© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

MAYMUN İNSAN İNSANLIK İÇİN UMUT MU? – UTANÇ MI?


Birinci Dünya Savaşı bitmiş, Çarlık Rusya’sı yıkılmış ve Bolşevik devrim gerçekleşmişti. Rus edebiyatının seçkin eserlerinden de görüleceği gibi halk cehaletin pençesinde, yoksulluğun kucağındaydı.


Yeni kurulan Sovyet Rusya dünyada seçkin bir yer edinmek, bilimde sanatta ve sporda söz sahibi olmak istiyordu. Bir meclis toplantısında Sovyetler birliği lideri Josef Stalin durum tespiti yaptı. Ve böylece belki de insanlığı huzura erdirecek ya da uçuruma götürecek olan yola çıkılmış oldu.


Stalin’e göre lideri olduğu ülke gelişmiş ülkelerin 50 ila 100 yıl gerisindeydi. 10 yıl içinde bu fark kapatılmazsa sonsuza kadar geri kalmaya ve sömürülen ülkelerden biri olmaya devam edeceklerdi.


Bu açığı kapatmak için olağanüstü bir insan gücüne ihtiyaç vardı. Öyle bir kitle olmalıydı ki düşünmeyecek, şikayet etmeyecek, yemek seçmeyecek, insan aklına ve hayvan dayanıklılığına sahip olacaktı. En zor koşullarda çalışacak, madenler ocaklarında, sanayide normal insanın istemeyeceği işlere sorgusuz sualsiz gidecekti.

Ve aradığı kaynağa giden yolu yine kendi topraklarında buldu. İvanoviç İvanov Rusya’da doğmuş, Birinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan Rus Devrimi’yle çarşı karışınca Fransa’ya kaçan bir biyologdu. Suni döllenmede uzmanlaşmış dünyanın önde gelen bilim adamlarından biriydi. 1910 yılında Avusturya’da katıldığı 7. Zoologlar Kongresi’nde ortaya attığı fikirle dikkatleri üzerine çekti. İvanov’a göre maymun insan karışımı bir canlıyı dünyaya getirmek mümkündü.


Ama Rus Devrimi hayallerini ertelemesine neden oldu. Devrimin hemen sonrasında Rusya’dan kaçıp Fransa’ya sığındı. Fransa’nın en saygın bilim merkezlerinden Pasteur Enstitüsü’nde çalışmaya başladı. Aklındaki deneyi gerçekleştirebilmek için Afrika’ya, Fransız Ginesi’ne gitti. Orada maymunlar, şempanzeler ve diğer insan ırkına yakın hayvanlar üzerinde çalışmalar yürütmeye başladı.


Stalin’in tamda aradığı adamdı İvanov. Sovyet ajanları Afrika’ya gidip Ivanov’u buldu ve Stalin’in teklifini iletti. Stalin iyi bir bütçe ve imkanlarla donatılmış bir bilim laboratuvarı teklif etti ona. Aslında maymun insan üretme çiftliğiydi teklif ettiği şey. Kabul etti İvanov. Ve yanına aldığı hayvanları ile Sovyet Rusya’nın yolunu tuttu.


Stalin ona kendi memleketi olan Gürcistan’da geniş bir arazi tesis etti ve maymun insan çiftliği kuruldu. İlk denemelerde dişi maymunlara insan spermleri aşılandı. Bu işin laboratuvar kısmıydı. Nerdeyse emin olduğum kanaatime göre aynı minvalde yapay döllenmenin yanında doğal dölleme çalışmaları da yapılıyordu. Yani dişi maymunlara tecavüz ediliyordu. Her türlü denemeye rağmen sonuç hüsrandı. Maymun yumurtalarını insan spermi dölleyememişti.


Yılmadan çalışmalara devam edildi. Bu sefer maymun spermi ile insan yumurtası döllenecekti. Suni döllenmeler yapılsa da yine neredeyse eminim ki doğal döllenmelerde yapıldı. Kanaatimce bu sefer maymunun tecavüzüne uğrayanlar insanlardı.


Peki kullanılan kadınlar kimdi. Yani kimler maymunun yavrusunu karnında taşımaya gönüllü oldu. Bence kimse olmadı. Gönüllü başvuran kadın haberleri yapıldı ama bence yalandı. Denek kadınlar ya rejim muhalifi ya da savaş esiri olan, ailesinin öldü diye bildiği kadınlardı. Denek olarak kullanılacak ve zaten var olmadıklarından rahatlıkla çöpe atılacaktı.


Yapılan tüm deneyler boşa çıktı. Telef olan onca can hiç olmuştu. Ama İvanov’un mantıklı açıklamaları vardı. Gürcistan iklimi Afrika ikliminden tamamen farklıydı. Bu maymunları hem psikolojik hem de fizyolojik etkiliyordu.


Peki ne yapılmalıydı. Afrika batılı emperyalistlerin elindeydi keza aynı iklim kuşağındaki Hindistan ve Güney Asya’da da batılılar hakimdi. Komünist fikirlere sahip elde tek yer vardı. Orası da Küba.


Her şeyi göze alıp Küba’ya gidildi ama bundan Sovyetlerin can düşmanı olan ABD’nin haberi oldu. Tabi burnunun dibinde böylesi bir deneye müsaade edemezdi. ABD basını hayvan haklarından girdi, ahlaki değerlerden çıktı. Dünya kamuoyunu bu konuda Sovyetlerin üstüne saldı. Stalin tası tarağı toplayıp projeyi iptal etmek zorunda kaldı.

Yine zannımca telef olan maymunlar hesaba katılmadı ama hiç olan denek insanların vicdani rahatsızlığı ile İvanov yargılandı. Asya’nın ortasında, karın, kışın, ayazın, soğuğun içine Kazakistan’a sürgün edildi. Biraz zaman geçtikten sonra 1932 yılında karla kaplı tren raylarının üstünde ölüsü bulunacaktı Ivanov’un.


Gelelim ahlak bekçisi ABD’ye. Rusya’ya projeyi iptal ettirse de kendi kaldığı yerden devam etti. Tabi elindeki teknolojiyle başarılı deneylerde sağladı. Bunu nereden biliyoruz, dünyaca ünlü ABD’li bilim insanı Gordon Gallup’un THE SUN gazetesine yaptığı itiraf niteliğindeki röportajından.


Ne diyor Gallup, 100 yıl önce Florida eyaletinin Orange Park’taki bilim laboratuvarında elde edilen şempanze insan melezi varlık, olayı gerçekleştiren bilim adamlarının vicdani yükü kaldıramamalarının sonucunda infaz edilmiş. Tabi bunlar iddia.


Ama bu tür deneylerin birden fazla bölgede yasadışı yapıldığı ve hala yapılmakta olduğu su götürmez bir gerçek. Peki 100 yıl önce olup bitti mi bu sizce. Kesinlikle hayır.

3 Ağustos 2019 tarihinde Çin’li bilim adamlarının insan maymun melezi üretmeyi başardıkları haberi düştü dünya basının gündemine. Daha önce beden işçisi olacak köle maymun yetiştirme fikri sizce neden günümüzde de sürdürüldü. Ne de olsa maymunlardan çok daha iyisini robotlar ve iş makinaları yapıyordu.


Cevabı çok basit aslında. Sorunsuz ve her an alınmaya hazır organ nakilleri için bu melezlere ihtiyaç var. İstendiği anda zengin bir hastaya kesip biçip teslim edilecek kurbanlar yetiştiriliyor. Sanmayın ki bu işlem organ yetmezliği çeken garip gureba için yapılıyor. Kesinlikle değil. Ömrünü 200 250 yıla çıkarmaya çalışan multimilyarder dolar zenginleri için yapılıyor tüm bu çalışmalar.


Ve mantığım bana diyor ki maymun spermleri kaçırılmış, tuzağa düşürülmüş ya da savaş bölgelerinden aşırılmış kadınların yumurtalarını döllüyor. Bir gün su yüzüne çıkacaktır nasıl olsa. Bence utanç verici durum var ortada. Olay tıp boyutunun çok üstünde. Bunun bir sonraki adımı insan çiftlikleri.


Keşke imkan olsa araştırabilsem ve yazabilsem her şeyi. Ama maalesef bir noktadan sonra tıkanıyor her şey. Gerisi sizin araştırma imkanınıza kalıyor. Benden bu kadar vicdan sahibi sevgili insanlık.


Tüm bu olaylar nasıl ortaya çıktı, kamuoyu nasıl bu bilgilere ulaştı derseniz Gürcistan’da belediye park yapımı için kepçe ile toprağı kazınca toplu mezar çıktı ortaya. Tarihi kayıtlarda bu kadar insan kaybı yoktu o bölgede. Sonra kemikler incelenince birde görüldü ki kemikler insanlara değil maymunlara ait. İşte o zaman her şey bir bir ortaya döküldü. Hiçbir bilgi saklı kalmaz, gün gelir aydınlığa kavuşur karanlıklar. Ama gel gör ki ölen ölmüş, çekilen acılar yalan olmuştur.


Ben organ nakli için kurbanlar yaratan bu sisteme ve bu tür deneylere karşıyım ya sen güzel insan. Sen de karşı mısın?

Sürçi lisan etmişsem affola. Yeni yazıda yeniden görüşmek üzere.


Facebook: Ümit Gürbüz

İnstagram: ümitgürbüz_kader Takiplerinizi beklerim.

Sevgiyle kalın,

Vicdanınıza emanet olun…