SOLGUN KARANFİL / SİNAN AKYÜZ


Yazar Adı : SİNAN AKYÜZ

Kitap Adı : SOLGUN KARANFİL

Yayın evi : ALFA KİTAP

Basım Yılı : NİSAN 2018 (1. BASKI)

Türü : ROMAN

Sayfa Sayısı : 404


📚 Sinan Akyüz'ün Solgun Karanfil adlı kitabını okudum. Okuyalı çok oluyor ama yorumunu yazamamıştım. Sinan Akyüz, günümüzün sevilen ve çok okunan yazarlarından, bende severek okuyorum.


📚 Sinan Akyüz (d. Nisan 1972, Iğdır) Türk gazeteci, fotoğraf sanatçısı ve yazar. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya’ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul’a döndü. 1996'da Sabah Gazetesi’nin dergi grubunda çalışmaya başladı. O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999'da Sabah Gazetesi’nin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001'de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı.


📚 Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim... ”Aferdita sözünü kesti.

“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken.

“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”

O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla… İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?”


📚 Kitabı okurken bana ilk hissettirdiği; yetersiz, kompleksli kişilerin yetkiyi ele geçirince uğradığı değişim oldu. Yetki / güç ellerine geçince bir zamanlar kendilerinin de olduğu zayıf tarafı ezerek hayattan intikam almaları ya da aldıklarını zannetmeleri.


📚 Savaşın acı yönlerinden biride talan/ yağma. Erzak yağmalamasını anlarım ne de olsa işin ucunda açlık var. Ama ya eşya talanı... O yağmalayıp aldığın eşyayı keyifle kullanacak ortam mı var? İşgal altında, savaşta talan ettiğin o malları kullanacak ömür garantin mi var? Savaş ortamında bir dakika sonranın bilinmezliğinde, yaşama garantin yokken sönmeyen bu mal hırsı nedir?


📚 Ya savaşta kendi çıkarları için gammazlık, ispiyonculuk yapanlara; vatanlarını, ırkdaşlarını, komşularını satanlara ne demeli? Ben diyecek bir şey bulamıyorum... Savaş sonrası sattığı kişi ya da yakınlarının yüzüne nasıl bakacaklar?


📚 Savaş halinde önceliğimiz ne? Önce can mı? Önce aile mi? Yoksa önce vatan mı? Aile ve vatan ( üzerinde yaşayacak toprak) olmayınca sadece yaşamanın kıymeti var mı? Vatan, özgürlük, aile olmayınca yaşamı nerede nasıl sürdüreceksin? Önce vicdan sahibi insanlar olmamız gerekmiyor mu? İnsanlığımızı kaybedip, insanca yaşamadıktan sonra hangisinin önemi kalıyor?


📚 Savaşlar kime hizmet ediyor? Savaşın kazananı var mı? Savaş sonunda edinilen kazanımlar verilen kayıpları karşılıyor mu? Okurken onlarca soru kafamın içinde uçuşup duruyor...


📚 En önemlisi tarihten ders alınıyor mu? Ders alınsa tarih tekerrür eder mi? Savaşlar son bulmaz mı?


📚 Savaşla birlikte yetkisini kötüye kullanan Polis Şefi Reinhard'ın kini de bitecek mi? Savaşın ayırdığı sevgililer Fikret ve Aferdita kavuşacak mı? Ayrı saflarda çarpışan kardeşler savaş sonrası aynı yuvada buluşacaklar mı? Soruların cevabı için bu hüzünlü romanı okumalısınız. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yazılmış bir roman Solgun Karanfil, hüznünün sebebi de bu olsa gerek.


📚 Solgun Karanfil'den düşen yapraklar:


📌 Kartalın yuvasını koruduğu gibi vatanımızı da koruyacağız. Başımız eğik yaşamaktansa savaşarak ölmek daha iyidir.


📌 Savaş, öylesine vahşi, öylesine kanlı, öylesine korkunç bir şeydir ki, insanoğlu da onunla birlikte vahşileşiyor.


📌 Güneş kararmış, ay ışık vermez olmuş artık. Düşmanlarımızı ayaklarımızın altına serene dek direnip savaşacağız.


📌 İnsan yapabileceği her şeyi yaptığını bilirse tehlikeyle daha kolay yüzleşir.

📌 Tanrı yükseklerde, göz kamaştırıcı evinde... Nerden duyacak seni? Yerde olanlar bile duymak istemiyor da bulutların ardına gizlenmiş Tanrı mı duyacak seni?

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube