PHILADELPHIA DENEYİ (RAINBOW PROJECT)

En son güncellendiği tarih: May 9


Uğurcan UYGUN // Editör: Kemal ALBAYRAK


Ve yine…!

Komplolar, yalanlamalar, “Ya saçmalamayın kardeşim, hiç olur mu ya öyle şey? Hadi amaaaa come onnnn!” Diyenler. Düşündükçe karnına ağrı girenler, anlatmaya çalışsa anlatamayacak olanlar. Can sıkıntısından; bu neyyyy lannn! Diye gözlerini pörtleterek okumaya çalışanlar…

Kemerlerinizi takın ve koltuklarınızı dik konuma getirin 20. Yüzyılın en “hadi canım!” Dedirten deneyini okumaya ne dersiniz?



PHILADELPHIA DENEYİ (RAINBOW PROJECT)

Yer: Philadelphia Limanı / Pennsylvania / U.S.S Eldridge Donanma Gemisi

Tarih: 28 Ekim 1943

A.B.D. 2. Dünya savaşına girdikten sonra, savaşın seyrini değiştirebilmek ve düşman gemilerinin radarlarına yakalanmamak için bazı çalışmalar ve deneysel faaliyetler yürütmüştür. Bunlardan en önemlisi, sonuçları hiçbir zaman kamuoyuyla paylaşılmayan, ancak sadece deneye katılan ve deney esnasında orada bulunan insanların yıllar sonra yaptıkları açıklamalardan öğrendiğimiz Philadelphia, yani ışınlanma deneyidir.

Deney, Philadelphia Deniz Üssü’nde, 104 mürettabatı olduğu söylenen U.S.S Eldrige Gemisinde gerçekleştirilmiştir. Gemi deneyin başlamasından kısa bir süre sonra ortadan kaybolur ve 640 km. uzaktaki Norfolk Deniz Üssü’nde ortaya çıkar!

Deneyle ilgili, 1980’li yıllarda bir film çekilene kadar, ciddi medyatik bir araştırma yapılmasına izin verilmez. Teması sebebiyle, şaşırtıcı, heyecan verici ve araştırması bile gayet de sürükleyici olan bu deneyin, Einstein’in son 30 yılında üzerinde çalıştığı Birleşik Alanlar Kuramı’na dayalı olarak gerçekleştirildiği de en büyük iddialar arasındadır.

Çok fazla teknik bilgiye girmeden söyleyecek olursak, teoriye göre; bir maddeye yüksek değerde manyetik rezonans uygulandığı zaman bir boyut kırılması yaşanır.

Proje ilk olarak “Project Rainbow” resmi adıyla, Chicago Üniversitesi’nde 1930’lu yıllarda başladı ve 1 yıl sonra Princeton Üniversitesi’nde devam ettirildi. Bu projede, bugün kullandığımız, neredeyse her şeyde imzası olan Nikola TESLA ve Albert EINSTEIN’ in yanı sıra ünlü matematikçi ve bilgisayar bilimcisi Dr. John Von NEUMANN’ nın da olduğu söylenir.

Yaşamını Philadelphia Deneyi’ne adayan ve bu konuda, “A’dan Z’ye Philadelphia Deneyi” adlı bir de kitap yazan Dr. Alfred BIELEK, her on yılda bir manyetik enerji alanının tekrar oluştuğunu öne sürüyordu. İddialarına göre; deney günü 1943’ten sonra, 1963 ve 1983 yıllarında da aynı olay yaşanmıştı. Bunların sebebi senkroniazsyondu. Enerji alanları tekrar toplanıyor ve dalgalanarak ortaya çıkıyordu. Dr. NEUMANN, BIELEK’in ölümünün ardından onun anılarında yazdıklarına dayanarak bunları doğrulamıştı.

DENEY GÜNÜ

İlk deney haziran ayında yapılır ve istenilen sonuç elde edilemez. Bu tarihten sonra ekim ayına kadar herhangi bir deneme gerçekleştirilmez. 28 Ekim 1943 günü, saat 17:15’te deney tekrarlanır. Görgü tanıklarının söylediklerine göre gemi, iki devasa jeneratör, vericiler, güç yükselticiler, modülasyon devreleri ve elektromanyetik alan oluşturmaya yarayacak araç gereçlerle donatılır. Hesaplamalara

göre bu jeneratörler ve diğer ekipmanlar çalıştırıldığında geminin güvertesine 4 manyetik ışın yayılacak, kırılmış ışın dalgaları ve radyo dalgalarının etkisiyle tamamıyla sarmalanacak ve gemi radarlarda görünmez olacaktı. Elektromanyetik alan jeneratörleri aktifleştirildiğinde, geminin etrafını yeşil bir duman kaplamaya başlar. Yükselen dumanların ardında gemiyi görmek neredeyse imkânsız bir hal alır. Duman bulutları çekildiğinde deneyin bu sefer tamamen başarılı olduğu anlaşılır ve geminin tamamen görünmez olduğu ölçümlenir. Ancak geminin radarlarda gözükmemesi hesaplanırken, geminin tam anlamıyla ve mürettebatıyla birlikte insan gözüyle de görülemediği anlaşılır. TESLA’ nın ısrarla belirtmesine ve diretmesine karşın gemide mürettebat bulundurulmuş ve şimdi mürettebat da ortada gözükmüyordu. Eldridge gemisi inanılması zor bir şekilde, birkaç saniye sonra 600 km. uzaklıktaki Norfolk Limanı’nda maddesel olarak ortaya çıkar, birkaç dakika boyunca maddesel olarak insanlara gözükür ve ardından tekrar demateryalize olarak Philadelphia Deniz Üssü açıklarında ortaya çıkar.

Gemi geri döndüğünde yolunda gitmeyen bazı şeyler saptanmıştır. Birçok mürettebat yaşadıkları korku şokuyla, gemiden aşağı atlayarak intihar etmiş ya da intihar girişiminde bulunmuştur. Gemiden atladığında ölen mürettebatın cesetleri de hiçbir zaman bulunamamıştır. Hayatta kalanların çoğu akıllarını yitirmiş ve 5 asker de geminin metal gövdesine kaynamıştır. İki askerin elleri geminin metal gövdesine kaynamış olarak bulunur ve kurtarma çalışmaları sırasında, elleri gövdeye yapışan askerlerin elleri kesilerek gemiden kurtarılmıştır. Fiziki ve akli olarak normal fonksiyonlarını yerine getirebilen askerler ise zamanla olağan üstü olaylar yaşamaya başlamış, bir takım doğaüstü yetenekler kazanmış; birden ortadan kaybolan askerler başka yerlerde ya da zamanlarda görülmeye başlamışlardı. Yaşanılan bazı olağanüstü durumlarda duvarların arasından geçebiliyorlar ya da bazıları duvarların arasında sıkışarak can veriyorlardı. Birdenbire taş gibi kaskatı kesilerek bir başkası dokunmadan öylece kıpırdamadan durabilenler vardı. (Bazı ifadelere göre boyutlar arasında sıkışıp kalıyorlardı.) Kısacası sağ kalan personel hiçbir zaman eski sağlığına kavuşamadı ve akıl sağlıklarını yitirdikleri gerekçesiyle emekliye sevk edildiler.

ABD hükümeti klasik bir tavır takınarak tüm bu iddiaları reddetmiştir. Ancak iddialara göre; deney günü tesadüfen orada bulunan ve ticari bir gemi olan Andrew Furuseth’in mürettebatı tüm yaşananlara tanıklık etmiştir. Deneyle ilgili bilinen birçok şey de gemi çalışanlarından Carlos ALLENDE’ in anlattıkları sayesinde öğrenilmiştir.

ALLENDE tüm bildiklerini 1950’li yıllarda, UFO araştırmacısı olan Dr. Morris JESSUP’ a mektuplar yazarak anlatmıştır. Deneyin gerçekleştiğini Dünya’ya ilk duyuran da ALLENDE’ in anlatımlarıyla, JESSUP olmuştur.

ESRARENGİZ BİR ÖLÜM

Ortalık bu iddialarla kaynarken birden, JESSUP 1959 yılında aracının içinde ölü olarak bulunur. Yapılan otopsinin ardından ilk belirlemelere göre; JESSUP, aracının içinde egzoz gazıyla intihar etmiştir! Ölüm günü JESSUP’ın yanında olduğu tahmin edilen tüm notlar ve mektuplarda ortadan kaybolmuştur. (Bir insan egzoz gazıyla niye intihar eder ki?) Ve BİNGO! O tarihten sonra, ALLENDE’ de bir daha ortaya çıkmamıştır…

1240 ton ağırlığındaki U.S.S. Eldridge, 1951 yılında Yunanistan’a devredilir ve 1990’lara kadar Yunan Ordusu’ nda görev almıştır...

Böyle bir olayın varlığından, 1979 yılında yayınlanan ve babamın korkarak okuduğunu ifade ettiği tek kitap olan; Hayalet Gemi’nin yazarları George E. SIMPSON ve Neal R. BURGER’ in yine birlikte yazdıkları, “YOK OLDU” adlı romandan bahsettiğinde, haberim olmuştu…

Kitabın varlığını ilk öğrendiğimiz zamanlar olan 2000’lerin başında, internet erişimimiz çok fazla olmadığı, sosyal medya gruplarının hayatımıza girmesine de epey bir zamanın olduğundan; Ankaralıların çok iyi bildiği Olgunlar Sokak’ın, Zafer Çarşısı’nın sahaflarını az arşınlamamıştım.

Bir 80’ler tutkunu olarak, meraklıları için bir diğer tavsiyem; Yönetmenliğini Stewart RAFFILL’ in yaptığı, 1984 yapımı “THE PHILADELPHIA EXPERIMENT” filmini kaçırmayın

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube