TANRI'NIN ÇILGIN PLANI / ISAGANI R. CRUZ




Yazar Adı: ISAGANI R. CRUZ


Kitap Adı: TANRI'NIN ÇILGIN PLANI


Çeviri: A. DENİZ TOPAKTAŞ


Yayın evi: MARTI YAYINCILIK


Basım Yılı: MART 2020 (2. BASIM)


Türü: ROMAN


Sayfa Sayısı: 333


📚 Markette alışveriş yaparken kapağı dikkatimi çekti, adı da dikkat çekiciydi, arka kapağı da okuyunca alıp okumaya karar verdim. Etkinlik kitapları arasında kafa dağıtmak için okudum.


📚 Isagani R. Cruz (1945 doğumlu) Filipinli bir yazardır Cruz, 1965 yılında Filipinler Diliman Üniversitesi, Fizik bölümünden mezun oldu. 1970 yılında Ateneo de Manila Üniversitesine İngiliz Edebiyatı alanında yüksek lisans yapmak için kayıt oldu. 1972 ve 2003 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde öğrenim görmek için Fullbright bursu aldı. Filipin edebiyatına yaptığı katkılarla tanındı. Otuzdan fazla kitap yazdı. 2004 yılında Palanca Onur Listesine girdi. 1991'de SEAWRITE Ödülü'nü, 1998'de Centennial Edebiyat Yarışması Ödülü'nü ve 1999'da Gawad Balagtas Ödülü'nü kazandı. Times Journal, Filipin Daily Inquirer, TV Times, WHO gibi birçok dergiye yazıyor. Aynı zamanda film ve drama eleştirmenidir. Çeşitli üniversitelerde dersler verdikten sonra profesör oldu. Filipin kültürünün savunucusu olarak Cruz, Filipin edebiyatını ve sanatını tanıtan grup ve kurumlara üyedir.


📚 Deniz Topaktaş, 2012 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatından mezun oldu. 2016 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesinden Karşılaştırmalı Edebiyat dalında yüksek lisansını tamamladı. Şu Anda Martı Yayın Grubu şirketinde Editor, Koton Kitap şirketinde serbest çevirmen, Martı Yayın Grubu şirketinde serbest çevirmen. Daha önce Doğan Egmont şirketinde çevirmen, Final Kültür Sanat Yayınları şirketinde Editör Asistanı, Bursa Haber Gazetesi şirketinde redaktör olarak


çalıştı. Amacı, tek alana bağlı kalmadan, çok yönlü bir iş hayatı tablosu oluşturabilmek.


📚 Öldüğünden habersiz kendini cennette bulan Danny, burada olduğu için çok şanslıdır çünkü hayattayken bir aziz olmadığı kesindir. Burada William Shakespeare ve José Rizal gibi pek çok tarihi karakterle karşılaşan Danny, şiirlerinin orijinal haliyle yeniden basılmasını isteyen Emily Dickinson’ın ısrarlarına dayanamaz çünkü Danny bir yayıncıdır. Ancak hayatı boyunca hayranı olduğu ünlü şairin üzerinde yayıncılık cazibesini kullanamadan, Tanrı ondan önemli bir görev için dünyaya dönmesini ister. Danny’nin, intihar etmeyi kafasına koymuş bir kadını bu düşüncesinden vazgeçirmesi gerekmektedir. Çünkü bu kadın, henüz bilmese de dünyayı değiştirecek bir kadere sahiptir. Tanrı’nın Çılgın Planı, dünyayı düzeltmekle görevlendirilmiş, eski sahtekâr yeni Tanrı ajanının talihsizliklerini anlatan eğlenceli bir kitap. (Arka kapak)


📚 Annie'nin anlattığı bölümde: "O kadar çok nankör hastamız var ki… Hayatlarını kurtarırsın, nasıl kurtardığın hakkında şikayet eder, canlarını yaktığımız için dava açmakla tehdit ederler. Tıp minnetsiz bir mesleğe dönüşebilir." diyor. Bunları okuyunca bizim buralardaki durumu düşündüm. Tam tersi. Burada kurtar da nasıl kurtarırsan öyle kurtar. Şikâyet hatta şiddet hastayı kurtaramayınca ortaya çıkıyor.


📚 Emily (Dickinson)'nın anlatıcı olduğu bölümde: "Babam tarafından bir zamanlar çekilmiş bir fotoğrafımdı. Hobilerine düşkün bir adamdı. Bütün yeni çıkan aletleri alırdı." cümlelerini okuyunca koptum. Çünkü babamda bire bir aynıydı hatta babamın fazlası vardı. O aldığı yeni aletleri söker içlerini incelerdi. Merak işte...


📚 Hikâyede her karakter yaşananları, olayları kendi ağzından anlatıyor. Bu da Crash, Bakış Açısı gibi filmleri hatırlattı. Ayrıca Christine, Annie ve Faith'in yaşadıkları özellikle son bölüm bana bir filmi anımsattı ama adını hatırlayamadım. Her karakterin kendi açısından anlatması farklı bir kurgu olabilir ama Bir tarafta Emily Dickinson, William Shakespeare, José Rizal, Danny'nin edebi konuşmaları, diğer tarafta George, Christine, Annie ve Faith gibi aykırı tiplerin argo ve erotik konuşmaları dengeyi bozuyor, hikâyenin akışı dağılıyor.


📚 Filipinli Christine; neden erkeklerden nefret ettiğini anlatırken Ferdinand ve Imelda Marcos'tan bahsediyor. Imelda için zevk sahibi, soylu, güçlü diyor. O dönemler


aklıma geldi, ne olaylar olmuştu, basın günlerce bahsetmişti. Ayakkabı, mücevher ve sanat eserleri koleksiyonlarıyla meşhur Imelda'nın ayakkabı odasının resimleri hâlâ gözümden gitmiyor. Sürgün sonrası 3000 çifte yakın bu ayakkabılar bir müzede sergileniyormuş.


📚 Bookamin ilginç bir keşif / deneyim. Daha doğru dürüst e- kitap okumamış biri olarak bu keşfi denemek istemem.


📚 Gelelim sonuca; adı ve arka kapağına kanarak aldım. Eğlenceli bölümleri olmasına rağmen beklediğimi vermedi. Çok fazla küfür ve erotizm içeriyordu. Neredeyse Grinin Elli Tonu serisi yanında masum kalacak. Gerek var mıydı bu kadarına? Bence yoktu. Alıp okumalı mı? Boşa zaman kaybı demek ağır kaçar belki ama okuyunca size bir şey katacağını zannetmiyorum. Edebi konuşmalardan çok argonuzu geliştirirsiniz ancak tabii pornoya yakın erotizme katlanabilirseniz. Onur listesine girmiş, bol ödüllü bir yazar neden böyle popülerlik peşinde, edebiyat dışı bir kitap yazmış acaba?


📚 Alıntılar:


📌 Bir insanın kazanabileceği bütün milyonlara sahip olmuştu, önemli - önemsiz bütün dergilerin kapağına çıkmıştı, bütün madalyaları ve ödülleri almış, canlı ya da kayıttan her tür izleyiciye seslenmişti. Başarı rutinleşmiş, dolayısıyla da sıkıcı hale gelmişti.


📌 Tembel olmak istemiyordu ama tembellik de verimliliğin sonucuydu.


📌 Cennet ne sanıyorsak o olacaktır. Nasıl ki bizim rüyalarımız başkalarının rüyalarıyla çelişiyorsa cennetlerimizde diğerlerininkinden farklı olacaktır.


Editör: Damla Güler Öztürk

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube