En son güncellendiği tarih: May 9


İlayda DÜLGEROĞLU //

Merhaba, ben Reese. Önümde uzun, taşlı ve soğuk bir yol var. Beni ailemden koparan bir pet shop'tan alındım. Birilerinin sevgili kızına doğum günü hediyesi olarak.  Yaklaşık olarak on üç senedir insanoğlunun yanında yaşamaktaydım, ta ki bu akşama kadar. İnsanoğlu dediğim varlık, beni hiç bilmediğim boş bir araziye atıp gitti. Konuşurlarken duydum: Artık çok büyümüşüm, fazla yemek yiyormuşum ve kızları artık beni istemiyormuş. İlk önce, sırf küçük bir kıza hediye edilmek için, ailemden kopartıldım. Annemden, babamdan ve kardeşlerimden. Şimdi ise, aynı küçük kız yüzünden sokağa atıldım.  Küçükken her gün benimle oynamayı seviyordu. Bense nefret ediyordum onun oyunlarından. Ama biraz yemek ve sıcak bir yuva için katlanmak zorundaydım. Yıllar boyunca her gün aynı oyunları oynadık. Küçük kızın istediği zaman uyumam ve uyanmam gerekiyordu. Kısacası her şey ona bağlıydı. Eğer ki oyunu bitmeden uyumaya çalışırsam, vurarak beni uyandırıyordu. O zaman canım o kadar çok acıyordu ki... Ama katlanmak zorunda kalıyordum. Bir seferinde bütün tüylerime yapışkan sürüp pul yapıştırdı. O gün, benim için en berbat günlerden biriydi. Kaşınamıyordum, tüylerim çok acıyordu ve sanki üzerimde cam kırıkları varmışcasına acı bütün bedenimde dolaşıyordu... Gecenin karanlığında yalnızlığımla ilerliyorum. Acıkmaya başladım; ama biraz daha dayanabilirim diye umut ediyorum. Şu anki durumumun en kötü yanı ise havanın çok soğuk olması. O kadar soğuk ki titremekten dişlerim birbirine çarpıyor. Sanki bütün bedenim tüyle değil de ince bir kumaşla kaplıymış gibi hissediyorum. Keşke şu an ailemin yanında olabilseydim. Annemin kokusunu, babamın derin bakışlı gözlerini ve kardeşlerimin şakalarını o kadar çok özlüyorum ki... Ama elimden bir şey gelmiyor. Neredeyim onu bile bilmiyorum. Biraz daha yürüyorum. Eski bir ev çıkıyor karşıma. En azından hava aydınlanana kadar burada uyuyabilirim, diye düşünüyorum. Gecenin en karanlık gölgesinde aydınlanabilmek için savaşıyorum. Öylesine yorgun ki bedenim, uyumak istiyorum. Soğuk yavaş yavaş bedenimi ele geçiriyor, gözlerim kapanıyor, midem biraz daha yüksek sesli guruldamaya başlıyor. Sanki uyudukça ısınıyorum, göz kapaklarım ağırlaşıyor. Açım, susadım; biraz soğuk, biraz sıcak. Yorgun bedenimi karanlığın gölgesine teslim ediyorum...

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube