PEYGAMBER ENOK'UN KİTABI


Hermes Yayınları’ ndan çıkan ve okuduktan sonra üzerinde biraz araştırma yaparak bazı bilgiler paylaşmak istediğim konu; Peygamber Enok’un Kitabı. Enok peygamberi biz “Hermes” ya da “İdris” peygamber olarak biliyoruz. Bu kitabın, Musevilik inancının kutsal kitabı olan ve birçok bölümden oluşan Tanah’ın parçası olduğu düşünülmektedir. Kutsal metinlerin kökenini merak edip inceleyen birçok insanın karşısına ilk çıkacak kitaplardan biri olan Enok’un Kitabı’nın ne zaman yazıldığı net olarak bilinmemekte, ayrıca kitap Apokrif kitap statüsünde değerlendirilmektedir.


Apokrif kelimesiyle ilgili aslında birçok tanım var. Türlü sebeplerden dolayı bu tanımlar, güvenilirliği şüpheli olan, kaybolmuş olan, saklanmış olan, okunmaması gereken gibi anlamları taşımaktadır. “Apocrypa” sözcüğünün Grekçe (Antik Yunanca) “Saklı Kitaplar” anlamına gelen “Apocryphos” sözcüğünden geldiği belirtilir. Apokrif olduğu düşünülen metinler, İsa peygamberin doğumundan yüzyıllar önce Yahudilerin tarihi, yaşamı, düşüncesi, gelenekleri ve dini öğretilerini öğrenmek amacıyla önemli bilgiler verir. Eski Ahit döneminde yazılan metinlerin çoğu İbranice veya Aramice yazılmış olsa da elimize ulaşanlar Grekçe metinlerdir. M.Ö. 300’lü yıllarda Yahudi cemaatinden 72 alim, Eski Ahit’i Grekçe’ye çevirir ve apokrif metinler bu sayede korunmaya başlanmış olur. Yapılan çeviri 72 alimin ortak çalışması olduğu için de, bu çeviriye “yetmişler” anlamına gelen “Septuaginta” ismi verilmiştir.


Enok’un Kitabı’nın tam olarak varlığının ispatı aslında Ölü Deniz Yazmaları’nın bulunmasıyla da alakalıdır. Yazmalar 1947 yılında bir çoban tarafından, Ölü Deniz kıyısında Kumran’da bir mağarada rastlantısal olarak bulunmuştur. Daha sonra, bu yazmalar Kudüs Üniversitesi’nin eline geçmiş ve bu mağaralarda araştırmalar başlamıştır. 1958 yılına kadar süren çalışmalarda birçok yazmanın yanı sıra arkeolojik başka bulgulara da rastlanmıştır. 10 yıl süresince 11 mağarada yapılan kazılar 800 kadar yazmanın ve birçok parçanın gün ışığına çıkmasını sağlamıştır.


Enok, Tanrı yanına alınan kişi olarak önem taşımaktadır. Bu yazımın kapak fotoğrafında da göreceğiniz betimleme olan Enok’un göğe yükselmesi ya da gökyüzüne alınması konusu hem Tanah’ta, hem de İncil’de geçmektedir:


“Yeret 162 yaşındayken oğlu Hanok doğdu. Hanok’un doğumundan sonra Yeret 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Yeret toplam 962 yıl yaşadıktan sonra öldü. Hanok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah’ın doğumundan sonra Hanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Hanok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.” (Yaratılış 5; 18-24)


“İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi.” (İbraniler 11;5)


Enok’un Kitabı içerisinde Düşmüş Melekler’den Nuh Tufanı’na, Masonluktan Kabala’ya, Süleyman Mabedi’nden Işığın ve Karanlığın Oğulları’na kadar birçok konuyla bağlantılı metinler var. Benim için özel olan Nefilimler konusu da yine burada çokça bahsediliyor. Konuya destek olması açısından Tanah’ın yaratılış bölümünden Nefilimler ile ilgili bir alıntı yapalım:


“Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler. RAB, ‘Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür’ dedi, ‘İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak.’ İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.” Yaratılış 1-4

Enok’un kitabında “Gözcüler” olarak okuyacağımız Düşmüş Melekler, dünyada insanlarla birlikte oluyorlar ve “Nefilim” (Dev) ırkı oluşuyor. Gözcüler aynı zamanda insanlara inanılmaz bilgiler de veriyorlar:


Meleklerin Düşüşü

* İnsanoğulları çoğalınca, güzel ve alımlı kızları oldu.

* Melekler, göklerin çocukları onları görüp onlara karşı şehvet hissettiler. Birbirlerine dediler ki: “Gelin insanların arasından kendimize eşler seçelim ve onlardan çocuklarımız olsun.”

* Sonra liderleri Semyaza onlara dedi ki: “Bunu gerçekten yapmayı kabul etmeyeceğinizden,

* ve büyük bir günahın cezasını tek başıma çekmek zorunda kalacağımdan korkuyorum.”

* Onlar da ona dedi ki: “Yemin edelim”

* “Ne olursa olsun bu plandan vazgeçmeyeceğimize dair karşılıklı yemin edelim.”

* Sonra hep birlikte yemin ettiler ve planı uygulayacaklarına söz verdiler. Toplam iki yüz kişi, Yeret’in zamanında Hermon Dağı’nın zirvesine indiler.

* O dağa Hermon Dağı demişlerdi, çünkü bu iş için birbirlerine yemin etmiş, vazgeçmemek üzere lanet okumuşlardı.

* Liderlerinin isimleri şöyleydi: Semyaza, Araklba, Rameel, Kokablel, Tamlel, Ramlel, Danel, Ezeqeel, Baraqiyal, Asael, Armarel, Batarel, Ananel, Zaqiel, Samsapeel, Satarel, Turel, Yomyael, Sariel. İki yüz meleğin liderleri bunlardı.

* Onlarla birlikte olan diğer tüm meleklerle birlikte kendilerine eşler aldılar. Her biri kendine bir eş seçti ve onlarla birleşmeye, kendilerini onlarla kirletmeye başladılar. Onlara büyüler öğrettiler. Onları bitkiler konusunda ustalaştırmak için kök kesmeyi de öğrettiler.

* Sonra kadınlar hamile kaldı ve boyları 135 metre olan devler doğurdu.

* Sonunda insanlar onları besleyemeyecek hale gelene kadar, bu devler insanların ürettiği her şeyi tüketti.

* Ve devler yemek için insanlara döndü ve onları yediler. Kuşlara, yabani hayvanlara, sürüngenlere, balıklara karşı günah işlemeye ve sonra birbirlerinin vücutlarını yemeye, hatta kanını içmeye başladılar.

* Ve dünya bu vicdansızlardan şikâyetçi oldu.

* Azazil insanlara kılıç, bıçak, kalkan ve zırh yapmayı öğretti. Ayrıca onlara metal işçiliklerini gösterdi: Bilezikler, takılar, boya kullanımı, kaşların güzelleştirilmesi, en değerli ve seçkin taşların kullanımı ve topraktan çıkan maddelerin ve metallerin boyanması.

* Kötülük arttı. Çok zina işlediler ve yoldan çıktılar.

* Semyaza büyü yapmayı ve kök kesmeyi,

* Armaros büyü çözülmesini,

* Baraqiyael astrolojiyi,

* Kokabel takımyıldızları,

* Ezeqeel bulut bilgilerini,

* Araqiel toprak bilgilerini,

* Shamsiel güneş bilgilerini ve

* Sariel de Ay’ın hareketlerini öğretti.

* İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göklere ulaştı.


Bütün bu olanlardan sonra beş melek dünyada yaşananları görüyor ve bunları Tanrıya anlatmaya karar veriyorlar. Buradaki beş melek Mikail, Cebrail, Rafael (İsrafil), Suryal ve Uriel’dir (Azrail). Yazılana göre Tanrı, Azrail’i Nuh Peygamber’e gönderiyor ve Tufan’ı, Tufan’ın nasıl olacağını, Tufan’dan nasıl korunması gerektiğini bildiriyor. İsrafil’in görevi, insanlara bilmemeleri gereken bilgileri veren Azazil’i çöle gömmek oluyor. Cebrail, gözcüleri insanların arasından çıkarmakla; Mikail ise diğer suçlu Düşmüş Melekler’i ortadan kaldırmakla görevlendiriliyor.


* Sonra Mikail ve Cebrail, Rafael, Suryal, Uriel göklerden aşağı bakıp dünyada dökülen hesapsız kanı, işlenen sonsuz kötülükleri gördü. Birbirlerine dediler ki:

* “Boşalan dünyanın çığlıkları göklerin kapısına ulaştı.

* İnsanların ruhları bize sesleniyor ve durumlarını En Yüce’ye bildirmemizi istiyorlar.” Onlar da Kral’a, Tanrı’ya dediler ki: “Ey Tanrıların Tanrısı, Kralların Kralı! Senin ışıktan tahtın ebedidir ve adın tüm çağlarda ilelebet kutsanır, övülür.

* Her şeyi sen yaptın. Gücün her şeye yeter. Karşında her şey açık ve çıplaktır. Her şeyi görürsün ve hiçbir şey kendini senden gizleyemez.

* Azazil’in neler yaptığını, dünyaya nasıl tüm kötülükleri öğrettiğini, göklerin ebedi sırlarını nasıl ifşa ettiğini gördün.

* Arkadaşları arasında liderlik gücü verdiğin Semyaza da büyüler öğretti. İnsanların kızlarıyla birlikte oldular, onlarla yattılar, kendilerini kirlettiler

* ve onlara her tür günahı gösterdiler.

* Kadınlardan devler doğdu,

* sonra da tüm dünya kan ve günahla doldu.

* Bak şimdi ölenlerin ruhları ağlıyor

* ve çığlıkları cennetin kapılarına ulaşıyor.

* Dünyadaki adaletsizliklerden dolayı feryatları dinmek bilmiyor.

* Sen her şeyi olmadan önce bilirsin. Olanları biliyorsun, izin veriyorsun

* ama bize tüm bunlar karşısında ne yapacağımızı söylemiyorsun.”

* Sonra, En Yüce Olan konuştu. (Tanrı)

* Arsayalalyur’u (Azrail) Lamek oğluna (Nuh) yolladı

* dedi ki: “Git ona benim adımla de ki: ‘Kendini sakla!’

* Ve ona gelen sonu göster. Çünkü dünya yıkılacak. Tufanın suları tüm dünyaya gelmek üzere ve dünyanın üzerindeki her şeyi yok edecek.

* Nuh’a bu tufandan nasıl kurtulacağını öğret ki dünyanın gelecekteki tüm nesilleri için tohumu korunabilsin.”

* Sonra Tanrı Rafael’e dedi ki: “Azazil’in elini ayağını bağla ve onu karanlığa koy. Dudael’deki çölde bir yer aç ve onu oraya koy.

* Üzerine sivri ve sert kayalar koy. Tamamen karanlıkla örtülsün

* ve sonsuza kadar orada kalsın. Yüzünü de kapat ki ışığı göremesin.

* Büyük yargı gününde Azazil ateşe atılacak.

* Meleklerin mahvettiği dünyayı iyileştir ve yaşam ver ki orayı yeniden canlandırabileyim.

* Gözcülerin açıklayıp çocuklarına öğrettikleri tüm gizli şeyler yüzünden tüm insanoğulları yok olmasın.

* Azazil’in öğrettikleri yüzünden tüm dünya kirlendi. O yüzden tüm günahı ona yükle.”

* Sonra Tanrı Cebrail’e dedi ki: “Gayri meşruluğun, yozlaşmışlığın, ahlaksızlığın ürünü olan çocukların karşısına çık ve o Gözcüler’in çocuklarını insanların arasından çıkar. Onları oradan çıkar ve birbirlerine düşür ki birbirlerini yok etsinler. Çünkü fazla günleri kalmadı.

* Hepsi sana yalvaracak ama ne onların ne de babalarının istekleri yerine getirilmeyecek. Sonsuz bir yaşam umuyorlar ama her biri yalnızca beş yüz yıl yaşayacak.”

* Sonra Tanrı Mikail’e dedi ki: “Semyaza’ya ve onunla birlikte olanlara, pisliklerini bulaştırmak için kendilerini kadınlarla birleştirenlere suçlarını bildirin. Tüm oğulları birbirini katlettiğinde, sevdiklerinin yok oluşunu gördüklerinde, neticesi sonsuza kadar sürecek olan yargılama gününde sonları gelene kadar, yetmiş nesil boyunca onları alçak yerlere zincirleyin.

* O günler geldiğinde işkenceyle ateş çukuruna gönderilecek, sonsuza kadar hapsedilecekler.

* Tüm nesillerin sonuna kadar birlikte yanıp yok edilecekler.

* Tüm bu yozlaşmışların ruhlarını, Gözcüler’in çocuklarını yok edin, çünkü onlar insanlığa zulmettiler.

* Tüm zalimleri dünyanın üzerinden temizleyin.

* Tüm ahlaksızlıkları sona erdirin

* ki adaletin ve gerçeğin ağacı ortaya çıksın.

* Doğruluk ve adalet sonsuza kadar sevinçle sürsün.

* Sonra tüm suçsuzlar ölümden kurtulacak, bin tane çocukları olana kadar yaşayacaklar. Gençliklerinin ve yaşlılıklarının tüm dönemini huzur içinde tamamlayacaklar. O günlerde tüm dünya üzerinde adaletle çalışılacak. Her yeri ağaçlarla kaplanacak, bereket olacak.

Bu konu ile ilgili detaylı bilgi için Hermes Yayınları’nın yayımladığı Enok’un Kitabı’nı, konuyu araştırırken denk geldiğim Diamondtema’nın makalesini ve youtube videosunu kaynakçada belirtiyorum.

Yanlışlarım, eksiklerim ve eklenmek istenilen her şey için bana ulaşabilirsiniz.

Teşekkür ederim.



Kaynakça:


1- Hermes Yayınları – Enok’un Kitabı


2- https://medium.com/@diamondtema/peygamber-enok-hanokun-kitab%C4%B1-d8140e39b9e9

3- https://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?mc=3


4- https://www.bible.com/tr/bible/170/GEN.1.TCL02


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube