OLANLARI NASIL ADLANDIRALIM SOYKIRIM MI KATLİAM MI?

En son güncellendiği tarih: Nis 25


Geçtiğimiz günlerde üzücü bir yıl dönümü vardı; yaşı otuzun altında olanlar bilmez: “Srebrenitsa Katliamı”. Büyük bir insanlık trajedisi olan Srebrenitsa katliamının üzerinden 24 yıl geçti. 24 yıl önce ne oldu?


Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı nda (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı) Sırp Cumhuriyeti Ordusunun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8.372 Bosnalının Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır. Sırp Cumhuriyeti Ordusunun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önleyememiştir.


11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi. Sonra da Sırp askerler Bosna Müslümanları ve Bosna Hırvatlarını yollarda, dağlarda öldürdüler. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.


Srebrenitsa katliamı II. Dünya Savaşından bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa'daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.


Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karadzic’i 8 bin Müslüman Bosnalının öldürüldüğü Srebrenitsa'da soykırım yapmaktan suçlu bulundu. Mahkeme, Sırp liderin Saraybosna kuşatması sırasında 'savaş suçu' işlediğine de hükmetti. 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Peki bu yaşanan acıları telafi eder mi, kaybedilen canları geri getirir mi?


"Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?" cümlesi ise bu dramın simgesi oldu. Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995’te başlayan, en az 8 bin 372 Boşnak sivilin Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerler tarafından hunharca öldürüldüğü soykırım, sadece Bosna Hersek’te değil, tüm dünyada acının ve adalet arayışının sembolü haline geldi. Tabii bu konu edebiyatı da etkiledi ve Bosna Savaşı/Srebrenitsa katliamı ilgili kitaplar yazıldı bunların başlıcaları:


1-İncir Kuşları - Sinan Akyüz


İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor. Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşının bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.


2. Sevdalinka - Ayşe Kulin


Aynı ırktan, kim bilir belki de aynı soydan geliyorlardı. Aynı yaşlarda, aynı boylardaydılar. Aynı kadını sevmişlerdi. Ataları aynı tanrıya ayrı yollardan ulaşmak istedikleri için, biri Boşnak diğeri Hırvat'tı. Bunu kendileri seçmemişlerdi, savaşmayı ve kaderlerini de seçmedikleri gibi. Ve ambulanstaki çocuğu kurtarmanın dışında, beklentileri yoktu yarın için. Yarınlar, kurşun, havan topu ve bombaydı, kandı. Ama her ikisi de farkına bile varmadan 'daha güzel günleri' bekliyorlardı. İnsanlar, değişik inançlarla ve hırslarıyla ne kadar karıştırırlarsa karıştırsınlar, kana, acıya, şiddete bulaştırsınlar, bu muhteşem dünyayı, yaşam bir umuttu sonuçta. Hiç bitmeyen bir umuttu. Dünya tarihinin en acımasız soykırımlarından Bosna'da, bir kadın gazetecinin hayatla hesaplaşması...


3. Leyla - Alexandra Cavelius


Bosnalı Leyla büyük bir kabusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankar öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...


4. Saklı Gül - Reyes Monforte


Hayatını kaybeden yüz binlerce insan... Ülkelerini terk etmek zorunda kalan 2 milyondan fazla kişi… Kadınlara ve çocuklara uygulanan sistematik tecavüzler, işkenceler ve akıl almayan vahşilikte cinayetler... Saklı Gül, utancın diğer adı olan Bosna Savaşının 20. yılında, savaş ve etnik temizlik sözcüklerinin ne anlama geldiğini anlatan tüyler ürpertici ve gerçek bir hikaye. Savaşın 20. yılında, kalbinin bir parçası savaşın ve hüznün simgesi Bosna'da kalanlara...


5. Srebrenitsa'nın Öyküsü - İsnam Taljic


Srebrenitsa: Batı medeniyeti ve BM’nin tarihin çöplüğüne gömüldüğü şehir. Birleşmiş Milletler tarafından Güvenli Bölge ilan edilen Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995'te binlerce insan, BM’nin ve tüm dünyanın gözü önünde Sırplar tarafından katledildi ve yaşadığı yerleri terk etmeye zorlandı. Üstelik Sırp askerlerin konvoyunun benzini Hollandalı askerler tarafından karşılanmıştı. Geriye insanlık tarihinin en büyük utanç tablolarından biri kaldı... Hala tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamayan Srebrenitsa katliamı, insanoğlunun gördüğü en büyük kıyımlardan biri ve bugün katliamın 12. yılında hala mezarlardan insan iskeletleri ve tüyler ürpertici yeni belgeler ortaya çıkmaya devam etmekte..


6. Zlata’nın Günlüğü - Zlata Filipovic


Savaşın yıkımını bir çocuğun gözlerinden görecek ve gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. Yugoslavya'da savaş patlak vermeden önce, Saraybosna'da, 10 yaşındaki Zlata, gündelik hayatını kendi kelimeleriyle anlattığı bir günlük tutuyordu. Birdenbire yaşamına giren dehşet, Zlata'nın günlüğüne de var gücüyle yansıdı: Sıradan hayatının yerini aniden korku, öfke ve çaresizlik aldı. Zlata'nın dünyası bombardımanlar, keskin nişancılar, ölümler, susuzluk ve açlıkla yıkılırken Zlata yazmaya devam etti. Anne Frank gibi, o da çalınan çocukluğuna ağlarken bir yandan da savaşa tanıklık etti, sonunun Anne gibi olmasından korkarak...


7. Kurşunların da Rengi Var - Emine Şeçerovic


Savaşın Acımasız Yüzünü Bir Çocuktan Dinleyin. İnanın Canınız Acıyacak… Ben 1992-95 yılları arasında yer alan Bosna savaşı hakkında yazılmış olan tüm kitapları okumanın şart olduğuna inananlardanım. Neden mi? Savaşa özenen ülkeler veya liderler, 20. yüzyılın en korkunç savaşlarından biri olan bu iç savaşın, bin yıllarca bir arada yaşamış halklardan birinin bir diğerini boğazlamaya karar verişinin ne vahşi, ne gereksiz olduğunu görüp ibret alsınlar diye.


8. Güvenli Bölge Gorazde - Joe Sacco


Güvenli Bölge Gorazde, Joe Sacco'nun 1995 yılında Doğu Bosna'da geçirdiği dört aylık dönemde Gorazde'deki Boşnaklarla yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Sacco, eski Yugoslavya'daki savaşın insanlar üzerinde bıraktığı etkiyi, onların medyada yer almayan acıyla yoğrulmuş hikayelerini sade bir üslupla aktarıyor okuyuculara. Filistin'in ardından gelen bu önemli yapıtıyla, savaşın korkunç yönlerini bir kez daha gözler önüne seriyor...


9. Srebrenica Cehennemi - Cemaleddin Latic


Srebrenitsa: Hunhar batı medeniyetinin (?!), bir gözü dönmüş katiller sürüsü olan Sırp canileri ile el ele vererek tarihin tanık olduğu en büyük, en trajik katliamlardan birisini gerçekleştirdiği mazlum İslam beldesi... Hakikatte bir \'danışıklı dövüş merkezi\' hükmünde olan BM, Srebrenitsa\'daki muhteşem direnişi, ancak orayı \'Güvenli Bölge\' ilan ederek kırabilmişti... Ve bir gece, BM nezaretinde tam sekiz bin Müslüman Boşnak erkeği katledildi Srebrenitsa\'da...


10. Son Tanık - Glenn Meade


Yugoslavya parçalanmakta, dünyanın Nazilerden sonra verdiği bütün sözlere rağmen Avrupa'nın göbeğinde bir başka soykırım yaşanmaktadır. Koalisyon kuvvetleri, Saraybosna'nın eteklerinde bulunan Omarska Kampındaki katliamdan sağ kurtulmayı başarmış, ancak yaşadığı derin travma yüzünden konuşmaktan bile aciz küçük bir kız bulur. New York'lu bir hukukçu olan Carla Lane'in, yıllar önce Yugoslavya'da yaşanan "etnik temizlik"le ilgili pek az bilgisi vardır. Genç kadın, hamiledir ve müzisyen kocasıyla ideal bir hayat sürmektedir. Ancak kocasının gizemli bir suikastta öldürülmesiyle, Carla'nın zihnini bir süredir meşgul eden garip görüntüler şiddetlenir. Bunların izini süren genç kadın, çocukluğunda ağır bir psikolojik tedavi gördüğünü ve psikiyatristinin ona annesinin günlüğünü vermesiyle, ailesinin 20 yıl önce Bosna'daki bir ölüm kampında, büyük bir vahşetin kurbanları olduğunu öğrenir. Carla'yı zorlu bir sınav beklemektedir. Gerçek kimliklerini saklamak ve kurdukları suç imparatorluğunu muhafaza etmek adına kanlı geçmişlerinden geriye kalan son tanığı da susturmaya kararlı olan suçluları bulmalıdır.


11. Bosna Hersek Katliamı - Prof. Muhammed Kutub


Bosna-Hersek felaketi, tarih boyunca Müslümanların uğradıkları en korkunç musibetlerden birisidir. Bosnalılar açısından bu katliam, uğradıkları ilk katliam olmadığı gibi, tarihte Müslümanların başına gelen ilk katliam da değildir. Nitekim daha önce Müslümanlar Tatar katliamları Selahaddin Eyyubi döneminde Kudüs'te Haçlıların gerçekleştirdikleri katliamları, Gırnata'nın düşüşü esnasında Endülüs katliamlarını, Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılışı sırasında Hindu katliamlarını, Hindistan ve Keşmir dahilinde Müslüman köylerine ve halkının diri diri yakılması şeklinde süre gelen Sabra ve Şatilla katliamlarını ve tarih boyunca gerçekleşen diğer katliamları görmüşlerdir.



© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube