Tatilde İzlenecek Yerli Filmler Seçkisi




2020 yazı virüse, pandemiye rağmen doludizgin devam ederken birçoğumuz evlerimizde kapana kısılmış bir vaziyette koca yazın elimizden kayıp gidişini hüzünlü gözlerle izlemek zorunda kalıyoruz. Hal böyle olunca ben de evde yaz geçirenler için ufak, yerli ve eğlenceli bir film listesi derlemek istedim. Hatta bazı filmler doğrudan yaz temalı olsun dedim.


Dünya sinemasını ne kadar sevsek de bazen ekranda kendimizden bir şeyler görmeyi seviyoruz. Bizi biz yapan karakteristik davranışlar beynin sevdiği besinler arasında ne de olsa. Yıl ya da önem sırası fark etmeksizin dizdiğim bu filmler işte tam da bu cinsten.Bakalım siz benim liste mi beğenecek misiniz?Ya da yeni filmler ekleyecek misiniz? Hadi başlayalım.




1.Benim Adım Feridun


Çağan Irmak'ın hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlendiği filmin başrollerinde Halil Sezai, Büşra Pekin ve Tarık Pabuçcuoğlu yer alırken filmin kadrosunda ayrıca Suzan Aksoy, Güngör Bayrak, Kadriye Kenter, Defne Yalnız ve Özge Borak yer alıyor.


Uzun süreli bir ilişkinin içindeki Ersan artık sevgilisine ilgi göstermeyi ve romantik olmayı bırakmıştır. Uzun ilişkinin rahatlığının keyfini süren adam günün birinde uzun süreli sevgilisi Ayla tarafında terk edilince sudan çıkmış balığa döner. Birkaç hafta boyunca sevdiği kadını geri kazanmaya çalışsa da sonuç nafiledir. Ayla geri dönmeyi kabul etmez. Bunun üzerine artık ayrılığı kabullenmesi gerektiğini anlayan Ersan farklı bir yerin iyi geleceği umuduyla uzun zamandır gitmediği Erdek'teki çocukluğunun geçtiği eve gider. Ancak burada da aradığı teselliyi bulamayan Ersan sahilde dolaşırken yakınlarda bir düğün olduğunu fark eder


Bir şeyler için çıkma düşüncesiyle düğüne giren Ersan, düğündeki damadın babası tarafından yıllar önce küsüp Almanya’ya yerleşen kardeşinin oğlu Feridun sanılır. İlk başta bu rolden memnun olan Ersan ilk fırsatta kaçarım diye düşünürken damadın kuzeni Hayal’i görür. Geceyle birlikte ilginç ve komik olaylar da bir bir başına gelecektir


Eğlenceli, naif güzel bizden bir hikaye izleyeceksiniz




2.Yaşamak Güzel Şey


Müfit Can Saçıntı'nın Mandıra Filozofu’ndan sonra duygusal komedi türündeki, üçüncü filminde Saçıntı, başrolü Yasemin Conka ile paylaşıyor. İkiliye, Zihni Göktay, Ayşegül Atik, Günay Karacaoğlu, Reha Özcan, Renan Bilek, Onur Dilber, Merve Hazer, Bahar Süer, Fulden Akyürek, Nihan Tarhan, Nihan Taşyürek, Ali Çoban ve Fatih Koyunoğlu gibi güçlü oyunculardan oluşan dev bir kadro eşlik ediyor.


Mandıra Filozofu filmleriyle dikkat çeken Müfit Can Saçıntı’nın imzasını taşıyan Yaşamak Güzel Şey, yaşam koşullarına boyun eğen pısırık bir adam olan Müfit’in, başına gelen talihsiz bir olay ile başkaldıran bir anti kahramana dönüşmesini ve yaşamın güzelliklerini keşfetmesini konu alıyor. Çekimleri İstanbul’da Atatürk Arboretumu‘nda (Ağaç Müzesi) yapılan Yaşamak Güzel Şey, sonbaharın eşsiz renklerini yansıtan görüntüleriyle sinemaseverlere tam bir görsel şölen yaşatıyor.




3.Babamın Ceketi


Yönetmen koltuğunda yine benim de çok sevdiğim Müfit Can Saçıntı'nın yer aldığı 2018 yapımı aile komedisi Babamın Ceketi filminde evlenebilmek için iş bulmaya çalışan Ferhat'ın hikayesi konu alınır. Uzun bir süredir birlikte olan Ferhat ve Aslıhan'ın evlilik hayalleri Ferhat'ın iş bulmasına bağlıdır. Aslıhan'ın babası geçirdiği kalp krizinin ardından kızı Aslıhan'ın mürüvvetini görmeyi çok ister ve evlenmesi konusunda baskı yapar. Bu evliliğin önündeki tek engel ise Ferhat'ın işsiz olmasıdır. Filmin oyuncu kadrosunda Müfit Can Saçıntı,Mert Turak,Erkan Can,Elif Nur Kerkük,Ayşen Gruda,Suat Sungur,Yalçın Menteş,Banu Manioğlu,Ahmet Arıman,Tuncay Akça,Sami Aksu,Ünal Yeter ve Uğur Demirpehlivan gibi gayet sağlam oyuncular var.


Bu filmden aklımda kalan çok güzel bir cümle var; “ Bir babanın yaptıkları kadar yapmadıkları da önemlidir.” İzlerken bu cümlenin geçtiği sahnede beni hatırlayın lütfen.




4.Ölümlü Dünya


Ünlü yönetmen Ali Atay'ın üstlendiği komedi dalında ki film sevenleriyle 2018 yılında buluşmuştu. Kızımın ısrarları ile zorla, ayaklarımı sürüyerek gittiğim, gülmekten karnıma ağrılar girerek çıktığım film olarak favorilerim arasına girmeyi başardı.


Leyla ile Mecnun dizisi ile gönüllere taht kuran oyuncu Ali Atay'ın yönetmen koltuğuna oturduğu Ölümlü Dünya filmi, Mermer Ailesi'nin kuşaklar boyunca çalıştığı teşkilata ters düşmesiyle yaşanan birbirinden komik olayları konu alıyor. Nesillerdir Haydarpaşa Garı’nda Anadolu Tat Lokantası’nı işleten Mermer Ailesi, kendi halinde, sade bir yaşam sürmekte, dışarıdan oldukça sıradan bir hayat yaşamaktadır. Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Mermer ailesi nesilden nesile kiralık katildir ve dünya çapında etkin olan dev bir organizasyon için çalışmaktadır. Ancak organizasyonun kimi kurallarının ihmal edilmesiyle birlikte işler karışır. Artık aile pılını pırtını toplayıp yola koyulmalı ve peşlerindeki dev örgütten kaçmalıdır.


Filmin oyuncuları ise başta Ahmet Mümtaz Taylan olmak üzere şöyle; Alper Kul,Sarp Apak.İrem Sak,Doğu Demirkol,Feyyaz Yiğit,Meltem Kaptan,Özgür Emre Yıldırım ve Mehmet Özgür




5.Aile Arasında


Ozan Açıktan tarafından yönetilen ve senaryosunu Gülse Birsel'in yazdığı komedi türündeki filmin başrolerinde Engin Günaydın, Demet Evgar, Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Fatih Artman, Şevket Çoruh, Gülse Birsel, Derya Karadaş, Su Kutlu ve Ayta Sözeri yer alıyor.


Konusu ise şöyle;


Fikret ile eşinin arası bozulmuş ve ayrılmışlardır ve Fikret, Solmaz ile tanışır. Solmaz'ın kızı Zeynep, ailesi hakkında yalan söylediği Adanalı erkek arkadaşı Emirhan ile evlenmek istemektedir. Fikret'e Solmaz'ın emniyet müdürü babası rolünü yapması teklif edilir. Aile arasında yapılması düşünülen düğün, damadın ailesinin isteğiyle büyür. Fikret, hayatının rolünü canlandırmak durumunda kalır.


Yıllardır değişmeyen bir durum var ki sinemada en çok Cem Yılmaz’a gülerdim. Aile Arasında bu kuralı kökünden yıktı. Belki de Adanalı olduğum içindir bilmiyorum, müthiş severek, beğenerek ve Gülse Birsel’in gözlem yeteneğine hayran kalarak izledim. Daha önce izlediyseniz bile kesinlikle birkaç kez izlenmeyi hak ediyor.




6.Kurtuluş Son Durak


İşte tam da bu diyeceğiniz müthiş eğlenceli vakit geçireceğiniz sevdiğiniz oyuncularla dolun bir film daha. Kurtuluş Son Durak, 2012 yapımı dramatik bir komedi filmi. Senaryosu Barış Pirhasan'a ait olan filmin yönetmenliğini Yusuf Pirhasan yapmış. Başrollerde ise Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök ve Damla Sönmez'e; Mete Horozoğlu, Ahmet Mümtaz Taylan ve Yavuz Bingöl eşlik ediyor.


Konusuna gelince; Psikolog Eylem (Belçim Bilgin) yakın zamanda evlilik hazırlıkları yapan, beraber olduğu sevgilisini çok seven bir kadındır. Fakat nişanlısı Okan ile beraber oturmak için Kurtuluş semtinde aldıkları eve sürpriz biçimde yalnız başına taşınır; zira Okan evlilik hazır olmadığını söyleyerek Eylem'den ayrılır. Eylem yeni taşındığı Saadet Apartmanı'nda aşk acısı ile depresyona girer. Apartmanda sıradan hayatlar yaşıyor gibi görünen 5 komşusu Eylem'e yardımcı olmaya çalışırken kendi hayatlarını çok baştan aşağıya değiştirecek olaylar yaşayacaklardır.


Ömrü boyu yatalak babasına bakmış olan Vartanuş (Demet Akbağ); mafya babası sevgilisinin kendisini sürekli oyaladığını fark eden Goncagül (Nihal Yalçın); çocukları için kendisini koca dayağına iyice alıştırmış olan Gülnur (Ayten Soykök) ve onunla aynı acıyı çeken kızı Tülay (Damla Sönmez) ve bütün bunların içerisinde hayata pembe gözlüklerle bakmaya çalışan kuafor Füsun (Asuman Dabak), psikolojisini toplamaya çalışan Eylem'i Kurtuluş son durakta bulacaktır. Şiddetin ister psikolojik, ister fiziksel her türlüsüne karşı olan bu kadınlar beraber daha da güçlü olduklarını keşfedeceklerdir.




7.Çınar Ağacı


İzlemekten en çok keyif aldığım aile filmlerinden biri Çınar Ağacı.Handan İpekçi’nin eski Türk filmleri sıcaklığını yakaladığı bir film,hatta izlerken hafiften Ertem Eğilmez tadı alıyorsunuz.


Filmin oyuncu kadrosunda Nurgül Yeşilçay, Nejat İşler, Berna Laçin, Ragıp Savaş, Settar Tanrıöver, Ayda Aksel ve Meral Okay var


Filmin konusu ise şöyle ; Emekli öğretmen Adviye Hanım'ın biraz muzip, biraz huysuz kişiliği çocuklarına hayatı zorlaştırıyor görünse de torunu Barış'ın hayatındaki en anlamlı şey "anneannesi"dir. Bir tek Barış, anneanneye kavuşulacak "Çınar Ağacı" buluşmalarını ve sıranın onların evine gelmesini iple çekmektedir...


Toplumun farklı kesimlerinden insanların hayatlarına ayna tutan, aile kavramını ve ailevi değerleri ön plana çıkartan konusu ile ilgi çeken bir yapım olan Çınar Ağacı, sevginin gücünü bir çocuk için neler ifade edebileceğini sorgulayan, sıcak ve samimi bir film.




8.Dedemin İnsanları


Küçük bir kasabada yaşayan on yaşında bir çocuk ve dedesi aracılığıyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiği büyük değişimi anlatıyor. Filmin mübadele yıllarına uzanan hikayesi


Başrollerini Çetin Tekindor ve Hümeyra'nın paylaştığı film, 25 Kasım 2011 tarihinde Türkiye'deki sinemalarda gösterime girmişti


Çağan Irmak 'ın kendi çocukluğunu konu aldığı filmde mübadele sonucu Girit adasından Türkiye 'nin İzmir şehrine göçen dedesi ile geçirdiği son yaz mevsimini anlatır. Filmde 12 Eylül 1980 İhtilali 'nden sonra yaşanan olaylara dayanamayıp intihara sürüklenen dedesinin hüzün verici hikâyesine yer verilmiştir.


Eşimin de ailesi Girit mübadili olduğu için ilgiyle izlemiştik bu filmi,dram barındıran bir hikaye olsa da keyifle izlenecek sıcacık bir Ege filmi olduğunu belirtmek isterim.




9.Nadide Hayat


Hangimiz istediği hayatı yaşıyor ki,ya da hangimiz hayallerini gerçekleştirme fırsatı buluyor hayatında. Nadide Hayat, yönetmenliğini Çağan Irmak'ın yaptığı 2015 yapımı bir film.Başrollerini Nadide karakterine hayat veren Demet Akbağ ve Yetkin Dikinciler paylaşıyor. Çekimleri İstanbul Üniversitesi ve Muğla'da çekilen film, 18 Aralık 2015'te vizyona girmişti.


30 yıllık hayat arkadaşını kaybeden Nadide, büyük bir boşluğa düşer. Her gün kendisine bir hobi edinmeye çalışan Nadide, belli bir süre sonra hobilerden de sıkılır. Gazetede gördüğü bir haberle hayatı değişen Nadide, kendini önce okul sıralarında, sonrasında ise gizemli bir kaptanla ile denizde bulacaktır.


Filmin oyuncu kadrosu ise Demet Akbağ Yetkin Dikinciler Ümit Erlim Suzan Kardeş Gizem Erdem ve Sadi Celil Cengiz’den oluşuyor.


Filmden aklımda kalan şu sözler tam bir hayat dersi niteliğinde: “ Bu hayat benim. Yarısını başkaları için yaşadım. Geriye ne kadar ömrüm kaldı


bilmiyorum. Belki kırk yıl, belki bir gün. Geriye kalan hayat benim ve ben nasıl istiyorsam öyle geçecek. Ben bu gemiden mutlu ineceğim…”




10.Hedefim Sensin


İşte size yine sıcacık, denizli güneşli İstanbul’dan Gökçeada’ya Kuzey Ege’de bir yaz komedisi.


Senaryosunu Ata Demirer’in kaleme aldığı komedi türündeki yapımın oyuncu kadrosunda Demirer’in yanısıra ayrıca Demet Akbağ, Tarık Ünlüoğlu, Gonca Vuslateri, İlker Aksum, Erkan Can gibi isimler yer alıyor.


Genç bir adam olan Zekeriya Taştan, İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak geçimini sağlar. Oldukça geveze bir adam olan Zekeriya'nın başına ne gelirse çenesinden gelir. Bir gün konuşmaması gereken bir yerde ve zamanda yine kendisini tutamaz. Ama bu sefer başına büyük bir dert alır ve İstanbul'u terk etmek zorunda kalır. Artık onun yeni yuvası ilk defa ayak bastığı Gökçeada olur. Burası Zekeriya'nın hayatı için adeta bir dönüm noktası olur. Gökçeada'ya gelmesi ile hayatı değişen sadece Zekeriya değildir. Onun gelişi ile birlikte Hafize'nin, Leyla'nın ve Yarım Hasan'ın hayatı da bambaşka bir hal alır.


İlk dakikadan itibaren eğleneceğinizi garanti ederim.


Veee Bonus ; Şener Şen hayranları burada mı? Yol Ayrımı, belki Eşkıya gibi büyük ödüller alacak bir film değil ama Şener Şen bu filmde de yapacağını yapmış.Ve bir kitapsever olarak filmden ayrıca etkilendim.


Birçok kült filme imza atan Yavuz Turgul'un yazıp yönettiği ve Şener Şen'in başrolünde oynadığı 'Yol Ayrımı' filmi, 2017'de vizyona girmişti.


Tüm hayatını babasından kendisine kalan tekstil imparatorluğunu daha da büyütmeye adayan fakat geçirdiği bir kaza sonucu yaşama karşı bakış açısı değişen "Mazhar Kozanlı"nın hikayesinin anlatıldığı filmde Şener Şen'in yanı sıra Rutkay Aziz, Nihal Yalçın, Tilbe Saran, Ruhsar Öcal ve Defne Kayalar rol alıyor.


Görüntü yönetmenliğini Uğur İçbak'ın üstlendiği filmin müzikleri de Anjelika Akbar imzası taşıyor.


Erol Avcı'nın yapımcılığında çekilen "Yol Ayrımı"nın konusu ise özetle şöyle:


"Hayatını babasından devraldığı tekstil imparatorluğunu büyütmeye adayan Mazhar Kozanlı (Şener Şen), bunun için de agresif ve acımasız yöntemlerden kaçınmaz. Birgün trafik kazası geçiren Mazhar, kazadan sonra hayata yeniden tutunur. Belki böylece geçmişten bugüne fark etmeden taşıdığı ağır yükten de kurtulabilecektir. Kolay olmayan bu değişimle karşılaştığı yol ayrımında, ailesi önünde bir engel olarak beklemektedir. Mazhar, yaptığı tercihin bedelini ödemek ya da pes etmekle karşı karşıya kalacaktır. Çıktığı bu yolda yeni dostlar ve mekanlar bulacaktır."


Bu filmde öyle bir şiir vardı ki… O sahneye herkes kilitlendi.


Şiiri Şener Şen okuyordu. İzleyenleri koltuğa adeta çivileyen ve filmin akışından dolayı da gözyaşlarına boğan şiir dünyaca ünlü şair Jorge Luis Borges’e ait.


Mazhar Kozanoğlu, bu sahnelerden sonra Kavanoz Altan’ın evinde kendisi için sehpa üzerine bir not iliştirilerek bırakılan ve ayraçla da okuması gereken şiirin yeri belli olan kitabı eline alır. Okumaya başlar. İşte Borges’in o ünlü şiiri:


Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,


İkincisinde, daha çok hata yapardım.


Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.


Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,


Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.


Temizlik sorun bile olmazdı asla.


Daha çok riske girerdim.


Seyahat ederdim daha fazla.


Daha çok güneş doğuşu izler,


Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.


Görmediğim bir çok yere giderdim.


Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.


Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.


Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.


Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.


Farkında mısınız bilmem.


Yaşam budur zaten.


Anlar, sadece anlar.


Siz de anı yaşayın.


Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,


Gitmeyen insanlardandım ben.


Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.


Eğer yeniden başlayabilseydim,


İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.


Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.


Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.


Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…


Ölüyorum…


Sevgili sinemaseverler, pandemiden ve yaz sıcaklarından bunaldığınız karantina günlerinde sizleri kimi zaman eğlendirecek, içinizi pamuk gibi yumuşatacak kimi zaman da tatilde sahillerde hissettirecek, bizzat izlediğim sevdiğim tekrar izlemekten sıkılmadığım, izlemiş olsanız bile hatırlatmak istediğim bir seçki yapmaya çalıştım.


Umarım beğenirsiniz, sevgiyle iyi seyirler diliyorum.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube