En son güncellendiği tarih: Nis 18


Senden düştüm bu dünyaya, milyonlarca spermlerinden sadece biriyim.Ne olarak düştüysem onu kabul etmek zorundaydın. Hataysam hata olarak kabul edecektin, sevgiysem sevgi olarak kabul edecektin beni. Çünkü ben sendendim ,ben ilk önce koşup düştüm anamın rahmine milyonlarcasını bıraktım geride.Bence bir mucizeyim baba. Ol denilenin mucizesi.


Doğduğum gün dünyadakiler için sıradan birgündü. O günün en fazla bir yıl öncesinde dünyaya geleceğimi kimse bilmiyordu. Ben yoktum,benliğim yoktu,yok olduğumu ben bile bilmiyordum.


Hiç gelmeseydim ben bile yokluğumu fark etmeyecektim.Ne özleyen olacaktı,ne de yolumu gözleyen.Ne hata olacaktım ,ne de hata olmayan,ne nefret olacaktım,ne de sevgi..


Annem ve babam onların bile aklına gelmeyecektim.Eksikliğimi fark etmeyeceklerdi.Eksikliğimden yakınmayacaklardı. Ben gelmediğim için kimse üzülmeyecekti,ben olmadım diye kimse mutsuz da olmayacaktı.Doğmadan önceki hayatımı iki ayrı zamana alsam öncesi ve sonrası diye doğumumdan önce kimse beni anmaz , hatırlamazken,bilmezken beni önce yaratıcım andı.


Beni yaradılışımdan önce tanıdı ,beni yaradılışımdan önce sevdi... Ben yokluğumun farkına bile varmazken,benim var edilmemi sağladı.Varlığımın bile farkında değilken bir yüz verdi.Beni herkes hesaba sonra kattı.Yoksa ki kimin umurundaydım ben.Şimdi varım,buradayım tamda olduğunuz yerde. Venim ben ,ben milyonlarca spermlerden milyonlarca mucizelerden biriyim.


Kimim mi ben; yolda yürürken gördüğün insanlardan biriyim ,karşılaştığın bir arkadaşın gibi,ayna da gördüğün bir yüz gibiyim,senin gibiyim işte ben de..

Herkesten bir parça var bedenimde dağılmış bir puzzle parçası gibiyim bulduğunu yerine koyan.


Bütünü görsek gözü kapalı toplardık parçaları.Gözlerimiz yarı açık bir oyunun içindeyiz. Tam açmak da elinde ama kuralları var.Kör olmamak…


Çıplak gözle bakılmayacak kadar fazla bir ışık varsa etrafta dikkatli açmak lazım,alıştırmak lazım bekli de tüm duyularını,tüm bedenini hazırlamak, farkındalık kazanmak lazım.


Dünya denilen yere bu dünyaya doğmuşum.Kendime ait bir dünyam daha var başkalarınkine benzemez.Başkayım doğuştan farklıyım,onlara göre öyleyim.Başka bir rengim,başka bir notayım senin gibi ender görünen renklerdenim ya da değilim...


Sorgularım,düşünürüm gülerim,ağlarım da ama ben hayat arkadaşlarımı yarenlerimi aşığımı kendime benzeyen bedenlerden seçerim.Onları beklerim beklerken hep bir gelenler olur .


Aracı olurum onlara belki bir durağa bırakırım ,bekli de bir kanal olur farkındalık kazandırırım.


Enerjilerinden etkilenirim,bir bakmışsın onlar gibi olurum.Enerjim enerjilerine ,enerjileri enerjilerime karışır bundan da korkarım.Kimine göre çok tuhaf ve korkunç bir şey olabilir aslında ama o kadar küçük bir detay ki aslında.

Baktığınız zaman hepimiz aynı hayatı yaşıyoruz aslında değil mi sıkıntılarımız, üzüntülerimiz, sevinçlerimiz,aşklarımız muhabbetlerimiz...


Kimi karıncanın acısını hisseder,kimi ona yük olur ezer geçer böyle bir dünya burası .

Ve sonra bu dünyada ailemdekiler de , içindekiler de hep başka biri olmamı ister benden.

Benden kendileri gibi olmamı istedikçe,ben ellerim ceplerimde kırlık yollarda ıslık çalmak isterim.


Şirketler yönetip,insanlar yönetip para destelemem istendikçe , bense yaz yağmuru olup ferahlatmak isterim ortalığı.Ayaz tutmuş dünyaya kar gibi yağıp birbirine değmeden ama birilerine değip düşüp yumuşatmak isterim ortalığı. Onlar gerçekleri duymak istedikçe ben inadına kendimi oyup gerçek dünyamı inşa etmek isterim içime içime.Sesler ,sözcükler biriktiririm içimde ben onlara heyyy gözlerime bakın dedikçe onlar bir boşluğa bakar gibi bakarlar bana.Sonra da seni görüyoruz ve anlıyoruz derler. Herkesin,herkesi anladığını sandığı fakat kimsenin kimseyi anlamadığı burada.


Hep bir kandırmaca içine girdiler unuttular.Ama ben unutmadım sen de unutma,nankörlük etme. ”O” sana küsmüyor,sadece hatırlamanı istiyor ,bekliyor sabırla.

En çok unutulmak yaralar kalbi,yani o ki onca yükü çeken gönül unutulmanın yükünü tahammül edemiyor.Neden unutmayı seçersin inadına hatırla,yaralama,ruhunun yaralarına merhem olan sensin çağdaş dünya unutmanı istiyor,üzerini ört diyor.Uğraşsan da örtülmüyor,unutulmuyor,unutturmuyor.


Anti depresanlar,uyku hapları,tedaviler ne kadar ,ne varsa işe yaramıyor,yetmiyor .Oysaki yaralarını iyileştiren de o hatırlatarak iyileşmeni sağlıyor.”O”nun yolu hatırlatma yoludur.


Enerjim başkalaştıkça başkalaştım. Zırhlandım,güçlendim... Tüm sıfatlarımı soyundum üstümden,gerçek sıfatımla kaldım.Ben kendi insanlığımın da yuvarlanıp düşmesine izin vermeyeceğim.Ben yapacağım bunu ben yükselteceğim.

Ben kalemi bilirim,ben kağıdı bilirim,ben onların sesiyim.Ant içtim kendimi bırakmamaya ,ant içtim ben kendimi yaşatmaya,inandım… İnadım inat ,sözüm söz,yeminim yemin...


Ben..

Ben kim oluyorum ki,sen değil misin ki beni kan uykumdan uyandıran,sen değil misin ki beni düşlerimde bulan ,çağıran ,ben miyim şimdi çağıran, ben miyim yaşatan ?


Uyanmak zordur.Ey ruhum sen değil misin beni kanatlandıran,sen içimdeki asıl sen benim kanatlarımsın,hadi şimdi en zirveye bu bir mutlu son çünkü.

Sonunda bir başlangıç var.Bazen bitti dediğin yerde hayat yeniden başlar.


Yazan: Rabia Spor


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube