© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

SONBAHARDA İZLENECEK KİTAPTAN UYARLAMA FİLMLER SEÇKİSİ


Sonbaharın bana çağrıştırdığı güzelliklerden birisi de kitap, kahve ve battaniye üçlüsü. Kedisi olanlar ise ekstra şanslı. Hele güz yağmurları da başlamışsa değmeyin keyfime. Yağmurun kokusuna karışan kahve kokusu eşliğinde okunan kitaplar gözünüzde canlandı mı? Hadi gelin o zaman, bakalım burada neler var sizin için.


Sonbaharda kitap okumayı sevdiğim kadar film izlemeyi de seviyorum. Bilen bilir, hele bir de konusu kitapsa tadından yenmez. Birçok kitapseverin aksine film uyarlamalarını severim ben, başka gözden bakma fırsatı verir okuyucuya.


Dolayısıyla önerim hem kitap hem film üzerine. Hepsi birbirinden kitaplı sonbaharın dokusuna çok yakışan filmler.


🎬 İlk filmimiz 2018 yapımı bir festival filmi, dilimize Sahaf olarak çevrildi, orijinal adı Bookshop. İngiliz romancı, şair ve biyografi yazarı Penelope Fitzgerald'ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Florence Green İngiltere’de küçük bir kasabada yaşadığı mücadeleyi anlatıyor.


Kahramanımız kasabada bulunan tarihi bir evi kitapçı olarak işletmeye karar verir. Büyük bir risk alarak girdiği işte başarılı olan genç kadın, bir süre sonra kasaba halkına ödünç kitap vererek kitapçıyı bir kütüphaneye dönüştürür. Hayatını yoluna koyduğunu düşünen Florence’in bilmediği gerçekler vardır. Kasabada yaşayan inatçı bir kadının tarihi bina ile ilgili başka planları vardır ve kadın planlarını gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdır.


The Bookshop filmi, Fitzgerald’ın kendi yaşamındaki deneyimlerle harmanladığı aynı adlı kitabından perdeye taşınmış.Mümkünse orijinal dilinden izleyin derim.İngiliz aksanı şahane.Ve tabii not almaya hazır olun


🎬İkinci film ise yıllar önce de uyarlamaları çekilmiş, geçen yıl yeni yapımı ile tekrar gösterime giren FAHRENHEİT 451.


Bu film öncelikle 1953 yılında Ray Bradbury tarafından bilim kurgu şaheseri olarak yazılıyor aslında. Kitabın dünya çapında ünlenmesi, filme uyarlanılabilirliğini akıllara getiriyor. Senarist aynı zamanda oyuncu olan François Truffau 1966 yılında Fahrenheit 451 kitabını filme uyarlıyor. 2018'e gelindiğinde film bir kez daha çekiliyor. Bu sefer yönetmen koltuğunda Ramin Bahrami oturmakta. Başrollerde Fantastik 4'lü, Creed, Black Panter'dan tanıdığımız Michael B.Jordan'ı görüyoruz.


Filmin konusuna gelelim. Gelecekte kitaplar, devletin devamlılığını ve bütününü riske attığını düşünülerek tehlike olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla baskıcı ve otoriter anlayış, itfaiyecilerin yeni görevinin ülke sınırları içerisinde gizlenilmiş kitapları yakmak olarak belirliyor. Bir itfaiyeci olanları düşünene ve tahlil edene kadar. Kitapların yanmasını izlemek yıpratıcı olsa da yine birçok notlar alacağınız, yeni kitaplar öğreneceğiniz bir film. Ve burada bir ipucu vereyim; bu iki filmin birbiri ile bağlantısı var.



🎬 Kitap Hırsızı

Avustralyalı yazar Markus Zusak’ın 2005 tarihli aynı isimli romanından uyarlanan Kitap Hırsızı, Nazi Almanya'sında geçen film, Sophie Nélisse’in hayat verdiği Liesel isimli küçük kızın annesi tarafından bir başka aileye verilmesiyle başlıyor. Liesel’ı evlat edinen ailenin üyelerinden Hans (Geoffrey Rush) küçük kızı sevgiyle kucaklasa da anne karakterini üstlenen Rosa (Emily Watson)biraz sert bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Okuma yazma bilmeyen Liesel, bir yandan Hans’ın yardımıyla bu eksikliklerini gideriyor, diğer yandan arkadaşı Rudy ile hayatın henüz keşfetmediği detaylarını yaşıyor. Kitap okumaya çok meraklı küçük kız, Nazi rejiminin tüm kitapları meydan ateşinde yakmasına rağmen eline geçen fırsatlardan istifade ederek bulduğu ya da çaldığı her kitaptan bir şeyler öğrenmeye çabalıyor. Hans’ın vakti zamanında hayatını kurtaran Yahudi bir arkadaşının Nazilerden kaçan oğlu Max’ın yanlarına sığınması ise herşeyi değiştiriyor. Max ile iyi bir arkadaşlık kuran Liesel, tehlikenin farkına varmayacak kadar saf olsa da ölüm meleği savaşın kalbindekilerin peşini bırakmıyor.

Belki sinema sanatı açısından tartışılabilir ancak konu açısından ilgiyle izleyeceğiniz bir dönem filmi. Kaleminiz elinizde miydi?


🎬 Jane Austen-Kitap kulübü

The Jane Austen Book Club yönetmeni Robin Swicord olan 2007 yapımı film. Karen Joy Fowler'ın 2004 yılında yazdığı aynı adlı kitaptan uyarlanmış Film oyuncuları arasında Maria Bello, Emily Blunt, Kathy Baker, Amy Brenneman, Maggie Grace, ve Jimmy Smits var.Beş kadın ve bir adamın kurduğu ,kimi üyeleri yaşamındaki olumsuzluklardan uzaklaştırmak için kimi üyelerin ise tesadüfen katıldığı kulüpte her ay bir Jane Austen kitabı okunacaktır.Her üye bir kitabı alacak ve o kitabın okunduğu ay kitap sahibinin misafiri olunacaktır.İşte film boyunca bu altı aylık okuma maratonunu ve kitapların üyelerin hayatından örneklerle harmanlanan, âdeta kitap muhabbeti böyle olur dedirten hikayelerini izliyoruz. Üstelik Austen okumayanları bile harekete geçirecek sahneler var ki, yine kalemler elinizde olsun derim. Ayrıca kitap okumanın ve bu tarz filmler izlemenin kadınlara göre olduğunu düşünen beyler için de şahane bir film.


🎬 Ve gelelim son filme, listemizde kitap uyarlaması olmayan tek film olan ve oyuncularına hala hayran olduğum, yıllar öncesinden bir film; Mesajınız Var. Orjinal adı You've Got Mail olan başrollerinde Tom Hanks ve Meg Ryan 'ın oynadığı, naif, güzel sıcacık, yine kitap dolu bir film.

Kalabalık New York şehrindeki milyonlarca yalnız insandan biri olan Joe Fox, hayalini kurduğu kitapçıyı açmak üzeredir. Boş vakitlerini bilgisayar başında geçiren Joe, chat kanallarından birinde tanıştığı bir kadınla samimi bir dostluk kurmaya başlar. Kely isimli bu kadın kendine ait kitapçısında çocuk kitapları satan sevimli ve içten bir kadındır. İkili konuştukça birbirlerine dair onlarca ortak nokta fark ederler ve aralarındaki ilişki büyülü bir bağa dönüşmeye başlar. Zamanı gelip buluşmaya ve tanışmaya karar verdiklerinde ise şaşırtıcı bir sürpriz kapıdadır… Sanal dünyada kurulan ilişkiler üzerine yapılmış ilk filmlerden biri olan bu sevimli yapıtın içinde kaybolacağınıza eminim.


Diyeceğim o ki; bu güzel sonbahar günlerinde bir hafta sonu filmleri, kahvenizi, battaniyenizi, varsa kedinizi yanınıza alın, kendinize zihinsel bir ziyafet çekin, şimdiden iyi seyirler.