KISA BİR BİLGİLENDİRME

En son güncellendiği tarih: May 6


Dünya üzerinde yaşayan milyonlarca insandan birisin. Dinin, rengin, seçimlerin var. Her birey gibi sen de farklısın. Hani derler ya, “bir elde beş parmak; beşi de bir değil” diye, işte bizler de bir elin o parmakları gibiyiz. Sen kahve yerine çay içmeyi seçebilirsin. Seni, sırf ben kahve içmeyi seviyorum diye kahve içmeye zorlayamam. Şu üç günlük dünyada olabileceğin kadar özgür ol ve hisset bunu. Herkes seçimlerinin sonuçlarını kendi yaşayacaktır çünkü. Ama bir gerçek var ki, çay kahve içmek gibi kolay değil sindirilmesi.


O gerçeğimiz toplum tarafından dışlanan, öldürülen, yalnızlığa mahkûm edilmeye çalışılan LGBT (Lesbian, Gay, Bisexual, Transgender) bireyleri. Evet, yanlış okumadınız. Lezbiyen, gey, biseksüel ve transeksüel sözcüklerinin baş harfleri kullanılarak 1990’larda LGBT kısaltmasıyla yaygınlaşan ancak 1980’lerin ikinci yarısından itibaren gey sözcüğü yerine de kullanılan LGBT’yi oluşturan topluluktaki bireylerden bahsedeceğim.

Şu an bunu okuyorsun ama benim senin hakkında hiçbir bilgim yok. Cinsiyetin, yaşın, dinin veya cinsel tercihlerin... Yine de ne olursan ol, sana saygı duymaktan asla vazgeçmeyeceğim.


Dünya üzerinde her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da ne yazık ki bu bireyler dışlanıyor. Dışlama. Unutma ki hepimizin tek bir yaratıcısı var. Bazı bireyler bunu bilinçli tercih etmiş olabilir ya da bazılarının doğuştan itibaren bu yönde eğilimi olmuş olabilir; yadırgama. Birçok bireyden duyduğum biz söz var ‘’Allah erkeği erkek, kadını kadın yaratmış. Olmaz böyle eşcinsellik; dine karşı’’ diye. Görüşün bu olabilir. Ama unutma ki, toplum baskısıyla ve dayatılarak yaptıkların da senin öz iraden ile seçtiğin şeyler değildir çoğu zaman. Evet, ben de çok iyi biliyorum ataerkilliğin olduğu baskıcı bir toplumda yaşadığımızı, erkek şiddetini, tacizini, tecavüzlerin dahi göz ardı edildiğini, kadınların ayaklar altına alındığını, kız çocuklarının çocuk gelin olduğunu, kadınların seks nesnesi olarak görülüp evlilik çağı geldiğinde ‘’bakire kız ile evlenmek istiyorum’’ diyen bireylerle iç içe yaşamanın zorluğunu ve de mücadele içinde olduğumuzu.


Şu an belki bir annesin, belki de bir baba. Belki de yakın ya da uzak bir gelecekte olacaksın. Kendi öz evladın eşcinsel, biseksüel ya da trans bir birey olursa ne yapacaksın; onu öldürecek misin? Dışlayacak mısın? Yoksa, “Bu benim evladım; ben arkasında durmazsam kimse durmaz.” diyerek kol kanat gerip ailenin toplum içindeki en dayanıklı temel birlik olduğunu kanıtlayacak mısın? Umarım ki, böyle bir şey ola ki söz konusu olursa, evladına sahip çıkar ve onu korursun.


Ülkemizde gey olduğu öğrenilen erkeklerin de zorla evlendirildiğini biliyoruz ya da lezbiyen olduğu için tecavüz edilen kadınları duyuyoruz. Tercihleri farklı olduğu için öldürülenler var. Bu bireyleri intihar etmesi için zorlayanlar, baskıda bulunanlar da var ne yazık ki. Bununla birlikte unuttuğumuz bir şey de var; her bireyin yaşama hakkı. Senin, benim nasıl ki yaşamaya hakkımız varsa, onların da en az o kadar yaşamaya hakkı var. Hadi gel. Hep beraber homofobik olmaktan kurtulalım. Emin ol hayat daha güzel olacak. Güven bana.


Editör: Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube