KİTAP İNCELEMESİ:BİR ÇİFT YÜREK

En son güncellendiği tarih: Nis 23


Kitabı üniversite zamanında okumuştum. İsmi ilginç gelmişti. Aborjin kelimesini ilk bu kitapta okumuştum ve dikkatimi çekmişti. Hiç unutamadığım kelime oldu benim için.


Marlo Morgan 1937 yılında Lowa'da dünyaya geldi. Agnes High School'a yazıldı ve Barstow kolejine geçiş yaptı. Missouri Üniversitesinde biyokimya ve doğal ilaçlar üzerine doktorasını yaptı. Kansas'a giden Morgan evlendi ve iki çocuk dünyaya getirdi. Marlo Morgan sağlık alanında kariyerine başladı. Evlendikten tam 25 yıl sonra görevinden istifa ederek tam zamanlı yazarlık yapmaya başladı. Yazarın ilk kitabı olan Bir Çift Yürek’i Aborjinlere ile yaşadığı bir gerçek hikayeye dayanarak yazdığını kitabın üzerine not olarak yazdırmıştı. Kitap o kadar sevildi ki Harper Collins şirketine 1.7 milyon dolara yayın hakları verildi. Filme çekilecek olan Bir Çift Yürek Aborjinlere engeline takıldı. Bir grup Aborjin ABD'ye giderek film çekimlerini engellemeye çalıştılar ve başarılı oldular. Yazar eylemi yapanlar ile tanıştıktan sonra bu hikayesinin uydurma olduğunu itiraf etmiştir. Daha sonraki baskılarında bu not şeklinde yer aldı. Aborjinler ile tanışmasının Tanrı tarafından ona verilen hediye olduğunu düşünen yazar Aborjin hakları için çalışmalara ve bu konuda seminerler vermeye başladı.


Amerikalı bir tıp doktoru olan Marlo Morgan gerçek bir olaya dayanan bu kitabında Avustralya’da yaşadığı ruhsal bir yolculuktan bahsetmektedir. Yazar, göçebe bir kültüre sahip Avustralya yerlileri olan Aborjinler eşliğinde, kabilenin kendilerini adlandırdıkları şekliyle “Gerçek İnsanlarla” birlikte dört ay süren ve çölü boydan boya kat ettikleri uzun bir yürüyüşe çıkar. Bu süre boyunca, çölün çorak coğrafyasındaki bitkiler ve hayvanlarla uyum içinde yaşamayı öğrenir. Olağan dışı insanlardan oluşan bu toplulukla birlikte yaptığı bu yolculukla Morgan, bu insanların 50.000 yıllık kültürlerinin felsefesi ve bilgeliği ile tanışır.


Macerasının ilk gününden itibaren bu çetin yolculuğun zorluklarıyla mücadele etmek zorunda kalır. Dayanıklılığının her gün sınandığı bu zorlu yolculukta, karşılaştığı her zorlukla birlikte ruhu da değişime uğrar. Aborjinler onu, büyük bir alçak gönüllülükle kendilerinden biri olarak kabul ederler ve onun şefkat dolu öğretmenleri olurlar. Öğretmenlerinden, her insanın eşsiz niteliklerini ve içsel ruhunu takdir etmeyi ve kutlamayı öğrenirken bir yandan da güçlü şifa yöntemlerine tanık olup onların canlılarla ilgili farkındalıklarının ne kadar derin ve anlamlı olduğunu da anlamaya başlar.


Yazar yolculuk boyunca önceden ilkel olarak gördüğü bu insanların doğa ile nasıl iç içe yaşadıklarını; bu kupkuru çölde asla aç ve susuz kalmadıklarını; konuşmadan birbirleri ile iletişim kurduklarını; karşılaştıkları her tür sağlık sorununu çözecek bir birikime sahip olduklarını; hırs, kin, nefret, saldırganlık gibi olumsuz duygularının olmadığını; asla yalan söylemediklerini; hiç bir olayı ya da kişiyi yargılamadıklarını; dünyada olup biten her şeyden haberdar olduklarını ve daha birçok olağanüstü yetenekleri olduğunu hayretle görür.


Yazar tüm yolculuk boyunca kendi kentli yaşamı ile yerlilerin yaşamını, hayata bakışını ve felsefelerini karşılaştırdıkça onların bilgeliklerine hayranlık duymaya başlar. Batı toplumlarının aksine hiç bir nesne ve eşyaya bağlanmayan ve mülkiyetçilik bilmeyen bu insanlar yazarda büyük bir saygı uyandırırlar.


ALINTILAR

Babam bana hep söyle derdi: "İnsanlar bir şirket için değil, başka insanlar için çalışırlar."


Anlamıştım ki, gerçek kültürel köklerini yitiren ve yaşamda amacı olmayan insanların elinden ancak ölümle kumar oynamak gelir.


Öyle görünüyor ki, yeryüzünde kendine amaç olarak sadece eğlenmeyi seçen insanlar var.

İnsan yüreğinden akan tek şeyin kan olmadığını öğrenmiştim.


Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.



Editör: Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube