PİRİ REİS ASTRAL SEYAHAT Mİ YAPMIŞTI?

En son güncellendiği tarih: May 9


Ayşegül Demir Alhan //

Editör : Kemal Albayrak


Markete giderken bile boncuk boncuk ter döktüğüm Antalya yazında, beden dışı bir deneyime çok acil ihtiyacım var. Nem oranı arttıkça, vücudumun ruhuma yaptığı baskı anlatılmaz, bir tek yaşayanlar bilir; bırakın o incecik kıyafetleri derinin bile insana fazla gelme durumunu . Ben de diyorum ki, bedenim klimanın altında serin serin uzanırken, ruhum tembellik yapmasa, kıtaları aşsa, Death Valley’de güneşin altında yansa mesela, Keops’un içinde, firavun mezarının başında otursam bir süre, Salar de Uyuni’de yeri göğü aynı anda kucaklasam ve açamadığım kapıları açıp, gidemediğim yollarda yürüyebilsem. Sıcak havalar bir yana, bacaklarımın da beni hiçbir yere götürmeye niyeti yok. Zaten gidebilmek için her zaman yürümek yetmiyor. Bu aralar sadece ruhsal bir yolculuğa cesaretim var. Astral bir seyahate yani.

Astral seyahat; kısa tabiriyle ruhun bedenden geçici ve bilinçli olarak ayrılmasıdır. Tabi böyle yazıldığı kadar basit bir olay değil. Astral seyahat yapmak istiyorsanız öncelikle bunu yapabileceğinize inanmanız gerekiyor. Ayrıca zihniniz günlük işlerle çok meşgul olmamalı, maddesel olgularla çevrili bir hayatınız varsa ruhunuzla irtibata geçmeniz oldukça zor olacaktır. Meditasyon, nefes egzersizleri ya da trans çalışmaları ile günlük yaşamdan uzaklaşıp kendinizle baş başa kalmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Yemeklerle aranız normalden daha iyiyse de seyahatinize hemen çıkamayabilirsiniz. Çünkü açlık, ruh ile irtibatın daha kolay olmasını sağlar. Bedenin ruh üzerindeki etkisini azaltmak için bedensel ihtiyaçların minimum seviyeye inmesi gerekir. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Ne kadar çok yersek, bedenimiz tüm enerjisini besinleri sindirmeye harcayacak böylece madde üzerine yoğunlaşıp ruhsal dünya ile arasına bir nevi set çekilmiş olacak.

Astral seyahat için bulunduğumuz ortam da çok önemli. Az ışık alan ya da tamamen karanlık, uygun ısıda ve rahatsız edici seslerin olmadığı, yalnız olabileceğiniz bir ortam gerekli. Astral seyahat yapmak için, kişiye göre değişebilecek olan bazı aşamalardan bahsetmek mümkün. Bunları kolaylıkla internette bulabilir ve uygulamaya çalışabilirsiniz.

Biz asıl meselemize gelelim yani astral seyahat yapmış olabileceği söylenen Piri Reis'e;

1460’lı yıllarda doğduğu tahmin edilen Piri Reis, korsanlıkla başladığı denizcilikte Kaptan-ı Derya mertebesine kadar yükselmiş, amcası Kemal Reis’in ölümünden sonra Gelibolu’da inzivaya çekilerek Kitab-ı Bahriye adlı eserini ve o çok tartışılan dünya haritasını çizmiştir. 1929’da Topkapı Sarayı’nın müzeye dönüştürülme çalışmaları sırasında ortaya çıkan harita, orijinal haritanın sadece üçte birlik kısmıdır. Haritanın üçte biri bile bilim adamlarının kafasını karıştırmaya yetmiştir. 1818’de keşfedilen Güney Kutbu’nun haritada yer alması, kıtanın buzullar altında kalan kısımlarına yer verilmesi, üstelik o dönem şartları gereği bir kalyonla dünyayı gezemeyecek olan ve Amerika Kıtası’na gittiğine dair hiçbir bilgi olmayan Piri Reis’in haritasında Amerika’yı belirtmesi, Cebelitarık Boğazı’nın hatasız çizimi,1820 yılında ses yansıtıcı aletlerle keşfedilen Antarktika Dağları’nın haritada gösterilmesi yani Arjantin ve Antarktika’nın denizin altındaki dik sıradağlarla birleşmiş olmasının bile çizilmiş olması, haritanın ne kadar önemli olduğunun bir kanıtıdır. Üstelik Piri Reis’in eseri bir haritadan çok, uzaydan çekilmiş bir fotoğraf özelliği taşımaktadır. Erich Von Daniken “Tanrıların Arabaları” adlı kitabında Piri Reis’in böyle bir harita çizebilmesi için uçabilmesinin ve fotoğraf çekebiliyor olmasının gerekli olduğunu söyler ve kalyondan başka aracı yoktu diyerek uzaylıları işaret eder. Başka bir görüşe göre ise Piri Reis, astral seyahat ederek dünyayı dolaşmış ve bu kadar mükemmel ve gerçeğe bu kadar yakın bir harita çizebilmiştir. Bu görüşü savunanlar der ki ; eğer kendisinden önce çizilmiş hatalı haritaları örnek almış olsaydı Piri Reis de muhakkak hatalı bir harita çizecekti.

Siz bu görüşlerden hangisine inanırsınız bilmem ama ben haritayı nasıl çizdiğinden ziyade Piri Reis’in yeterince ilgi görmemesine odaklanıyorum. Haritası. 2013 UNESCO anma etkinliklerine giren, batılı bilim adamlarının araştırma kaynağı olan Piri Reis’ le ilgili Türkiye’de yayımlanan kitap sayısı kaç tane dersiniz? Afet İnan’ın yazdığı bir kitapçık ve Cevat Ülkekul’un derlemesi. Bir de karşısında konuyla ilgili muhatap bulamadığı için araştırmalarını NASA’ya gönderen Metin SOYLU… Bir idam hükmüyle son bulan bu hayatın Türkiye akademik çevrelerinde değer bulması dileğiyle. Yeni yazılarda görüşmek üzere.


Ayşegül DEMİR ALHAN (kalemucu)

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube