MENDUH BAYEZİT – SON IŞIK



Baran askerden henüz gelmişti ki kendi evinin bildiği kapıyı çalınca karşısına çıkan Berfin'e şaşkınca bakakaldı. Büyük sevinçle döndüğü yer evi olduğu yerdeydi ama içindekiler değildi. Ama bunun şaşkınlığını yaşamaya olanak kalmadan başka bir duygunun tutsağı olmuştu: Aşk. Bazen kör olası, bazen de hiç bitmeyesi o duygu. Yazarın da dediği gibi: "Aşk, dünyada aklınıza gelebilecek her fedakarlığı yaptırabilen bir duygudur."


Sevdası hem karşılıksız değildi hem de kavuşması olanaklı değildi. Bu nasıl yaman çelişkidir böyle? Çünkü arada görünmeyen duvarlar vardı ve bu, onların yaptığı bir duvar değil. Baran'ın yüreğindeki kor çoktan onu yakmaya başlamıştı. Berfin ise son ışığını bulmuştu. Öyle bir ışık ki, yaşarken peşinden gidilen, ölüm döşeğindeyken kaçılandı. Ama aşkın ışığı öyle miydi? O hep yaşam verendi. O, duyguların en güçlüsü, duyguların hepsini içinde barındırandı. Ancak bu ışık, her yüreğin prizmasında başka kırılıyordu. Yüzlerce tanımsız duygu yaşatıyordu aşığa; kimisi bunu taşıyabilirken kimisi de altında eziliyordu. Tıpkı Baran gibi, tıpkı Berfin gibi. Bu iki gencin bu tazecik ama güçlü sevdası nasıl bir sona ulaşacaktı? Yanlış anlaşılmalar, ön yargılar, aracılar, dostluklar, doğunun gelenek ve görenekleri...


Vanlı yazarımızın kalemini tanıdığım Son Işık, sevdiğim sevda betiklerinden biri oldu. Aralara serpiştirdiği kısa öyküler, yazarlardan anlamlı sözler, kendi şiir ve sözleriyle bezediği satırlar bana da duygu geçişleri yaşattı. Tadı damakta, duygusu yürekte, sözleri bellekte kalan bir betikti. Diğer yandan bir arayış ile içsel bir çözümlemesi de vardı Baran'ın. Ben doğunun geleneklerini çok sıcak bulurum. Bazen serttir ama öyle içe dokunan davranışları da vardır ki güzel Van'da yaşayan o güzel kişilerin, her gidişimde sevgim daha da artarak dönmüşümdür Ankara'ya.


Bu sıcak, yalın, kısa ama güzel betiği okumanızı öneririm. Yazarın ikinci betiği “Günah” ise okunmak için sırasını bekliyor rafımda. İşte size güzel birkaç alıntı;


Ø Aşk ne tuhaf bir şeydi. Biri gülüşünü yitirmişken, diğeri hayat bulmuştu.


Ø İkimiz de usta eğitimi almamış acemi çıraktık aşka


Acemiliğimizle kendimizi birbirimize imkânsız kıldık.


Ø Zira aşk denilen zehirli şarap, içilmese de sarhoşluğa yeterdi...


Ø Sevdiklerini yüreklerine gömmek tüm doğulu kızların alnına yazılmış kara yazıydı.


Ø Sevdikleriniz için gitmek, korkmak değil fedakârlıktır.


Ø Zihin ve yürek aynı anda çalışır daima, duygusuz düşünemez ve düşünmeden duygulanamaz insan.


Ø Buranın taşı toprağı altın filan değildi. Bu şehir, onu öyle görmeye çalışan milyon dolusu şizofreniyle doluydu.


Ø Canan teşrif eder de can kafeste aheste durur mu?


Betikle ve esen kalın.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube