© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

ONLARIN VARSA BİZİM DE VAR!!!


Geçen gün bir haber dikkatimi çekti: "Dünyanın en genç üniversite mezunu olması beklenen Laurent 9 yaşında elektrik mühendisi olacak" !!!!! ????

İnternette arayınca hakkında birkaç haber vardı. Bende en son yayınlanan güncel haberi okudum. Laurent Simons, Belçika'nın Oostende kentinde doğdu. 6 yaşında liseye başladı. IQ düzeyi 145 olan Laurent, okulda sıkıldığı için Amsterdam Üniversitesi Tıp Fakültesinde bir araştırma projesine başladı. 8 yaşında Belçika'nın Brugge kentinde matematik bilimleri üzerine lise diploması alan Laurent, ailesi ile birlikte Hollanda'ya taşındı. ABD'deki Stanford ve Fairfield üniversitelerinin üstün yetenekli çocuklar için açtığı kurslara katılan Laurent, gittiği her yerde, "en küçük öğrenci" oldu. Eğitim hayatının 3. yılında üniversite diploması alacak olan Laurent, diğer öğrencilerin 10 haftada ustalaştığı bir konuyu, bir hafta içinde kavrayabildi. Laurent, okul yaşamı dışında normal bir çocuk gibi yaşıyor. Laurent, 10. doğum günü olan 26 Aralık'tan önce, şu anda 10 yaşında ABD'deki University of Alabama'dan mezun olan Michael Kearney'e ait olan, dünyanın en genç üniversite mezunu unvanını elde etmek istiyordu. Ancak üniversite yönetimi, Laurent'in ünvanı elde etmesi için son zaman olan 26 Aralık'da mezun olmasının gerçekçi olmadığı savundu. Lydia ve Alexander Simons çifti ise üniversitenin sunduğu bu takvimi kabul etmediği için Laurent'in eğitimine son verdi. Oğlunun, her sınavı bir haftada verdiğini belirten babası, kursun 1 haftayı geçmesi durumunda Laurent'in çabuk sıkıldığını ve bu nedenle üniversitenin takviminin, Laurent'in planlarına uymadığını söyledi. Babaya göre, ABD'de üstün yetenekli çocukların üniversiteye gönderilmesi konusunda çok fazla olanak sunuluyor.  Laurent'in ABD'deki en iyi üniversiteye gideceğini açıkladı. Ancak, yapılan sözleşme uyarınca üniversitenin adını vermedi. Allah başarısını daim etsin.

Bu haberi okuyunca tabii biraz bozuldum, "Onlarda var da biz de yok mu?" dünyaca tanınan bildiğim bir kaç isim vardı dahi çocuk olarak. Hemen araştırdım, benim bildiklerim dışında birkaç isim daha öğrendim. Bakalım bizim dahi çocuklarımız kimlermiş?

✏️ Mahmut Gazi Yaşargil (d. 6 Temmuz 1925, Diyarbakır), Türk bilim insanı ve nörocerrah. Ankara Atatürk Lisesinde lise eğitimini tamamladı. Ankara Üniversitesini kazandı. 1944 yılında Almanya'daki Friedrich Schiller Üniversitesinde çalışmalarını sürdürdü. 1945'te Basel Üniversitesi'ne ve aynı üniversitede 1950 yılında doktorasını yaptı. 1965 ve 1967 yılları arasında, ABD'nin Burlington kentindeki Vermont Üniversitesinin Nöroşirüji Bölümünde, mikrovasküler cerrahi alanında çalışmalar yürüttü. Avrasiya Akademiyasının kurucu üyelerinden biridir. Mikrosinir cerrahisinin kurucusu olan Gazi Yaşargil "Beyin ve Sinir Cerrahı", "Profesör Doktor", "Yüzyılın Beyin Cerrahı" unvanlarına sahiptir. Yaşargil epilepsi ve beyin tümörünü kendi bulduğu yöntemlerle tedavi etmiş. 1953'ten emekli olduğu 1999 tarihine dek Zürih Üniversitesi ve Zürih Üniversite Hastanesindeki Sinir cerrahisi Departmanında ilk hekim, başhekim, sonrasında profesör ve başkan olmuştur. 1999'da Geleneksel Sinir Cerrahları Kongresinde "Yüzyılın Sinir Cerrahı" (1950-1999) seçilmiştir. 1976 - İsviçre Federasyonu Marcel-Benoit-Ödülü, 1997 - Nöroşirürji Dernekleri Dünya Federasyonu Altın Madalya, 2000 - Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası, 2002 - Uluslararası Francesco Durante Ödülü, İtalya gibi birçok uluslararası ödül kazanmıştır.

✏️ Suna Kan (21 Ekim 1936, Adana), Türk keman virtüozu. "Harika Çocuk" olarak yeteneği küçük yaşta tespit edilen sanatçı, Türkiye'nin en iyi keman virtüozların den birisi olarak tanındı; uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında solist ve baş kemancı olarak görev yaptı. 1971'den bu yana "devlet sanatçısı" unvanını taşır. Cenevre Yarışması birincilik madalyasını (1954), Viotti Yarışması birincilik ödülünü (1955), Münih Yarışması İkincilik ödülünü (1956), Long-Thibaud Yarışması Paris Kenti ödülünü (1957) kazandı.

✏️ Gülay Uğurata, (d. 1940 - ö. 14 Aralık 1995). Türk piyanist, müzisyen. Beş yaşında piyanoya başladı. 1947'de İstanbul Belediye Konservatuvarı'na girerek Ferdi Ştatzer'in öğrencisi oldu ve konservatuvarı 1955'te bitirdi. 1956'da Bavyera Müzik Akademisinin bursuyla Almanya'ya gitti. Öğrenciliği sırasında Münih Filarmoni Orkestrası ile konçertolar seslendiren piyanist, girdiği yarışmalarda ödüller aldı.( 1958 Bad Gastein Yarışması, birincilik (Avusturya), 1959 Akademiler Piyano Yarışmasında ikincilik (Almanya), 1960 Busoni Yarışmasında diploma (İtalya)). 1971 yılında "Devlet Sanatçısı" unvanıyla onurlandırılan ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının yıllarca solistliğini yapmış olan Uğurata'nın piyano edebiyatının yapıtlarına ilişkin zengin nota koleksiyonu, ölümünden sonra Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na bağışlandı.

✏️ İdil Biret, (d. 21 Kasım 1941, Ankara), Türk piyano sanatçısı. Müziğe olan ilgisi iki yaşında başlayan İdil Biret, dört yaşında Bach'ın prelüdlerini çalmaya başladı. Henüz yedi yaşındayken, "Harika Çocuklar Yasası" ile  Paris Konservatuvarına gönderilen Biret, burada 20. yüzyılın önemli pedagoglarından Nadia Boulanger ile çalıştı. Sekiz yaşında Paris Radyosunda ilk konserini verdi.  Biret, 11 yaşındayken Kempff ile Mozart'ın İki Piyano İçin Konçertosu 'nu Paris Champs-Elysees Tiyatrosu'nda çaldı. Biret'in aldığı ödüller arasında "Lili-Boulanger" (Boston), "Harriet Cohen/Dinu Lipatti" (Londra), Polonya hükumetinin "kültür liyakat" ve Fransız hükumetinin "Chevalier de I'Ordre National de Merite" nişanları da bulunmaktadır. İdil Biret, 1971 yılından beri devlet sanatçısıdır.

✏️ Fazıl Say (d. 14 Ocak 1970, Ankara), Türk klasik batı müziği piyanisti ve besteci.  Dudak damak yarığı ile dünyaya gelen Say, bebeklik döneminde bir ameliyat geçirdi ve yarık dudağı dikildi. Doktorunun üflemeli çalgı çalması önerisi üzerine melodika çalmaya başladı. Dört yaşında piyanoya başlayan Say, Ankara Devlet Konservatuvarında Üstün Yetenekli Çocuklar için Özel Statüde öğrenim görerek 1987'de konservatuvarın piyano ve kompozisyon bölümlerini tamamladı. Çalışmalarını Alman bursuyla Düsseldorf Müzik Yüksek Okulunda sürdürdü. 1991'de konçerto solisti diplomasını alırken, 1992'de Berlin Tasarım Sanatları ve Müzik Akademisinde piyano ve oda müziği öğretmenliğine getirildi. 1994'te Genç Konser Solistleri Avrupa yarışmasında birincilik kazanan Say, 1995'te New York'ta yapılan kıtalar arası yarışmanın da birincisi olarak konser kariyerine başladı. 2008'de Avrupa Birliği tarafından "Kültür Elçisi" unvanıyla görevlendirildi. Paul A. Fish Vakfı Ödülü 1995, Le Monde de la Musique Ödülü 2000, Echo Müzik Ödülü 2013 gibi birçok ödüle sahip sanatçımız çalışmalarına devam etmekte.

✏️ Bilge Demirköz (1980), Türk bilim insanı ve fizik profesörüdür. İstanbul Amerikan Robert Lisesinde okurken TÜBİTAK proje yarışmasında matematik dalında Türkiye'de verilen ilk ödülü almıştır. Beş yaşında okula başlayan Demirköz, Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde matematik, fizik ve müzik okudu. MIT'te doktoraya başladı. 2 yıl NASA'da çalıştı. Doktorasını   İngiltere Enerji Bakanlığının senede beş kişiye verdiği Dorothy Hodgkin bursu ile Oxford Üniversitesinde ATLAS deneyinde (CERN) üç yılda tamamlamıştır. 2004'de Atina Olimpiyat Meşalesini taşıdı. UNESCO Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü, British Council Mesleki Başarı Ödülü gibi uluslararası ödülleri olan Demirköz çalışmalarına ODTÜ'de devam etmekte.

✏️ Can Yeğinsu (d. 12 Kasım 1980, İstanbul), Türk hukukçu. Londra 4 New Square Chambers'ta barrister avukat, New York Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Washington D.C. Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi ve İstanbul Koç Üniversitesinde Hukuk Profesörüdür. Oxford Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümlerini çift ana dal derecesi yaparak tamamladı. Ardından eğitimine Jane Eliza Procter bursu ile Princeton Üniversitesinde devam etti.  Londra Şehir Üniversitesinde hukuk eğitimi almaya başladı. Burada başladığı hukuk eğitimini tamamlayarak iki yılda mezun oldu. Sonrasında hukuk eğitimine devam etmek üzere Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi burslu olarak kabul edildi ve birincilikle mezun oldu. Harvard Üniversitesinde ilk kez bir Türk, okulu birincilikle bitirmesi dolaysıyla kürsüde konuşma yaptı. 2013 yılında, İngiltere’de Legal Week tarafından İngiltere’nin en iyi 10 avukatından biri olarak gösterildi.

Bunlar ilk göze çarpanlar, gözümüzden kaçanlar ya da keşfedilmeyi bekleyen daha nice dahi çocuklarımız var. Bir gün hepsinin keşfedilmesi dileğiyle...

Hazırlayanlar: Melda Meriç- Özgün Onat