© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

SOKAK LAMBALARI


Nurseli Şimşek //


Denizin dalgalarının arasında kalmak ister insan.  Ne üstünde ne en dipte, arafta olursun.  Her şeyin bittiğini sandığın saatler etrafına bir halka çevirir.  Ne kalem kağıda yakışır, ne gözyaşı kedere.  Soğuk bir rüzgar tenimde dans ederken karanlığa kalır hayaller.  Savrulur boş umutlar yerlere.  Içinde biriktirdiğin kıvılcımlar dökülür kalbe.  Kirpiklerimden dökülmeyi bekleyen damlalar uzar gider yarınlara.  Mevsimler gelir geçer, sen olduğun yerde kalır anlamazsın. Sonbaharda savrulan yapraklar gibi kendi içimde parça parça dağılırım.  Yağmur damlaları aralar avuçlarımda sakladığım hayalleri.  Ne ötesine gidebildim ne geriye,  Sahi adı nedir bu içimde dökülen sonbahar yapraklarının? Uzağa gitsem boş kalsam anlamsız.  Yıldızların kaymasını bekleyip dilek dilesem,  Pencere köşelerinde sabahlayıp seni yanımda hissetsem... Affedemediğim birikintiler var içimde.  Sustuklarım büyüdü sakladığım kalbimde.  Yokluğun hep benimle yaşardı sol yanımda... Sessizliğim yenilgimden değildir, sabrımın sonundaki selamete inandığımdan.  Çıktım sonbaharın en güzel yollarına.  Karanlıkta kalan hayallerime birer birer ışıklar saçıldı teperlerden.  Sokak lambaları ile konuşur hayali bir umut oldu dilediğim yarınlara.  Oysa ki uzun bir yolculuğa çıkmıştı gönlüm.  Herkesten uzağa...  Beni denizlere gömdü, hem de en diplere...  Umutlar bağlardık yıldızların kıyılarına.  Tahtadan ev, denize karşı yeşillikler içinde bir hayat isterdik.  Umut dediğin bir hayalden ibaret olmamalı.  Umut kalbinde başlayan bir tohum ve hayatına renk katan bir çiçek olmalı.  Ufak tefek kıvılcımlar umudumuzu hissetirirdi.  Yarınlara yeni hayaller bağlarken çıktın karşıma,  Nerden bilirdim sokak lambaları arasında tahta bir bankta umudun olduğunu.  Kaderin bana yazdığı hikayenin bir tesadüf ile tamamlanacağını...  Beklerdi mavi gömleği ve kitabı ile,  Kitabın arsandan bir gül çıkardı.  Sazın ince telinden düşen türkü gibi dokundu kalbime.  Umut dediğimiz dört harfli kelimeyi iliklerime kadar hissetmiştim.  Parmaklarımız dokunurdu birbirine dalgalı deniz gibi.  Sokak lambalarındaki ışıklardan döküldü üzerimize bir mucize. Kulağımda hafif bir melodi,  Elbet bir gün buluşacağızı mırıldanırdı.  Gözler kenetlendi ışıkların arasında,  Nereden bilirdim bu sokakta rahatlayacağımı.  Umut dediğin içinde birikmiş mucizeyi bekleyen bir çocuk. Dizlerimin bağlarında minik minik çiçekler açmıştı.  Ben umudumu en derinlerimde hissetim. Sen ne zaman umudunu kaybederken tekrar karşılaştı