Lütfen... Görmeyeyim Seni...



Sezen Aksu’nun “Lütfen!” dediği yerdeyim biraz.

Kendin yapamıyorsun, rica ediyorsun. Acınası bir durum, değil mi?


“Lütfen görmeyeyim seni,

bir yerlerde karşıma çıkma.

Konuşmayalım, bakışmayalım;

ne olursun.”


Daha fazla tükenmeye gücümüz kalmıyor bazen. Bir şeyleri bitirmek istiyoruz. Bitirme eylemini kafamızda yapmamız önemli olan ve bunu yapamıyoruz. Hatta kendimizi yıpratıyoruz. “Ben bittim, artık kalmadım.” diyerek noktayı tekrar koyuyor Sezen Abla. Bu durumda da yapamadığımız şeyi karşı taraftan istiyoruz işte. Acınası olan nokta burası aslında.

Sen hiç bu kadar güçsüz kaldın mı peki?

Bak ben sana anlatayım. İlk başlarda görmek istiyorsun ama bir zaman sonra görmek de acı veriyor. Gözlerin falan doluyor. Hatta anlık nefretler duyuyorsun ona karşı, olaya karşı. Mantıklı düşününce görmemenin daha iyi olduğu kanısına varıyorsun. Görmemek için çabalıyorsun ama o fotoğraflar, o anılar; peşini bırakır mı hiç? Olmuyor yani kısaca. Sen ne yapıyorsun biliyor musun? Açıyorsun bir Sezen ve yakıyorsun sigaranı. Her bir dumanda onu hatırlaya hatırlaya içiyorsun.

Ve sonra şarkı bitiyor sen de sigaranı basıyorsun küllüğe. Gözler hafif kızarık. Göz yaşların süzülürken şarkının bir sözü geliyor aklına:

“Daha fazla tükenmeye takatim yok.”

Daha sonra ne mi oluyor? Paketin bitiyor, sen bittiğini sanıyorsun.

Evet, paket bitiyor ama sen kalıyorsun.

Yazar: Sude Çelik

Editör: Damla Güler Öztürk

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube