Tebrikler 2019’a Girmeye Hak Kazandınız!

En son güncellendiği tarih: May 9



Geldik mi yılın son ayına?

Geldik.

Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle koskoca bir yılı geride bırakmaya son bir ay kaldı. Bir ay sonra ne değişecek hayatında? Mesela saat gece 12:00’yi vurduğunda Noel Babacık torbasından senin için ne çıkarırsa mutlu olacaksın? Hadi şimdi sen onu düşünürken ben de biraz 2018’in dedikodusunu yapayım. Nasılsa gidiyor.

Her yıl fikirlerimizin, hayallerimizin, beklentilerimizin bir önceki yıldan farklı olduğunu, değiştiğini gözlemlemişsinizdir. Belki dönemle, belki yaşımızla, belki de yaşadıklarımızla ilgili. Açıkçası 2018 yılı bana iyi geldi. Ruhuma, bedenime, düşüncelerime etki eden pozitif enerjiyi yıl boyu hissettim. Güzel anılar biriktirdim. Güzel insanlar tanıdım. Güzel yerler gördüm. Verimli ve keyifli bir yıl oldu benim için. Her yıl bittiğinde o yılın muhasebesi yapılır bizim evde, ne kattık hayatımıza ve neleri bizden aldı, kaç ülke, kaç şehir gördük, kaç kitap okundu, bunların hepsinin listesi çıkarılır ve bir sonraki yıl için tahminler gelir. Mesela bu yıla 6 ülke 10 şehir sığdırmışız. Her biri hazine değerinde deneyimler kazandırdı. Sağlığımıza daha fazla dikkat ettik. Sevdiklerimize daha fazla zaman ayırdık. Plan yapmadan hedef belirlemeden keyif aldığımız akışa ayak uydurduk. Ben hedef koymaktan ziyade hayal kurmaya inananlardanım ve hayalini kurduğum her şeyin yıllar içinde gerçekleştiğine tanık oldukça önemini daha iyi anladım.

2018’i geride bırakırken kimimiz sevdiği birini kaybetti, kimimizin hayatına yeni bir can geldi. Kimimiz yıllardır hiç görüşmediği bir arkadaşıyla görüşmeye başladı, kimimiz de yıllanmış dostlukları sonlandırdı. Kazançlarımız ve kaybettiklerimiz ile birlikte öyle ya da böyle sonuna geldik. Ama her son bir başlangıçtır ya hani, yine yeni ve koskoca bir yıl bizi bekliyor, hayatına 365 günlük bir yükleme daha yapılacak. Sıfır, hiç kullanılmamış bir yıl daha. Dilediğin gibi kullan, ama iadesi yok, nasıl ve neyle dolduracağına iyi karar vermen lazım.

Unutmamamız gereken bir gerçek daha var ki yeni bir yılın dünden ya da bir önceki yıldan farkı olmayacak, sen değişmedikçe hayatının akışı da şıp diye bir gecede değişmeyecek. Olmasını istediklerin için olman gerekene evrilmeye niyetlenirsen yepyeni bir seni keşfedeceksin, iyi veya kötü, yeni alışkanlıkların olacak, duygulanımların bile sen değişince bambaşka bir hal alacak. Değişimi kendimizde başlatacağız. Mesela başkasında görmeyi sevmediğimiz davranışları kendimiz de sergilemeyerek bir başlangıç yapabiliriz. Bu konuyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim Yönetmen Çağan Irmak’ın bir röportajını okudum, şöyle demiş;

Belli bir yaştan sonra, bazı cümlelere inanmamayı ve kullanmamayı öğrendim. “Çok özledim, mutlaka görüşelim” mesela... Ya bu yalan! Ama biz bunu hep yapıyoruz. İstiyorsan görüşürsün. Bu cümle, özlemenin gerçek anlamını da öldürüyor. “Seni seviyorum, kendine iyi bak, bye!” mesela... Gerçekten sevmediğimiz insanlara, “Seni seviyorum” demeyelim. Görüşmeyeceğimiz insanlara “Mutlaka görüşelim” demenin manası yok. Görüşeceklerimize de saat, zaman ve yer verelim. “Çarşamba akşamı seni yemeğe bekliyorum, mutlaka gel!” Bu daha samimi geliyor bana. Bazı kavramların altını boşalta boşalta bir hal olduk. Derler ya Kızılderililer, “Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı”. Biz o haldeyiz, hayatın hızına yetişemiyoruz.”

Yalın ve bir o kadar derinliği olan bu bakış açısını her birimiz hayatımızda uygulamaya başlamalıyız bence. Size iyi gelmeyen, enerjinizi sömüren insanlarla iletişiminizi de koparın bu yıl. Hayatınıza hiçbir şey katmayan, yaşam amacı olmayan ve sadece eleştiren insanlardan uzak durduğunuzda değişimi ve huzuru siz de fark edeceksiniz. Böylece hayatınızda kalan, değer verdiğiniz diğer insanlara da harcayacağınız daha verimli zamanınız ve enerjiniz olacak.

Uzun uzun yazılacak çok şey var; ama özetleyecek olursak, geçmiş hatıraların üzerimizde yarattığı ağırlık ve gelecek endişesi arasında bocalayacağımız bu günlerin sonunda kaldığımız yerden hayatımıza devam edeceğiz. 2019‘u da çok gözünüzde büyütmeyin yani, nasılsa bu da eskiyecek.

Bir rivayete göre Can Yücel’e ait olan bir sözle yazımı bitirmek istiyorum: “Ömür dediğin bir gündür, o da bugündür”.

Tembelliklerimizi kadere bağlamadığımız, sevdiklerimize daha sıkı sarıldığımız, kayıplarımızın az olduğu, daha az eleştiri, daha çok öz eleştiri yapabildiğimiz, umutlarımızın karşılık bulduğu ama en önemlisi tüm bu temennilerimizin gerçekleşebilmesi için herkese sağlıklı, mutlu bir yıl diliyorum.

Sevgiler


Editör: Kemal ALBAYRAK

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube