TATİL KALDI MI? - ROMA TATİLİ / ROMAN HOLIDAY


Korona Virüs günlerinde evde kalmışken tam gaz film izlemeyi sürdürüyoruz. Haberlerde öncelikle en fazla kayıp veren ülkelerden olan İtalya'dan söz ediliyor ve görüntüler paylaşılıyor. Özellikle Trevi Çeşmesi’nin boş hâlinin görüntüleri beni etkiledi, anılarımı canlandırdı. Film ararken de önüme “Roma Tatili / Roman Holiday” gelince yeniden izlemekten kendimi alamadım. İlk izlediğimden beri kaç yıl geçtiğini bile hatırlamıyorum. ‘Tarihte Bugün’ bölümünü hazırlarken de Oscar araştırması yaparken de bu filmin adına rastladım. “Roma Tatili” 1953 yılı ABD yapımı romantik komedi filmidir. Film, Kasım 1954 tarihinde İstanbul'da Lale, Ar ve Elhamra sinemalarında aynı anda gösterilmiş ve haftalarca vizyonda kalmıştır. Senaryosunu Dalton Trumbo, Ian McLellan Hunter ve John Dighton’un birlikte yazdıkları filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini William Wyler üstlenmiştir. Başlıca rollerinde Gregory Peck, Audrey Hepburn ve Eddie Albert’ın oynadığı filmde Avrupa'nın kraliyet ailelerinden birine mensup bir prensesin diplomatik Roma ziyareti sırasında resmi protokollerden sıkılarak gizlice elçilik binasından kaçması ve sıradan bir genç kız görünümünde sokaklarda dolaşırken Amerikalı bir gazete muhabiri ile tanışmaları, şehri gezerlerken birbirlerine âşık olmaları anlatılmaktadır. Film, tam 10 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nden üçünü kazanmıştır. Belçika asıllı aktris Audrey Hepburn'ün ‘En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandığı bu film aynı zamanda onun bir yıldız hâline gelerek dünya çapında tanınmasını da sağlamıştır. Film ayrıca ‘En İyi Senaryo Akademi Ödülü’ ile ‘En İyi Kostüm Tasarımı Akademi Ödülü'nü de almıştır. Audrey Hepburn aynı yıl BAFTA ve Altın Küre ödüllerini de almıştır. Ayrıca ‘Amerikan Senaryo Yazarları Birliği Film Dalında En İyi Komedi Senaryosu Ödülü’nü de kazandı. IMDB puanı ise 8’dir. "Roma Tatili", ABD'de kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli filmler arasına seçilmiş ve Kongre Kütüphanesi'nin "Ulusal Film Arşivi"nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir. Film Hakkında Notlar: 1. Filmin çekildiği yıl Audrey Hepburn tanınmamış bir oyuncuydu. Gregory Peck ise çoktan bir yıldızdı. Çekimler bittikten sonra deneyimli oyuncu, William Wyler'ı uyararak Hepburn'ün bu ilk büyük rolü ile Oscar'ı alacağını söyledi ve Hepburn'ün isminin afişlerde en tepeye yazılmasını önerdi. Yapımcı onun sözünü dinledi, ABD'deki afişler bu şekilde basıldı, Hepburn de Oscar'ı aldı. 2. "Roma Tatili" tümüyle İtalya'da çekilen ilk ABD filmidir. 3. Film, karakterlerin, Roma şehrinin büyülü ve romantik görüntüleri yanında geri plana itilmemeleri için özellikle siyah beyaz çekilmiştir. 4. “Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi – (HUAC)'nin, komünist sempatizanı oldukları gerekçesi ile kara listeye aldığı yüzlerce Amerikalı sanatçı arasında, aralarında yönetmen Edward Dmytryk ve senarist Dalton Trumbo'nun da bulunduğu ve ilk kez 1947 yılında soruşturmaya uğrayan ilk 10 sanatçıya Hollywood 10'luları adı verilmişti. Kara listedekiler özellikle Hollywood'da iş bulamıyorlardı. Bazıları yurt dışına giderken bazıları da takma adlarla iş yapmak zorunda kalmışlardı. Dalton Trumbo da "Roma Tatili"nin senaryosunu yazmış olmasına rağmen adını kullanamadığı için senaryoya verilen Oscar Ödülü senaryonun yazılmasında yardımı olan Trumbo'nun arkadaşı Ian McLellan Hunter'a gitmişti. Yıllar sonra Akademi yanlıştan dönerek Trumbo'nun itibarını iade etti; ödülü Hunter'dan geri aldı ve ölümünden 16 yıl sonra 1993 yılında törenle Dalton Trumbo'nun eşine verdi. Bu arada Hunter'ın oğlu babasının ödülünü geri vermek istemediği için Trumbo'nun eşine ikinci bir Oscar verildi. Öyle ki şu anda 1953 yılı ‘En İyi Senaryo Akademi Ödülü'nden iki adet bulunmaktadır. 2003 yılında ise film DVD'ye aktarılırken elektronik yöntemle Dalton Trumbo'nun ismi filmin jeneriğine eklendi. 5. William Wyler'ın bu filmini ısrarla İtalya'da çekmek istemesinin bir nedeni de özgürlükçü görüşlerinden dolayı HUAC'ın, kendisini de önünde sonunda soruşturmaya çağıracağını düşünmesi olmuştur. Bir süre ülkeden uzaklaşmakla kendisi ve komite arasına bir mesafe koymayı dahi planlamıştı. 6. O zamana kadar Amerikalı film yapımcılarının Hollywood dışında film yapması düşünülemezdi bile. Ancak "Roma Tatili" bittiğinde, bir şehrin nasıl filmin karakterlerinden biri hâline gelebileceğinin en iyi örneği ortaya çıkmış oldu. Gerçekte de bu yeni karakterin, filmin diğer karakterlerinin önüne geçmemesi için de film renkli çekilmemişti. İzleyici, Gregory Peck ile Audrey Hepburn arasında gelişen aşka tanık olurken bir yandan da "kamera" ile "şehir" arasındaki aşkı da beğeniyle izlerler. Yönetmen, filmi, şehir manzaralarının oyuncuların önüne geçmesini engellemek için siyah- beyaz çekmiş olsa da bu konuda başarılı olamamış. Çünkü her şekilde Roma görüntüleri hayranlıkla izlenecek görüntüler. Ama bugünlerde izlediğimiz Roma ve diğer dünya şehirlerinin görüntüleri içimizi acıtıyor, kendimizi “I'm Legend - Ben Efsaneyim” gibi bir karabasan içinde hissediyoruz. Özellikle Trevi Çeşmesi’nin boş hâlini görünce içim cızzz etti. Normalde iğne atsanız yere düşmez, dilek parası atmak için kolunuzu bile zor uzatırsınız. Dilek parası atanların çoğu aşk ya da para diliyor (her adak yerinde olduğu gibi); oysa ben paramı atarken yeniden Roma'ya gitmek istedim (sanki hem aşkı hem parayı bulmuşum gibi). Filmi izlerken Roma görüntüleri ve Trevi Çeşmesi bana bu eski dileğimi hatırlattı. İnşallah, bugün savaştığımız virüs karşısında üstün geliriz ve şehirlerimiz ıssız hallerinden eski şatafatlı hallerine geri döner. O güzel günler gelene kadar #evdekalın #filmlekalın. Keyifli seyirler...

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube