© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

TAVSİYE FİLMLER


Nazan Duman Türkşen //

DANGAL Konusu, gerçek bir hayat öyküsünden alınan 2016 yapımı Dangal, spor filmi olarak görülse de, içinde barındığı unsurlar sayesinde, her yaştan ve her kesimden insana hitap eden bir filmdir. Ailece seyredebileceğiniz ve evin en küçük çocuğundan en yaşlı dedesine kadar herkesin keyifle seyredebileceği türden.  Aamir Khan'ın oynadığı ya da yönettiği diğer filmlerle benzerlikler gösterir; duygusal, ama ağlak değil. Sevgi dolu, ama cinsellik sömürüsünden uzak. Uzun, ama sıkıcı değil. En hüzünlü anlarda bile kulakların pasını silen ve yüzlere gülümseme veren Hint şarkıları... Dangal (Güreş diye tercüme edebiliriz), Hint milli güreşçisi Mahavir Phogat'ın hayatından yola çıkarak çekilmiştir. Gelecek kaygıları nedeniyle spor kariyerini bırakan Mahavir Phogat'ın hayali, oğlunun milli bir sporcu olması ve Hindistan'a olimpiyatlarda madalya getirmesidir. Ancak Mahavir'in 4 kızı olur. Hayallerini sandığa kitleyen Mahavir, bir gün eve geldiğinde, en büyük iki kızının, kendileriyle dalga geçen iki okul arkadaşıyla kavga ettiği haberini alır ki kavga oğlanların aleyhine bitmiştir. Mahavir, o gün kızlarını güreşçi olarak yetiştirmeye karar verir. Ancak bu iş o kadar kolay olmayacaktır. Kızların  evlat yerine konulmadığı, hatta çeyiz derdi olmasın diye kürtajla alındığı bir ortamda, bir babanın kızlarına bir gelecek sunmak için harcadığı çaba her aşamada direnişle karşılanacaktır.  Kızların nereye kadar direndiğini ya da Mahavir'in çabalarının sonuç verip vermediğini izleyip görmeyi size bırakıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim: Bu filmden kesinlikle ilham alacaksınız. 

DONNIE DARKO (KARANLIK YOLCULUK) *** "Donnie Darko. Bu ne biçim bir isim? Sanki bir tür kahramanmışsın gibi." "Sana öyle olmadığımı düşündüren ne?" ***

2001 yapımı Donnie Darko, Jake Gyllenhaal'ı ilk kez tanıdığımız filmlerden. Donnie, tipik bir liseli delikanlıdır, huysuz, içine kapanık, hafiften hımbıl. Bir de uyurgezerlik problemi vardır ve bir gün evlerinin çatısına bir uçak parçası düşmesi ile hayatı değişir. Film, zamanda yolculuk gibi hayli alengirli bir tema üzerine kurulu olsa da olay akışı insanı zorlamıyor.  Filmden  kopacak kadar   çapraşık değil. Kafa karıştıran noktalar merak uyandıran gizemler var elbette. Mesela  Donnie bir tür kahraman mı yoksa sıradan bir paranoid şizofren mi diye düşünmeden edemiyorsunuz Ya da her şeyin bir rüyadan ibaret olup olmadığını. Şahsi fikrim, önce filmi dikkatle izleyin, düşünme faslını sonraya bırakın. Mümkünse,  filmi birlikte izlediğiniz dostlarınızla birlikte irdeleyin.  Bilimkurgu  ve gerilim filmlerini seviyorsanız Donnie Darko'dan hoşlanacaksınız. Film müziklerinin ve gençlerin arasında geçen diyologların da şahane olduğunu eklemeden de geçmeyelim. Muhtemelen bu filmden sonra Artifact & Living'i daha sık dinlemek isteyeceksiniz.  *** "Neden o aptal tavşan kostümünü giyiyorsun?" "Neden o aptal insan kostümünü giyiyorsun?" ***


DÜNYALI - THE MAN FROM THE EARTH Eğer  "Dünyalı ne filmi?" diye sorarsanız, "Bilimkurgu" cevabını alırsınız. Ancak izlediğinizde göreceksiniz ki, bilimkurgu filmleri her zaman gelecekteki belirsiz bir zamanda geçmiyor; ya da lazer silahları, uçan arabalar, parlak renkli üniformalar giymiş uzay gemisi mürettebatından oluşmuyor. Bir kısım insanın kafasında oluşan ilk imaj budur ancak zaman zaman kıdemli izleyicilerin de aynı yanılgıya düştüğünü görürüz. 2007 yapımı Dünyalı, bu yanılgıyı kıran filmlerden. Işınlanma yok, farklı boyutlara açılan solucan delikleri yok, galaksiler arası savaş yok, Dünya'yı ele geçirmeye çalışan uzaylılar yok. Günümüzde geçiyor, herhangi bir orta sınıf aileye ait olabilecek bir evin, eşyaları toplanmış oturma odasında.  Filmin konusu hakkında, sonunu açık etmeden ipucu vermek neredeyse imkansız. Akademisyen John Oldman (David Lee Smith), üniversitedeki görevinden istifa etmiştir. Taşınmadan  hemen önce öğretim görevlisi arkadaşları evden ayrılmadan hemen önce John'a sürpriz bir ziyarette bulunurlar. Ziyaretçi grubu muhteşemdir: Bir antropolog, bir arkeolog, bir psikolog, bir biyolog, bir din bilimci, ve bir de öğrenci. Dostlar sohbet etmeye başlar ve insanlığın yaşadığı her önemli an bu sohbetin konusu haline gelir. İnsanın evriminden dinler tarihine, psikolojiden geleceğin teknolojilerine kadar uzar sohbet. Bu sohbetlerin arasında John'un her 10 yılda bir neden adres değiştirdiğini öğreniriz. Ve 87 dakikanın sonunda "Keşke biraz daha sürseydi." diyerek filmi bitiririz.  Eğer üzerinde uzun uzun düşüneceğiniz sakin  bir film  isterseniz, Dünyalı tam size göre.

FAHRENHEIT 451 RAY BRADBURY     İtfaiyecilerin görevinin yangınları söndürmek değil, çıkarmak olduğu bir dünya düşünün. Romanda, buna ithafen şu cümleyle başlar: Yakmak bir zevkti. Zaten  kitabın ismi de kağıdın yandığı ısı derecesi: 451 fahrenhayt, yani yaklaşık 232 santigrat derece.     "Uzun zaman önce itfaiyecilerin yangınları başlatmak yerine, söndürdükleri söylenir, doğru mu?"     Guy Montag, on yıldır görevini severek yapan bir itfaiyecidir. Kitapların yasak olduğu bir dünyada, hayatını kitapları yakarak kazanır. Montag, hayatı olduğu gibi kabul etse de, kafasında şüphe kırıntıları vardır ve bu şüpheler günün birinde, kitaplarıyla birlikte yanmayı tercih eden bir suçluya(!) şahit olduğunda, yadsınamayacak hale gelir. Montag, hem kendini, hem yaptığı işi, hem de sistemi sorgulamaya başlar.      "Binlerce kitap yaktık. Bir de kadın yaktık."     "Yani?"     Kitapların yakıldığı, insanların yalnızlığa mahkum olduğu, mutsuzluk getirecek her şeyin yasak edildiği zamanda herkesin mutsuzluğun pençesinde kıvrandığı ortamı anlatmayacağım. Kopya  verip okuma keyfinizi kaçırmak istemem. Baş kahramanımız Montag'ın, kısa zamanda isyan edeceğini ve kendini büyük bir tehlike içinde bulacağını söylemekte sakınca görmüyorum. Montag'ın hikayesini okumak ve yorumlamak size kalmış. Emin olabilirsiniz, romanı bitirdiğinizde sevdiğiniz tüm kitapları baştan sona ezberlemek isteyeceksiniz. 


GÖÇEBE STEPHENIE MEYER Çoğumuz Alacakaranlık serisi ile tanısak da, yazar Stephenie Meyer'in kitapları romantik vampirlerden ibaret değil. Orijinal ismi Host olan bu roman, fantastik edebiyat severlere olduğu kadar bilim kurgu severlere de hitap ediyor.  Hikayenin geçtiği zaman diliminde, dünyamız, dünya dışı akıllı canlılar tarafından işgal edilir. Ancak bu kez uzaylılar, dünyayı ele geçirirken insanları çorba yapıp yemek niyetinde değiller. (Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım'ı okumuş olan var mı?) Dikkat çekmeden yayılırlar, insanların bedenlerini kullanarak. Ve yer küremizi  yakıp yıkmak yerine, yaralarını sarıp daha güzel bir yer haline getirirler. Bir noktada ister istemez dünya böyle kalsa daha iyi sanki diyorsunuz. Bir ütopyada yaşıyor insan bedenlerindeki uzaylılar; tamamen temiz bir çevre, barış içinde toplumlar, kökü kazınmış hastalıklar, ekonomik refah, herkes için eşitlik ve adalet...  Ancak ihmal edilen bir nokta vardır: İnsan iradesi. İnsanlar bedenlerini gönüllü olarak teslim etmezler. Sayıları  çok az kalsa da direnirler ve parazit dedikleri uzaylılardan saklanırlar. Gezegenin davetsiz misafirleri ise saklananları bulmak için 'avcı'ları kullanır. Hikaye de burada başlar, yakalanacağını anlayan Melanie, intiharı seçer ancak hasar görmüş bedeni iyileştirilir. İyileştirilen bedene daha önce bir çok boyutta, bir çok farklı hayat sürmüş Göçebe, yerleştirilir. Göçebe ve görevlendirilen avcı'sı, Melanie'nin anılarının izini sürerek, halen var olan insanlara ulaşmaya çalışırlar ancak bu iş zannettikleri kadar kolay olmayacaktır. Melanie, bedeni ele geçirilse de direnmeye devam edecektir.  "Beden ve ruh. Benim durumumda, bunlar farklı şeyler." "Sen olmadan bu bedeni istemem." "Beni de, o beden olmadan istemezsin." Göçebe artık eski Göçebe değildir. İlk kez kullandığı insan bedenini, Melanie'nin durmak bilmeyen saldırıları sonucu benimseyemez, Melanie ise Göçebe aracılığı ile parazitleri anlamaya başlar. Birlikte hareket etmeye karar verdiklerinde   süreç kimse için kolay olmayacaktır. İnsanlar ve parazitler birbirine karışır... "Sen benim hayatım boyunca tanıdığım en soylu, en temiz yaratıksın. Dünya, sensiz daha karanlık bir yer olacak