KİTAP ÇIKARMANIN ZORLUKLARI

En son güncellendiği tarih: Nis 23



Kitap nedir? Sorusuna en kolay ve anlaşılabilir haliyle, kısaca şu şekilde cevap verebiliriz;

1.Basılı ya da el yazılı yaprakların ciltli ya da ciltsiz olarak bir araya getirilmiş biçimi. 2. Basımevinde basılıp kapak geçirilmiş kâğıt yapraklardan oluşan ve okunan nesne. Zaman içinde kitaplar, şekil olarak değişime uğramış olsalar da, tarih boyunca insanları cehaletten kurtarmak, sonraki nesillere bilgi aktarmak amaçlı kullanılagelmiştir.


İlk yazınlar, şu anki teknolojiyle düşündüğümüzde ne kadar ilkel görünseler de, bu günün yazılı bütün eserlerine ışık tutmuş ve tarih içinde bu gelişime ilham vermişlerdir. İlk yazının bilgi aktarım amaçlı çeşitli kalıntılarının yerini günümüzde yemek pişirmekten, seyahat önerilerine; polisiye romanlardan, çok detaylı karmaşık sistemlerin inşa edilmesine; mizah ihtiyacını karşılayan karikatürlerden, bizi göz yaşlarına boğarak kendini okutan dram içerikli duygusal eserleri almıştır. Bu da dünya üzerinde başlı başına bir sektör meydana getirmiş, üniversitelerde basın-yayın bölümlerinin açılmasını sağlamış ve işin basım tarafında da kurumsallaşmayı getirmiştir. Eski zamanlarda görevi bir metni kopyalamak olan yazmanların yerini de, ilk önce en basit haliyle matbaalar ve daha sonra gelişerek, yazara matbaa-basım, reklam, dağıtım, redüksiyon, mizanpaj gibi bir çok hizmeti aynı anda sunan yayınevleri almıştır. Gelişen bu sektör de, içinde mali unsur barındıran her iş kolu gibi acımasız bir rekabet ve pastadan pay alma kaygısıyla zamanla eksen kayması yaşayarak, önceleri bilgi aktarım amacıyla kullanılan basım yayım organlarını maalesef daha ziyade ticarethanelere dönüştürmüştür. İşte bu şartların hüküm sürdüğü piyasa koşullarında Ahmet Şerif İzgören Bey'in kitabının ismi olan Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır' ı şöyle değiştirsek; "Şu Hortumlu Piyasada Yazar Yalnız Bir İnsandır" zannediyorum çokta hata etmiş olmayız. Evet, ticarethaneye dönüşmüş yayınevlerinde, üretenden çok kazanan bir dağıtım ağıyla yazar, gerçekten yalnız bir insandır. Eğer adınız duyulmuş veya markalaşmış bir yazarsanız o zaman istisna, ama yok ben daha emekleme çağındayım, ayaklarımın üzerinde dahi yeni yeni durmaya başladım diyorsanız, sizi oldukça zor bir süreç bekliyor. Peki nedir bu zor süreç? Öncelikle kitabınıza inanan, kitabınızı çoğaltıp size teslim etmek yerine, onu basıp, tanıtan, ardından da Türkiye'nin dört bir tarafına dağıtabilecek bir yayınevi bulmanız lazım . Bunların hepsi de maliyeti artıran unsurlar tabi ki. İlk baskınızda tüm baskı maliyetini karşılamaya ve para kazanmaksızın adınızı duyurmaya çalışmaya hazır olun derim size. Varsayalım bin bir güçlük ve maliyetle kitabınızı çıkardınız, peki kitabınızı kim alacak esas mesele de burada başlıyor. İlk önce adınızı, kitabınızı tanıtmak için çeşitli reklamlara ihtiyacınız olacak, internet siteleri, fenomen okurlar, hedef kitle sosyal paylaşım grupları gibi. Bir de işin ücretli çalışan ve tamamen profesyonel olan sektörü var ki sormayın, sosyal ağlarında paylaşım yapmak için haftalık-aylık paket gibi seçeneklerle kitap baskı maliyetinizin üçte birine yakın bir miktar da onlar talep ediyorlar çünkü. Hadi babadan takkeli, anadan külahlı olduğunuzu ve bunlara da göğüs gerdiğinizi düşünerek işin mali bölümünü de geçelim. Şimdiyse en can alıcı noktaya geldi sıra, yani kitabın türüne. Çevrenizin desteği, mali olanaklarla yapılan reklamlar, merak uyandıran ve içeriği yansıtan kapak, hepsi tamam ama bizim zaten az okuyan milletimiz her şeyi okumaz ki azizim. Eğer içerik roman, kişisel gelişim, kadınların ilgi gösterdiği konular, ya da çok ekstra yakalanmış bir tema değilse o zaman fuar fuar dolaşıp kitaplarınızı elden satmaya hazır olun, ki onun bile stand maliyeti, diğer şehirlerde konaklama ve yol maliyeti gibi başka maliyetlerini de saymaya gerek yok sanırım. Ama karamsarlığa da kapılmayın tabi ki, kayda değer olduğuna inandığınız yazılarınız, denemeleriniz, hikâyeleriniz, şiirleriniz varsa. Rüzgârını bekleyen her yaprak gibi hazırlanın fırtınanıza. Sadece ayaklarınız yere bassın, karşılaşacağınız maliyetleri, güçlükleri, azim kırıcı sesleri de bilin. Çünkü ülkemizde kitap çıkarmak hem çok meşakkatli, hem de kuyuya taş atıp ses beklemek kadar sabır isteyen bir iş.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube