KİMİN AKLINA GELDİ?


Pandemi nedeniyle tüm dünyada yaşam şeklimizin değiştiği bu günlerde ister istemez eğitim şekli de değişti. Sinemalar, tiyatrolar, lokantalar, kahvehaneler, berberler kapatılırken sahil ve parklarda dolaşmak yasaklanırken toplu taşıma araçlarına binmek kurallara bağlanmışken en değerli varlıklarımız, geleceğimiz, çocuklarımızın riskli bir ortam olan okula devam etmeleri düşünülemezdi. Toplum sağlığı ve çocuklarımızın güvenliği için uzaktan eğitim sistemi uygulanmaya başladı. Evde eğitim sisteminde sınav ve not verme nasıl olacak diye araştırırken... Bu sistemi (öğrenciye not verme ve sınav yapma) başlatan öğretmene rastladık. Hakkında hissettiklerimiz bize kalsın, siz bilgileri okuyun, kendiniz karar verin... Eğitim tarihinde ilk not veren öğretmenin kim olduğunu merak ediyor musunuz? 1700’lü yıllara dayanan not sisteminin mucidi, kimyager William Farish. Not sistemi gelmeden önce bu insanlar neye göre derecelendiriliyordu derseniz; eğitim gördükleri öğretim üyeleri ve kabiliyetlerine göre sınıflanıyorlardı. Cambridge Üniversitesi’nde özel ders veren bir kimyager olan William Farish, 1792 yılında ortaya bir fikir attı; “Öğrencilere not verelim.” Böylece öğrencilerin not ile imtihanı başladı. Ardından da sınavlar... Hepimizin muzdarip olduğu eğitim hayatımız boyunca bizleri not sistemine tabii tutan kimyager William Farish, dönemin en zeki ve kültürlü öğretmenlerinden biriydi. Ayrıca Virginia Üniversitesi’nin de kurucusuydu. Kimya öğretmenliği yaptığı dönemde, eğitim sistemindeki dağınık ve tutarsız işleyiş canını sıkmaya başlamıştı. Not sisteminden önceki düzene göre bir öğrenci mezun olduğunda işverene ispat olarak gösterdiği kanıt not ortalaması ya da eğitim gördüğü okul değil, ders aldığı öğretmenin ismi oluyordu. Yani öğretmenin ismine göre iş buluyordu. O dönemde eğitim sektörü, endüstri devriminin etkisiyle parça başı iş mantığına dayanıyordu. Öğretmenler sabit maaş yerine, öğrenci sayılarına göre para alıyorlardı. Yani daha fazla öğrenci, daha fazla maaş demekti. Ayrıca tek tek öğrencilerle ilgilenme derdi de olmayacaktı. İşte bu iki düşüncenin cazibesi, Farish’in aklına hepimizin hayatını karartan o fikri getirdi: Not sistemi. İlk başta endüstri sektöründe kullanılan not dalgası, eğitim sektörüne de sıçramış oldu. Not sistemi aslında olmayan bir sistem değildi, sadece eğitim alanında uygulanması bir ilk olacaktı. Birçok öğrenciye ders vermeye başlayan kimyager William Farish, öğrencilerinin performansına not vermeye karar veriyor; böylece hafızasından çok kâğıt kullanmaya başlıyor. Artık bir öğrencinin dersi anlayıp anlamadığını öğrenmek için onunla muhatap olması gerekmiyordu. Not sistemi sayesinde her öğrencisini kolayca takip edebiliyordu. Aynı zamanda Farish tarihe adını “üniversite düzeyinde ilk yazılı sınav yapan öğretmen” olarak da altın harflerle yazdırmıştır. Endüstride kullanılan not sistemi, eğitime uyarlanınca belki ilk zaman için başarılı ve yeterli oldu ama günümüzde yeterli mi? Bu konu uzmanlar tarafından tartışılıyor. Bazı uzmanlar sınav sistemi ve not verme uygulamasını doğru bulurken, bazı uzmanlar ise eğitimin içeriğinin ve öğrencinin ne öğrendiğinin daha önemli olduğunu savunuyor. Not sisteminde öğrenciler öğrenmekten ziyade sadece iyi not almak için çalışabiliyorlar. Danimarka’nın Folkeskole sistemi sınav merkezli değil. Bu yöntemle öğrenciler ders içeriğine daha fazla yoğunlaşabiliyor. Böylece gördükleri konuları daha iyi kavrıyorlar. Ancak bu sistemin de sıkıntıları var çünkü öğrenci çalışsa da çalışmasa da sınıfı geçiyor. Böylece tembelliğe alışabiliyor. Hangi sistem olursa olsun, geleceğimiz olan öğrenciler için kaliteli, çağdaş, bilimsel değerler önceliğinde, politik kaygılardan uzak bir eğitim sistemi olması dileğiyle...


Hazırlayanlar: Melda Meriç - Özgün Onat

Editör: Demet Yener

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube