RAHEL TANRI’YLA HESAPLAŞIYOR

En son güncellendiği tarih: Nis 25



Stefan Zweig (1881 – 1942) okuyanlar bilir ki kalemi çok sağlamdır. Gerek erkeğin gerekse kadının iç evrenini çok iyi yansıtır okuyucuya. Bilmeyenlere de en kısa sürede okumalarını salık vererek incelememize dönelim.


Yazarın olağan kurgularına alışkın ve de çok seven biri olarak bu kez dini olayları ve öyküleri kendi kalemiyle harmanlayarak yeni bir boyut kazandırdığı “Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor”u okuyunca bir kez daha okuduğum yazarlar arasında açık ara öne geçtiğini söyleyeyim. Genel olarak öne çıkardığı umut, insanlık, barış yanlısı ve savaş karşıtı tutumunu burada da sürdürmüş olmakla beraber düşündürücü, öğüt verici, bireyin içsel katmanlarına korkusuzca girip çıkan, okuyanı uyandıran, sorgulatan, iyilik ve kötülük denizine çivileme atlayan bir eser bırakmış. Hem yüreğinize hem de beyninize seslenen bu 3 öykülük ince betik, başucunuzda yerini almaya aday.


3 dini öyküden oluşan eserde ilk öykü “Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor”da aşırı sevgiden doğan bir isyanla bir kulun Tanrı’ya yakarışına tanık oluyoruz. Tanrı sevgisinin nasıl en üstte tutulduğunu anlatan öyküde, gün geliyor Tanrı öfkeleniyor ve yer gök karışmaya başlıyor. İşte o anda Rahel dile geliyor ve başlıyor Tanrı’yla konuşmaya. Eski ahitteki bir dini olaydan esinlenerek yazılmış.


İkinci öykü olan “Üçünü Güvercinin Öyküsü” ise insanlığın neyi yitirdiği, zor durumlardan nasıl kurtulduğu ve yine değerini bilemeyip nasıl döngüye girdiğini Nuh Tufanı’ndan esinlenerek kurgulamış. Öğüt alınması gereken bir öykü. Özgürlüğün canlıyı nasıl kafası güzel kıldığı, gözünü kararttığı, dokunmayan yılanın bin yıl yaşamasını dilettiği ancak kötülüğün dokunmasıyla nasıl o iç dengenin ve mutluluğun bozulduğu ve yeniden kazanmak için yeniden savaşmak zorunda kalınacağını vurgulayan bir öykü. Kişioğlu nedense değerini bilmiyor kendisinde var olanlarının.


Son öykü “Ölümsüz Kardeşin Gözleri” ise kanımca içlerinde en iyisiydi. Derin bir sorgulama, varoluşçuluk, iyilik ve kötülüğün iç içe nasıl geçtiği, hiçbir eylemde bulunmasak bile yine de nasıl birilerinin yaşamına olumsuz etki edilebildiğimizi anlatırken tam anlamıyla adaleti ayakta tutup tutamayacağımızı, geçmişte işlenen bir günahın kişiyi nasıl değiştirebileceğini, saflığa ve günahsızlığa erişip erişemeyeceğimizi ve Tanrı’nın karşısına onun istediği gibi ulaşmanın olanaklı olup olmadığının öyküsünü anlatıyor. Bunu ise bir Hindistan söylencesinden esinlenerek ele almış ve ortaya inanılmaz güzellikte bir öykü çıkmış.


Bu betik bakış açısını genişleten, gerçekten yeryüzünde neden varız, nasıl yaşamalı ve tüm insani duygular bu amaca nasıl hizmet etmeli gibi birçok konuda size katma değer sağlayacak bir eser. Stefan Zweig, inanılmaz güçlü bir kalem, ince bir zekâ, tin iyileştirici, gözlem ustası ve son yüzyılın en iyi yazarlarından biri.


Editör: Burçin Kahraman

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube