MEZARIN LANETİ

En son güncellendiği tarih: Nis 20


Bu ayın yazı konusu; göz kamaştıran hazineleri ile mezarı açıldıktan sonra ünlü olan firavun: Tutankhamun ya da Tutankamon. Neden? Çünkü 4 Kasım 1922'de İngiliz arkeolog Howard Carter ve ekibi, Tutankamon'un mezarını keşfetti ve 29 Kasım 1922'de Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı. Dolayısıyla yazmak şart oldu.

Önce bu müthiş buluşu yapan arkeolog Howard Carter'ı tanıyalım. Howard Carter (9 Mayıs 1874 - 2 Mart 1939), İngiliz arkeolog ve Mısır bilimci. Mısır'ın Luksor kentindeki ünlü Krallar Vadisinde firavun Tutankamon'un mezarını keşfetmesi ile ün kazanmıştır. Buna rağmen Mısır'dan çok uzakta ölmüş ve cenazesine sadece Lady Evelyn katılmıştır. Mısır'da arkeoloji çalışmaları yapıp, Sir F.Petrie'nin Tell el-Amarna kazılarına katılan (1892)  Carter, Mısır hükumeti tarafından eski yapıtlar müdürlüğüne atandı. Teb kazılarına katılıp (1910) Mısır kraliçesi Hatşepsut'un mezarının bulunmasında önemli rol oynadıktan sonra Lord Carnarvon'la iş birliği yaparak Teb'de Krallar Vadisinde araştırmalara başladı ve Çocuk Kral Tutankhamun'un mezarını keşfetti (1922). Fakat bu keşiften sonra talihsizlikler yaşadı. Antik Çağ Servisi ile çok ters düştü. Times gazetesine verdiği imtiyazlar yüzünden Mısır basını onu hiç sevmedi. Lord Carnavon ile de şiddetli bir tartışma yaşadı. Carnavon'ın yaşarken izin vermemesine rağmen, o öldükten sonra Lady Evelyn ile evlendi. Howard hayatının son zamanlarında yoksulluk çekti. Başlıca yapıtları: IV. Thutmosis'in Mezarı (1904) ve Tutankamon'un Mezarı (ilk iki cilt 1923, 3. cilt 1933).

Tutankhamun ya da Tutankamon (Mısırca, Amun`un yaşayan resmi veya Amun şerefesi adına anlamında), Mısır firavunu. MÖ 1332-MÖ 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı Tutankhaton'dur. Mısırda ilk kez tek tanrılı Aten dinini kuran, IV. Amenotep'in oğludur. Babası ölünce, başka bir anneden olan üvey kız kardeşi Ankhesenamen ile evlenerek tahta çıktı. Saltanatının ilk yıllarında, Mısır'ın eski çok tanrılı dinine dönüş yaşandı. Kendisi de Tutankhaton adı yerine Tutankhamun adını aldı. Böylece, IV. Amenhotep'in kurduğu Aten dini söndü. Tutankhamun'un çağı barış içinde geçti.

 Carter tarafından bulunan Tutankamon’un mezarı Krallar Vadisinde yer almaktadır. Tutankhamun'un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezarı 1972'de Londra'da ve daha sonra ABD'de sergilenmiştir.

Tutankamon'u mezarı keşfedildiğinde mezar hiç soyulmamış ve hazinesi yerli yerinde duruyordu. Bu Tutankamon'u diğer firavunlardan ayıran önemli özelliklerinden birisiydi fakat en önemlisi değildi. Çünkü en önemli özelliği mezarının açılmasıyla birlikte ortaya çıkan lanet dedikodularıydı.

Tutankhamun efsanesi:

Kral Tutankhamun'un mezarı, diğer kralların mezarlarına göre oldukça gösterişlidir. Tutankhamun'un genç yaştaki sıradışı ölümünün nedeni bugün bile pek bilinmemektedir. Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür. Bir kısım araştırmacılara göre mezar bir soylu için hazırlanmaktaydı fakat o sırada Tutankamon ölünce aceleyle buraya gömdürüldü. Ancak mumyasının kafatası sol kulağının arkasında zedelenme bulunduğu için şu anki Mısır bilimcilerinin son açıkladığı durum Tutankhamun'un generali olan Horemheb'in yönetimi ele geçirme amacıyla Tutankhamun'un kafatası arkasına sert bir cisimle vurmuş olabileceği tezidir.

Tutankamon’un mezarı iki odadan ve ilk odaya inen bir merdivenden oluşmaktadır. İlk odada bir at arabası, Tutankamon’un tahtı ve bunlar gibi Tutankamon’un hayattayken kullandığı paha biçilemez eserler bulunmuştur. Bu oda bulunduğunda, odanın Krallar Vadisinde yer almasından dolayı, bir mezar olması gerektiğini düşünen Howard Carter ve arkadaşları odanın duvarlarına vurarak duvarın arkasındaki boşlukları aradılar. Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı. Duvarın arkasındaki bir odada, yeni bir oda gibi görünen kocaman bir tahta kutu vardı. Kutu mühürlüydü. Howard Carter, mührü -hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi- görmüştü. Bir lahdin içindeki som altından tabut mum ışığında bile parlıyordu. Tutanhamon'un som altın tabutu, daha geniş iki tabutun içinde yer alıyordu. Arkeolog Howard Carter, tabutun keşfiyle ilgili "Kafamızı karıştıran bu inanılmaz ağırlık meselesi böylece açıklığa kavuşmuş oldu," yazmıştı. Carter bu keşfi ile kendisine iyi bir kariyer sağlasa bile fakirlik ve unutulmuşluk içinde ölürken cenazesine bir iki kişi dışında kimse katılmamıştır.

Lanet Belirtileri:

Mezarın keşfi ile  birlikte esrarengiz olaylar da birbirini izlemeye başladı.

1) Carter'ın çok sevdiği, uğurlu kanaryası nereden geldiği belli olmayan bir kobra yılanı tarafından yendi. Kobra yılanı Mısır hükümdarlarının simgesi olarak kabul edilir.

2) Mezarlığın bulunmasından birkaç hafta sonra kazıların finansal desteğini sağlayan İngiliz Lordu Carnavron'un sağlık durumu kötüye gitmeye başladı. Kan zehirlenmesi olduğu açıklanan Lord kısa bir süre sonra vefat etti. Eş zamanlı olarak Lord'un köpeği Susie'nin de ulumaya başladığı ve öldüğü söylendi. Lord'un ölümüyle birlikte lanet dedikoduları da şiddetlendi.

Bu dedikoduların en temel dayanağı ise Firavun'un mezarındaki hiyeroglif yazısıydı. Yazı şöyle diyordu:

''Firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır.''

3) Amerikalı milyarder George Jay Gould, mezarı ziyaret etti ve aynı gün aniden ateşlenerek öldü.

4) A. C. Mace, Arkeolog Carter'ın yardımcılarından birisiydi. Ateş nöbetlerine tutulunca işi bıraktı ve 1928'de öldü.

5) Richard Bethell ise Arkeolog Carter'in bir diğer yardımcısıydı ve 45 yaşında kan dolaşımı yetersizliğinden öldü.

6) Radyolojist Archibald Reid, Tutankamon'un kaç yaşında olduğunu bulmak için X ışınları ile mumyada incelemeler yapıyordu. İngiltere'ye döndükten kısa bir süre sonra öldü.

7) Lord Carnavron'un arkadaşı da cenazeye katılmak için geldiği Mısır'da, firavunun mezarını görmeye gitti ve 12 saat sonra yüksek ateşten öldü.

Bu ölümlerin ardından mezarlarda zehir üreten bir tür bakterinin olabileceği iddia edildi ancak bu hiç bir zaman kanıtlanamadı.

Lanet Devam Ediyor

Lanet dedikoduları Tutankamon'un mezarına olan ilgiyi iyice artırdı.

Tutankamon'un mezar kalıntıları 1972 yılında Londra'da ve daha sonra Amerika'da sergilendi ve bu süre zarfında da gizemli ölümler yaşandı.

Mısır Eski Eserler Bölümü Müdürü Dr. Gamaleddin Mehrez, bütün bu gizemli ölümlerin insanları tedirgin edebileceğini, ancak lanete kesinlikle inanılmaması gerektiğini söylemişti. Mehrez'in bu sözlerinin üzerinden dört hafta geçti ve 52 yaşında hayatını kaybetti.

Yaşanan bu olayların üzerinden yıllar geçti fakat Mısır'ın en genç firavunlarından Tutankamon'un şöhreti gündemden hala düşmedi. Bu gizemli mezar hala birçok soruyu bünyesinde barındırıyor.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube