TEFRİKALAR KİŞİSEL GELİŞİM Mİ; KİŞİSEL GERİLİM Mİ?

En son güncellendiği tarih: May 9


Üniversiteyi bitirdikten sonra iş hayatına hızlı bir geçiş yapmıştım. Mezun olduktan sonra belediyenin fen işlerine fen bilgisi öğretmeni olarak atanmıştım. İşle ilgili tek sorunum ben dâhil kimsenin ne iş yapacağımı bilmemeleriydi. Ben bunu işe torpil sayesinde alınmama bağladım. İlk başlarda hiçbir iş yapmama işi sorun olmasa da ilerleyen dönemlerde can sıkıcı bir hal almaya başlamıştı. Vicdanen ise çok rahattım. Ne de olsa yıllarca Üniversiteden mezun olabilmek için dirsek çürütmüş, bu da yetmemiş gibi birde mezun olduktan sonra ‘’ Pedagojik Formasyon’’ almıştım. Gerçi İyi pazarlık yapıp topluca alım yaptığımız için formasyonu çok ucuza denk getirmiştik ama daha ucuza alma imkânımda vardı. Sırf bedava formasyon alıyor demesinler diye bir miktar paraya razı olmuştum

İş yaşamımdaki can sıkıcı duruma son vermek için ertesi gün iş yerine alış merkezine gittim. Alışveriş merkezinde ismini telaffuz edemediğim kahvelerden içtikten sonra kitap reyonlarını gezmeye başladım. Kendimi geliştirebilmek için kişisel gelişim kitaplarının bulunduğu reyona yöneldim. Dikkatimi “ESKİ SEVGİLİYİ KAYBETMEDEN YENİ SEVGİLİ BULMA SANATI” isimli kitap çekti. Bir müddet okuduktan sonra bu kitabın aslında kişisel gelişim değil de tarihi bir kitap olduğunu tespit ettim. Yazılanlar ancak Lut kavmi döneminde geçebilirdi. Bu tarihi yanlışı düzeltmek adına derhal reyon görevlisini çağırıp durumu anlattım. Reyon görevlisi de hatasını anlayıp kitabı tarih kitaplarının bulunduğu yere kaldırdıktan sonra bana istediğim bir kitabı hediye etmek istediğini söyledi. Hediye olarak kitap yerine beyaz eşya alma şansımın olmadığını öğrendikten sonra kitaplar arasındaki gezintime devam ettim. Vücudun işlevini yitirmiş organlarına format atma sanatı, “USTALIKLA KAFAYA ÇAKMA SANATI” isimli kitaplar dikkatimi çekti. Format atmaktansa anti virüs yüklemenin daha mantıklı olduğunu düşündüğümden ilk kitabı es geçtim. İkinci kitabın ise çıraklık ve kalfalık serilerini okumadığım için ustalara saygımdan vazgeçtim. Arka reyondaki “SEN GİTTİN YA; BEN ESTETİK OLDUM” kitabını gözüme kestirdim. İçerisinde hayatıma sirayet edebilecek olumlu bir şeyler bulabilir miyim diye baktım. Eşi tarafından terk edilen bir kadının yaşadığı günceleri anlatıyordu. Kitabı biraz okuduktan sonra kadın yazarın neden terk edildiğini daha iyi anladım. Zavallı adam sanırım kurtuluşu kadını terk etmekte bulmuş Kunta Kinte gibi özgürlüğe koşmuştu. Kitapta ayrıca intihalde söz konusuydu. Fenalık geldi. Hemen yerine geri koydum. Yan rafta “FERRARİ SİNİ SATAN BİLGE” isimli bir kitap buldum. Bu kitaptan da son derece kuşkulandım. Bir bilge durduk yerde neden Ferrari’sini satar ki? Kesin çok yaktığı için satmıştır. Keşke LPG yakıt dönüşüm sistemi taktırsaydı da satmasaydı. bence daha büyük bir problem olmalı. Yoksa aracını bakım amacıyla götürdüğü servis istasyonunda motor ustası bilgeyi yanına çağırıp, Ağabey sen bilge adamsın bu aracın motoru sorunlu en iyisi sen bunu elinden çıkar kurtul filan mı dedi, ya da Ferrari ile büyük bir kaza yapıp, bilgeden satılık kusursuz Ferrari diye ilan koyup ilanın açıklama kısmına da aracım da sigorta şirketinin şişirmesi kaza vardır o da önemli bir şey değil sadece sistemde pert olarak kayıtlı mı yazmıştı. Bu bilge birinden beklenmeyen bir hareketti. zaten bilge dediğin arabasını ya bağışlar ya da hediye eder. Kesinlikle satış işine girmez. Bu kitabı da rafa kaldırdım.Gözüme yat uzan uzandığın yerden para kazan isimli kişisel gelişim kitabı ilişti.Daha kitabın ilk sayfasını açmamla kitap beni içerisine çekti. Tam da aradığım gibi bir kitaptı.Mest olmuştum….

Devam edecek

Editör: Kemal ALBAYRAK

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube