Neslihan Yeldan ile Söyleşi

En son güncellendiği tarih: May 4


Bir Demet Tiyatro'da Füreya karakteriyle hatırladığımız Neslihan Yeldan ,şimdilerde İstanbullu Gelin dizisinde Senem karakterine hayat vermektedir. Neslihan Yeldan, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, ayrıca seslendirme sanatçısıdır. Şimdi ünlü oyuncuyu kendi cümleleriyle tanıyalım.



1. “Teyzoş" ile benzer yönleriniz var mı? Sizin de başınıza  “ Pişmiş tavuğun başına gelmez “ denilen  olaylar geliyor mu ?

  Oynadığım karakterlerle benzer yönlerim olmamasına çalışırım ama sonuçta çıkan kadın benim bedenim, benim ruhumdan bir parça.

Yine de Senem karakteriyle benzemiyoruz . Ben Senem ’e özel bir yürüyüş bile buldum.  Sete girdiğim anda o oluyorum . O yüzden  3 yıldır sokakta herkes  ee siz gençmişsiniz, aaa güzelmişsiniz, ama zayıfmışsınız der .





2.Siz de Senem gibi vurdumduymaz, az biraz çılgın mısınız?

  Vurdumduymaz değilim, aslında Senem de değil  . Bir sürü insanın derdini  kendine dert ediniyor. Çılgın olan , az deli olan insan kendini böyle tanımlamaz, bu etiketi başkaları yapıştırır diye düşünüyorum .

3.Yaptığınız en çılgınca şey neydi ya da hiç çılgınlık yaptınız mı ?

      Başkası için çılgınlık benim için sıradan olabilir . Ama 20'li yaşlarımda Kanada'ya gidip, resim satıp para kazanıp, otostopla Amerika’ya  gitmek biraz çılgıncaydı sanki.  Yollarda her tür araba ve insanla karşılaştım tabii . Pişman değilim .

4.Senem , sizin gibi incecik bir teyze değil de  Adile Naşit , Belkıs Dilligil  gibi bir teyze olsaydı , Charlize Theron gibi rol gereği kilo alır mıydınız?

   Çok ince biri değilim . Hatta kilo takıntılı biriyim  maalesef ama yemek yemeyi de seviyorum .Türkiye’de bir dizi ya da oyun için kilo almayı düşünmem , onun kastını bulurlar zaten . Ama Hollywood ‘da  büyük bütçeli bir iş olursa belki.


5.Daha önce  “ Güzel yemek yaptığınızı , annenizden güzel yemek pişirdiğinizi , dünya mutfağına açıldığınızı “ söylediniz.  Hem güzel yemek pişirip hem de böyle incecik kalmak nasıl oluyor ?

  Çok yememeye, her şeyi kararında bırakmaya, spor yapmaya çalışıyorum.Mümkünse asansör kullanmıyor, arabayı uzağa park edip yürüyorum.

6. Oğlunuzun da oyuncu olmasını ister misiniz ?


   Aslan zaten oyunculuk yapmak istiyor ama ben onun devler liginde oynamasını isterim tabi.Sıradan bir oyuncu olmasın.Büyük projelerin aranılan ismi olsun.

   7. Senem de anne oldu, siz de annesiniz. Annelik hayatınızda neleri değiştirdi?

     Her şeyi :) Hayata bakışımı, endişelerimi, sorumluluklarımı, geleceğimi, gündelik hayatımı, küçük depresyonlarımı.

8. Oyunculukta kurallarınız var mı?

   Bu ülkede istediğiniz her şeyi yapamıyorsunuz ama sanırım çok da yapmak istemiyorum.Sevişmem, soyunmam gereken işlerden mümkün olduğunca uzak duruyorum.Ya da bir kesimin dinini, geleneğini rencide edecek bir işin içinde asla olmam.

   9. Oyuncu olmak için ne gerekiyor? Sadece istemek ve dış güzellik yeterli mi?

    Oyuncu olmak için iyi gözlem yapabilmek, insan psikolojisini anlamak ve parlak bir yetenek gerekiyor.Bir sürü güzel denemeyecek fiziğe sahip şahane oyuncular var, tabi ki güzel ya da yakışıklı olmak bir kıstas değil ve olmamalı.İstemek de yetmez, zaten kimle konuşsam istiyor:) Eğitim, eğitim, eğitim...


10.  Şimdiye kadar oynadıklarınız içinde sizi en zorlayan karakter hangisi?

    Her rolü kendi içinde zor bulurum, çıkartana kadar da sancılı bir süreç geçiririm.Başka bir insanı bedeninden çıkarmak kolay mı? Ama sanırım beni en zorlayan karakter Craft’ta 2 sezon oynadığım Yen’deki Maggie’dir.

11. Rolünüze nasıl hazırlanıyorsunuz, karakteri sindirmek için neler yapıyorsunuz?

    Dramaturji yaparak. Ne sever, nasıl konuşur, nasıl bakar, zayıflıkları neler, karakterinin en güçlü tarafları hangileri gibi.



  12. Oyuncu koçluğu yapmayı düşünür müsünüz?

   Oyuncu koçluğu yapıyorum zaten. :) Gençlerin gelişimine katkıda bulunmak çok hoşuma gidiyor.Öğretirken ben de öğreniyorum.

13. Kamera önünde oynamak mı, sahnede canlı performans mı daha keyifli?

   Sahnede seyirciyle birebir aynı anda ve mekanda olmak çok keyifli, belli bir saat içinde performansının her gece farklı olması, sonunda alkış almak çok güzel.Ama kameranın da büyüsü ayrı, daha çok insana ulaşmak, ekranda kendini izleyip eleştirebilmek, performansının yansımasını uzun soluklu yaşamayı da seviyorum. Ayırt etmem zor.

14. 2014 yılında Malatya Uluslararası Film Festivali' nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü aldınız. Ödüller hakkında ne düşünüyorsunuz?

  Ödüller her zaman motive edici oluyor, yaptığın işin görüldüğünü fark ediyorsun. Ben de bir jüri üyesiyim ve en doğrusunu seçmeye gayret ediyorum.

  15. Kendinizi izlediğinizde tarafsız eleştiriyor musunuz? Keşke daha farklı oynasaydım dediğiniz oldu mu?

  Tabi eleştiriyorum, kendime gayet acımasız davranabiliyorum.

16. Özel hayatınızda duygularınızı kontrol edip, oyunculuğunuzdan yararlanır mısınız?

   Oyuncu olduğum için gerçek hayatta da oynadığımı düşünenler yanılırlar.Ama bir çok insan oyuncu olmasa da beyaz yalanlar söyleyebilir, "mış gibi" yapabilirler. Duygularımı saklamayı değil, coşup yaşamayı severim.

17.  Hepimiz insanız, mutlaka dolduğumuz zamanlar oluyor. Siz, rahatlamak, stres atmak için ne yapıyorsunuz?

  Aşık olmayı severim 

18. Okurlarımıza son söz olarak ne söylemek istersiniz?

Herkese sevgi ve saygılarımı iletiyorum, huzur, sağlık, sanat, hoşgörü, laiklikle geçsin ömürleriniz. Dünyayı güzelleştirmeye uğraşalım, herkes elinden geldiğince minik minik çabalasa çok yaşanılası olur buralar.


Hazırlayan: Nihal Doğan Taş

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube