© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

MARS YILLIKLARI – RAY BRADBURY

En son güncellendiği tarih: 8 Eki 2018


Nazan Duman Türkşen //

Mars’a yolculuğun, hatta Mars’ın kolonizasyonun gerçek olmaya yaklaştığı bu günlerde, hazır yüzeyinde 12 km çapında, üstelik sıvı formda sudan oluşan bir göl de keşfedilmişken, Mars Yıllıkları’nı okumak zihninizi biraz açabilir – ya da karıştırabilir, siz karar verin. Mesela, Mars’ın hali hazırda orda yaşayan yerlileri olsaydı, Dünya hakkında ne düşünürdü? Mars atmosferindeki karbondioksit, insan hayatı için uygun değil. Acaba Marslılar da, Güneş yörüngesindeki 3. Gezegenin atmosferinde hayat oluşmasına izin vermeyecek kadar çok oksijen olduğunu düşünür mü?

Romanda, bilim insanları Mars’a keşif ekipleri göndermektedir, bu ekipler sorunsuz şekilde Mars’a ulaşmakta ancak kendilerinden bir daha haber alınamamaktadır. Üç ekip bu şekilde sırra kadem basar. Kıskanç kocalar, mükemmel oyunculuklar, akıllara ziyan şizofreni tanımları içerir bu üç başarısız deneme. Spoiler vermek olacak ama şu konuya değinmeden edemeyeceğim. Eğer bir insan diğerlerinin görmediği sanrılar nedeniyle şizofren olarak görülüyorsa, telepati yeteneğine sahipseniz sonuç ne olur? Telepati sayesinde, bir şizofrenin sanrılarını paylaşırsanız, onun gördüğü her şeyi görür, hissettiği her şeyi hissederseniz, bu durumda ‘deli’ kim olur?

İnsan, nereye giderse gitsin hep aynıdır, kişilikler yaşla veya hayatla törpülenir, koşullarla olgunlaşılır bir şekilde ama temel özellikler aynı kalır. Halbuki, bir tatil yaparak ya da bir işten öbürüne atlayarak ya da başka bir şehre taşınarak hayatı değiştireceğimizi sanıyoruz. Bradbury, Mars Yıllıkları’nda, bırakın şehir değiştirmeyi, gezegen de değiştirsek kötü huylarımızın aynı kalacağını çok net ortaya koyuyor, değişim hayalimizi elimizden alıyor. Açıklamasını da kitabın içine gizlemiş:

“Biz Dünyalılar, büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda çok hünerliyizdir.”

Çoğu kişi ünlü yazarı, başyapıt olarak bilinen, sinemaya da uyarlanmış Fahrenheit 451 ile tanır (Filmin ismi Türkçe’ye “Değişen Dünyanın İnsanları” olarak çevrilmiştir) ancak Mars Yıllıkları pek çok açıdan daha çarpıcıdır. Akla gelmeyecek şekillerde insan zihniyetini eleştirir, bir an sonra, zayıf noktalarımızı açık eder. Zaman zaman selam çaktığı diğer eserler de cabası. Eğer bilim kurguya katlanamayan okurlardan değilseniz Mars Yıllıkları’na bir şans verin, en sevdiğiniz romanlardan biri olacak.