SİDE MAY İLE SÖYLEŞİ

En son güncellendiği tarih: May 4



1-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Side May kimdir?


S : Sinop’un Gerze ilçesinde doğdum. İlk,orta ve liseyi Gerze'de okudum. Niğde Üniversitesi'nden mezunum. 20 yıldır kimya sektöründeyim. Özel bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. Yaptığım işi seviyorum.


2-Kimya bölümü üniversitede istediğiniz bölüm müydü?


S: Orta ve lisede lisanslı hentbol oynadığımda asıl hayalim beden eğitimi öğretmeni olmaktı, fakat o zamanki şartlarda bu şansı yakalayamadım.Spor hayatım da lise ile birlikte bitmiş oldu.


3-Hem çalışıp hem yazmak zor olmuyor mu?


S: Aslında yazmaya iş hayatının verdiği stres ve nankörlüklerden dolayı başladım. Ruh sağlığımı korumak için önce kitaplara sonra kurduğum hayali kitaba dökmeye karar verdim. Dolayısı ile gündüz yöneticiliğin verdiği kuralları uygularken gece kendi dünyamda kaybolmak bana çok iyi geldi. Bazen eve gidip yazmak için can attığım zamanlar bile oluyordu.


4-Yazar olmaya nasıl karar verdiniz yoğun iş hayatının içinde?


S: Bu yola yazar olmak için çıkmadım. İyi bir okuyucu olmama rağmen yazar olmak gibi bir hayalim hiç olmadı. Tek hayalim zevk alacağım işler yapmaktı. En son okuduğum kitapla boş anlarımda kurguladıklarımdan birini kaleme dökmeye karar verdim. Bunu yaparken ilk amacım hiçbir zaman bastırmak olmadı.


5- Yazar olmaya karar verdiğinizde aileniz destek oldu mu?


S: Yazmaya başladıktan sonra öncelikle ailem büyük bir şaşkınlık yaşadı. Benden beklenen bir şey değildi ki ben bile benden beklemezdim çünkü edebiyatım hiç bir zaman çok iyi olmadı. Sadece kız kardeşim bu kadar kitap okumaya bunun olması gerekiyordu demişti. Kitap ortaya çıkmaya başlayınca ancak inandılar fakat destekleri ve teşvikleri müthişti.


6- Neden ilk kitabınıza Nergis adını seçtiniz?


S : Bahçemiz Nergis çiçeği ile doludur. Ve en sevdiğim çiçeklerdendir. Gözümde canlandırdığım kurguya Nergis ismini nedense çok yakıştırdım.


7- Nergis gerçek mi kurgu mu? Ne kadar gerçek ne kadar kurgu?


S: Romanım tamamı ile kurgudur. Gerçek olan mekanlar ve töreler.


8- Bir kitabın yazım aşamasında hangisi sizin için önceliklidir? A- Karakterler B- Zaman/ Mekan C- Kurgu D- Konu.


S: Kurgu çok önemli. Okuduğum kitaplarda da buna çok dikkat ederim. Kitap akmıyorsa okumak için kendimi zorlamam.


9- Kitabı yazarken zorlandığınız, vazgeçmek istediğiniz oldu mu?


Kurgu ile ilgili hiç sorun yaşamadım. Yaşadığım sorun, cümleye başlayacağım kelime seçimleriydi. Bazen bölüm başlarını birkaç kere değiştirdim. Ben kurguyu oluştururken baştan sona kadar kafamda netleştirmiştim. İlk cümleyi yazdığımda son bölüm de kafamda bitmişti. Tek yapmam gereken doğru cümlelerle kaleme aktarabilmekti.



10-Yazmaya devam etmeniz için sizi destekleyen oldu mu?


Yazdıkça çok zevk aldığımı fark ettim ve diğer romanlarımın kurgularını oluşturmaya başladım. Basılsa da basılmasa da yazmak benim için tedavi yöntemi oldu. Bu sebepten bir desteğe ihtiyaç duymuyorum. Fakat değer verdiğim insanların yazdıklarımı beğenip sakın bırakma demesi bana daha bir şevk veriyor.


11- Nergis basılmadan önce birine okutup fikir aldınız mı?


Fikirlerine çok değer verdiğim ve romantik kitaplardan hiç hoşlanmayan bir arkadaşıma okutturdum. Ondan aldığım olumlu eleştiri beni çok etkiledi.


12- Kitap çıktıktan sonra elinize aldığınızda ne hissettiniz?


S: Hissettiğim duyguyu kelimelerle ifade etmem mümkün değil. Tek söyleyebileceğim yeniden doğmak gibiydi. Hayatıma yeni bir şekil verme şansı yakalamıştım.


13- Nergis’ten sonra hayatınızda ne değişti?


S: Harika dostlarla tanışmama sebep olduğu gibi farklı bir dünyayı da tanımama sebep oldu.


14- Nergis’i kimlerin okumasını isterdiniz?


S: Aşka aşık olan herkesin. Özellikle de hayata tutunmak isteyen kadınların...


15-Nergis’in sonu biraz açık devamı gelir mi? Okurun hayal gücüne mi bıraktınız?


S: Nergis romanımda son kelimeyi yazdığımda benim için bitmişti fakat ben okuduğum romanlara ikinci bir son eklemeyi sevdiğimden okuyucuya da hayal kurma şansı vermek istedim.


16- Başka kitap projeleriniz var mı?


S: Var. Şuan ikinci kitabımın yarısına geldim “Tarçınlı Çikolata” olarak ismini bile netleştirdim.


17- Farklı bir tür yazmayı düşünür müsünüz? Yazarsanız ne tür yazarsınız? (tarih, anı vb)


S: Kesinlikle yazı tecrübem geliştikten sonra aklımda iki tane fantastik roman kurgusu var. Heyecanla o günü bekliyorum.


18- Eleştiriye açık mısınız?


S: Bence hiç kimse eleştirilmeyi sevmez, fakat yaşadığım hayat bana doğru yolu ancak eleştiriler ve yapılan yanlışlarla bulunduğunu öğretti. Bu konuda zamanla olgunlaşmaya başladım. Dolayısı ile eleştirilmediğim zaman daha çok endişe ediyorum. Her eleştiri mutlaka yapıcı olmayabilir fakat o bile size çok şey öğretiyor.


19- Kitabınıza olumsuz eleştiri olursa ne hissedersiniz?


S: Tabi ki çok iyi hissetmem fakat eleştireni asla yargılamam. Düzeltebileceğim bir durumsa düzeltme yoluna giderim.


20-Şu an okuduğunuz bir kitap var mı? Hangisi?


S: Şuan 600 sayfalık fantastik bir roman okuyorum. İsmi EON yazarı Alison Goodman tavsiye ederim. Akıcı olduğu kadar güzel bir kurgusu var.


21- Ne tür kitaplar okuyorsunuz?


S: Biyografi ve psikolojik bilgilendirme kitapları hariç her kitabı okurum.



22-Sizi okumaya kim yönlendirdi?


S: Yakup abim bu konuda en büyük teşvikçimizdi.


23- Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için sizce neler yapılmalı?


S: İsim olarak duyduğumuz kitaplarla değil de ilgi duyduğumuz konuları içeren kitaplarla başlarsak kitap okumanın zevkini çok daha hızlı alacağımızı düşünüyorum. Bende etkili olmuştu. Çevremde okumak isteyenler de bu yöntemi denediğinde iyi sonuçlar aldılar.




22- İlham aldığınız, idolünüz olan yazar var mı?


S: Tek bir yazar ismi vermek yanlış olur her okuduğumu yazar bana sorgulamayı, hayal kurmayı, hayata farklı çerçeveden bakmayı öğretti.


23- Eski yazarların bazılarının tekrar basımı yapılarak öne çıkarılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Kafka / Dönüşüm, Kürk Mantolu Madonna/ Sabahattin Ali gibi…


S: Kesinlikle öne çıkarılmalı çünkü kitaplar bir elbise değildir eskiyip rafa kaldırılsın. Yeni neslin bir şekilde her dili tanıması gerektiğine inanıyorum.


24- Klasiklerin güncellenerek film uyarlaması ve dizi yapılmasını nasıl karşılıyorsunuz? Orijinallikleri bozulmuyor mu? Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Dudaktan Kalbe gibi…


S: Okuduğunuz bir kitabı seyretmek aslında çok güzel bir duygu yeter ki yapılan değişiklikler kitaptan sapmasın... Ne yazık ki son günlerde yapılan değişiklikler kitapla tüm bağları koparıp farklı bir şeye dönüşüyor. Kitapla tek bağı adı oluyor.


25- Nergis’in de uyarlanmasını ister misiniz?


S: Evet hayallerimin can bulması çok hoş olurdu. Tabi fazla değiştirilmeden. Özellikle oyuncular özellikle baş karakterleri ben seçmek isterdim.


26- Kitabını herhangi bir yayın evine bastıramayan yazarlar, kitaplarını internette paylaşıyorlar. Bu konuda görüşünüz?


S: Ülkemizde okuma oranları maalesef çok düşük dolayısı ile şans faktörü ve doğru insanları bulabilmek gerekiyor. İnsanımız az okuduğu gibi bir o kadar da acımasız. Teşvikten ziyade köstek olmayı çok seviyor. Çalmak ise hak olarak gözüküyor. Emek hırsızlığı iğrenç bir şey bu sebepten çok tasvip etmiyorum ama mecbur kalınabiliyor.


27- Wattpad yazarları hakkında ne düşünüyorsunuz?


S: Açıkçası wattpad yazarlarını tanımıyorum. Wattpade ilk yazma düşüncesi olduğunda girdim fakat gördüğüm kadarı ile çıkış amacını aşmış buluşma yeri gibi olmuş. Kişilerin takiplerine bakıyorum çok yüksek fakat yayınladıkları bir şey yok.. Sohbetler vıcık vıcık bu sebepten ilgimi çok çekmedi.


28-Kitapların internette yayınlanması hakkında ne düşünüyorsunuz?


S: Sistemi bilmiyorum fakat emekler ziyan olmuyorsa neden olmasın.. Yalnız ben internetten kitap okumayı sevmiyorum. Kitabı elime alıp o kendine has kokusunu içine çekmem gerek. Bir kere okudum bir dahada teşebbüs etmedim.



29- Kitabı elinize alıp okumayı mı, ekranda e-kitap olarak okumayı mı tercih ediyorsunuz?


S: Elime alıp okumayı çok seviyorum.


30- Sosyal ağlarda ne kadar zaman geçiriyorsunuz?


S: Kitabımın basılması ile fazla ilgilenmeye başladım... Ondan önce hiç önemsemezdim.


31-Facebook’ta ki kitap gurupları hakkında ne düşünüyorsunuz? Okuma oranının artmasına katkıları var mı? Yoksa boşa zaman kaybı mı?


S: Kesinlikle gruplar çok başarılı ben böyle bir dünyanın farkında bile değildim. Bu sayede çok değerli dostlarla tanışma şansını yakaladım.


32-"Zümrüt Apartmanı" ve tarzındaki kitaplar hakkında ne düşünüyor? denetim olmalı mı? denetim basılmadan önce mi yapılmalı?


S: Yazmaya başladıktan sonra şunu anladım; insana garip bir özgürlük veriyor fakat bu özgürlük yaptığınız iş gün yüzüne çıkana kadar. Eğer yaptıklarınızı paylaşmak istiyorsanız sırf özgürlük diye toplumu ve bazı hassas konuları göz ardı edemezsiniz.

Öncelikle Zümrüt Apartmanı yazarı ve yayıncısı hakkında ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Boyut sapıklık ötesidir. Bir yazar hissetmeden asla yazamaz ve bu yazı bana acaba bir çocuğumuzun canını yakıp yakmadığı ve iyice araştırılması gerektiğini düşündürdü. Özgürlük bir başkasının hayatına müdahale edene kadardır. Dolayısı ile bu tip yazılar uyuyan bazı düşünceleri açığa çıkarabilir. Dikkatli olmak gerekiyor ve ne olursa olsun dünyanın neresinde olursa olsun bir içerikte çocuk var ise ve bu tarz hoş olmayan isteklere itebilecek yazıların yayınlanmasına karşıyım. Yayın evinin bu tür yazılar geldiğinde bence polisle iletişime geçmesi gerektiğini düşünüyorum.

Karşı olduğum bir konu da bu tür sapkın yazıları yermek için sosyal medyada yaptığımız paylaşımlar. Bu paylaşımları doğru bulmuyorum çünkü kitabı ve yazarı istemeden popüler hale getiriyoruz ve ister istemez meraklılarına yol göstermiş oluyoruz. Bence insanlığa yakışmayan durumları gerekli merciler aracılığı ile popüler yapmadan müdahale edilmelidir.


32- Dergimiz için düşünceleriniz neler?


S: Öncelikle her işi özenerek yapılıyor olması beni çok mutlu etti. Ben başarılı buldum. Çok daha güzel başarılara imza atması dileğiyle.


33-Okurlarımıza son söz olarak ne söylemek istersiniz?


S: Hiçbir şeyin yaşı olmadığını istedikleri her şeyi yapabileceklerine inanmalarını istiyorum. Yaş ilerledi diye asla hayatı bırakmasınlar. Hayat nefes aldıkları müddetçe devam etmek zorunda neden bu anı zevk alarak yaşamayalım.


Hazırlayan : Özgün Onat

Editör: Ayşegül Demir Alhan



© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube