© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

MİCHELANGELO İLE KAHVE (Coffee With Michelangelo)


Yazar Adı: JAMES HALL

Çevirmen: FIRAT YENİCİ

Yayın evi: EPSİLON YAYINCILIK

Basım Yılı: NİSAN 2008 (1. BASIM)

Türü: SANAT

Sayfa Sayısı: 176


Kitabı bana kitap dostu, kitap okutmaya gönül vermiş değerli yazar Oğuzhan Saygılı, tarih-anı-gezi- biyografi türlerini sevdiğim için Kitap Şuuru- Hediye Kitap Kampanyasından gönderdi. Teşekkürler, başarıları daim olsun.


Yazar James Hall, 1947 Kentucky, Amerika doğumlu, serbest sanat eleştirmeni, tarihçi ve üniversite hocasıdır. Guardian gazetesinin eski sanat eleştirmeni ve The World as Sculpture: The Changing Status of Sculpture from The Renaissance to The Present Day ile Michelangelo and The Reinvention of The Human Body adlı iki önemli kitabın yazarıdır.


John Julius Norwich: önemli bir yazar, TV sunucusu ve hocasıdır. A History of Venice adlı kitabın yazarı olup, World Monuments Fund adlı kuruluşun başkan yardımcılığını yürütmektedir. Bu kitabın ön sözünü yazmıştır.


Fırat Yenici; yazar, çevirmen, editör ve Epsilon Yayınları Genel Müdür Yardımcısı. Attilio Cassinelli, Mo Willems, Pierre Le Gall gibi yazarlardan çeviriler yapmaktadır.

*Siz de Michelangelo'nun eserlerinden esinlenenler den misiniz? Şimdi zamanda mucizevi bir yolculuk sayesinde onunla tanışabilirsiniz. Heykeltıraş, ressam ve mimar olarak erişilmez konumda olan Michelengelo; İtalyan Rönesansı döneminde, siyasi karmaşanın sıra dışı yaratıcılıkla iç içe geçtiği bir çağda yaşadı. Dobra ve sabit fikirli biriydi, sersemlerle rakiplerine hoşgörülü yaklaştığı söylenemezdi; bir de iğneleyici espri anlayışıyla ün yapmıştı. Haydi onu Sistine Şapeli'ndeki atölyesinde ziyaret edelim; sanatı, yaşamı ve dönemi hakkında anlatacaklarına kulak verelim. Bu büyük dehanın heykeltıraş kimliğiyle ortaya koyduğu epik eserlerin yanı sıra, Sistine Şapeli'nin tavan resmini yaparken düşündükleri ve çektikleri konusunda çok şey öğreneceksiniz. (Tanıtım yazısından)


Kitap dört bölümden oluşuyor: John Julius Norwich'in ön sözü, Giriş, Michelangelo'nun kısaca yaşamı ve Sohbet. Bu kitaptaki konuşmalar, biyografik gerçekler dayansalar da tümüyle hayal ürünüdür. Kurmaca bir Michelangelo ve görüşmeci arasında geçmektedirler. Ama çeviri, anlatım ve kurgu öyle güzel ki sizi içine alıp, bir nefeste okutuyor; kurgu olduğunu unutuyorsunuz.


Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni, İtalyan Rönesans dönemi ressam, heykeltıraş, mimar ve şairidir. Michelangelo, 6 Mart 1475'te Arezzo yakınlarında Caprese’de doğar. Ailesi, o daha bir aylıkken Floransa’ya taşınır. 13 yaşına geldiğinde Floransa’da Domenico Ghirlandaio’nun yanına öğrenci olarak verilir. Bertoldo di Giovanni’nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada Lorenzo de' Medici ile tanışır. Michelangelo, heykeldeki rüştünü kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan çocuk kral Davud’un heykelini yaptığında henüz 26 yaşındadır. 1505 yılında Papa II. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan’ın yanındaki Sistine Şapeli’nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. Hayatının son dönemini Roma’daki Aziz Peter Kilisesi’nin mimarı olarak geçiren Michelangelo 18 Şubat 1564'te 89 yaşında ölür. Michelangelo'nun ellerinde oluşan romatizmal hastalık sanatçıyı etkilese de çalışmalarına tarzını değiştirerek devam etmiştir.Rönesans sanatına benzersiz bir etkide bulunan Michelangelo, klasik sanat tekniklerini öğrenmesinin yanı sıra asıl olarak, insan formunu her

açıdan tasvir edebilmek için kadavralar üzerinde çalışıp, Yunan ve Roma sanatından devraldığı idealleştirilmiş insan tasarımlarını ulaştığı gerçekçilik boyutunu yakalamaya çalışır. Batı resminin babası olarak bilinen Giotto’nun resmindeki doğallık ve gerçekçilik ile 15. yüzyıl başında tam olarak anlaşılabilen derinlikte perspektif olgusunu geliştirip kendi tarzına temel yapan Michelangelo onlarca heykel, freske imza atıp Roma’nın yeniden inşa ve düzenlenmesinde de önemli görevler almıştır.


Okurken, özellikle Floransa ve Roma bölümlerinde oralara yaptığımız gezi gözümde canlandı. Her yer heykel, fresk, rölyef dolu açık hava müzesinde geziyor gibisiniz. Medici ailesi önemli, birçok bina, sanat eseri gibi objelerde Medici adını geçtiği tabelalar var, İtalyanca bilmediğim için içeriklerini bilmiyorum.


Bir bölümde: "Floransa dünyanın en büyük okuryazarlık oranına sahiptir. Dante, Petrarca, Boccaccio ve Poliziano gibi antik çağ sonrasının en büyük şair ve yazarları buralıdır. Çizime de en az yazı kadar değer veririz, bu nedenle antik çağ sonrasının en iyi ressam ve heykeltıraşları da Floransalıdır. Çizimlerin halka ilk açılması ve sergilenmesi de Floransa'da oldu." denilmiş. Sanata ne büyük katkı ne kadar övünseler az.


Bir bölümde:" Pek çok heykeltıraş çizemez, pek çok ressam da model hazırlayamaz. Sıfatını hak eden her sanatçı hem çizimde hem de model yapımında ustalaşmalıdır" cümlesini okuyunca aklıma babamın heykeltıraş olan kuzeni geldi. Atölyesi çizim doluydu, bronz, alçı heykeller yapıyordu, özellikle minyatür büstler. Bir dönem akademide, bir dönemde lisede resim öğretmenliği de yapmıştı, bana da resim dersi vermişti, sayesinde resimden sınıfta kalan ilk öğrenci olmaktan kurtulmuştum.

James Hall, Michelangelo ile kahve sohbeti yaptıysa, siz alıntıları okurken ben de bize kahve yapayım:


Büyük dehalar hakkında söylenebilecek ilk şey, cana yakın insanlar olmadıklarıdır. Dehalar hakkında söylenmesi gereken ikinci şey de affedilmeleri gerektiğidir.


1500'de biten Pieta (Roma, St. Peter Bazilikası), büyük ustalıkla tamamlanmış bir güç gösterisidir ve Michelangelo'nun adını ilk duyuran eserdir. Üstelik tek imzalı eseridir (Meryem'in kuşağı üzerinde).


Michelangelo, daima istikrarsız ve limoni bir ilişkiyle bağlı olduğu babası 1531'de ölünce anısına iki şiir yazdı.


Michelangelo elini sürdüğü her şeyde devrimci yenilikler yapmıştır, ama radikal yaklaşımı en çok mimaride kendini gösteriyordu.


Michelangelo, yaşına ve otoriteye isyan ederek kendi kendini yetiştirmiş bir deha olduğunu iddia eden ilk sanatçıydı.


Editör: Mehmet Keklikçi