeden giden insanlar içinden birinin bakkaldan bir şişe su, bir küçük kutu süt alıp da o hayvanı beslemesine? Ya da kendi sokağına girdiğinde ve köşedeki çöpten ya da önündeki kaptan yemek yiyen hayvanı ürkütmemek için uzağından geçip evine giren insana tanık oldunuz mu? İşte o semtteki tek insan o.


Çoluk çocuk ailece bir pazar pikniğine gittiğiniz alandaki etrafa yayılan çöplerden hiç rahatsızlık duydunuz mu? Ve gözünüzün içine baka baka yine de etrafı kirletenleri? Buna rağmen yeni gelenin hazırlık öncesi ya da gitmek üzereyken etrafındaki çöpleri toplayıp çöp kutusuna atan ve herkesi utandıran kişiyi gördünüz mü? İşte o yeşil alandaki tek insan o.


Tarihi yerleri gezerken özene bezene yapılmış, dizilmiş, ışıklandırılmış bg. birçok emekten sonra insanlara sunulmuş yerlerde ellerindeki peçeteyi, su şişesini, çikolata kağıdını, sigara izmaritini yere atmışları bildiniz mi? Ve bunu gören bir başka gezginin onları yerden alıp çöpe atarak hem tarihi dokuya hem orada çalışanlara hem kendine hem de yeryüzüne duyduğu saygıyı gördünüz mü? İşte o gezideki tek insan o.

Sayılacak o denli çok durum var ki buna benzer. Ancak doğruyu yapan bir o denli de az insan var ki. Peki siz o "tek insan" sınıfında mısınız yoksa "diğerlerini umursamadan yaşayanlar" sınıfında mı?

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube