KİM SİZİ BABA YAPIYOR?


Bu yıl "Babalar Günü" için değişik bir röportaj yaptık. Normalde böyle günlerde sanat çevrelerinden ünlü babalarla röportajlar yapılır, "baba" olmamızda en büyük katkıyı sağlayan kişiler unutulur. Ben de bu yüzden baba olmanızı sağlayan bir uzmanla görüştüm. İşte konuğumuz ve konuştuklarımız:



Op. Dr. A. Murat EMANETOĞLU / Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı: 07.05.1963 Ankara doğumlu olup, evli ve iki çocuk babasıdır. 1974 yılında Eskişehir Maarif Kolejinde orta öğretime başladı ve 1979'da geçiş yaptığı Ankara Atatürk Anadolu Lisesinden 1981 yılında mezun oldu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1993 yılında SSK Göztepe Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını tamamladı. 1993-1994 yılları arasında Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesinde görev yaptı. 1993-1998 yılları arasında ise Özel Kadıköy Vatan (Universal Hospital) Hastanesinde çalıştı. 1997 – 1998 yılları arasında Özel Kadıköy Vatan Hastanesi ÜYTE(Tüp Bebek) merkezini kurdu ve çalıştı, 1998 – 2001 yılları arasında Özel Yeni İsviçre Hastanesi ÜYTE (Tüp Bebek) merkezini kurdu ve çalıştı, 2001 – 2003 yılları arasında Özel Hattat kliniği ÜYTE (Tüp Bebek) merkezinde görev yaptı. Daha sonrasında ve halen serbest hekim olarak çeşitli ÜYTE (Tüp Bebek) merkezlerinde tüp bebek uygulamalarını sürdürmekte. 1998 yılında JİNEMER KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ’ni kurdu ve 2009’a kadar çalışmayı sürdürdü. Halen kurucusu olduğu PARK15 Muayenehaneleri’nde tıbbi çalışmalarına devam etmekte. PARK 15 Sağlık, Danışmanlık, Turizm Tic. Ltd. Şti kurucu ortağı ve Mesul Müdürüdür.The European Society of Aesthetic Gynecology, E.S.A.G., ÜYTE-ÜREMEYE YARDIMCI TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Tüp Bebek)ve LAPAROSKOPİ sertifikaları bulunmaktadır.

EMA SAĞLIK ve SİSU Genel Direktörü ve ana ortağıdır.

TTB – Türk Tabipler Birliği, Türk Hekimleri Dostluk ve Yardımlaşma Derneği- 2.Başkanlığı,

TJOD- Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği,

E.S.A.G.- The European Society of Aesthetic Gynecology,

TEJD – Türk Estetik Jinekoloji Derneği (Kurucu Üye) ,

Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği,

1907 Fenerbahçe Derneği,

Fenerbahçeli Sağlık Çalışanları Derneği,

Büyük Kulüp Derneği üyelikleri bulunmakta.

BABA OLMAK, BABA YAPMAK ÜZERİNE…

-Sizin için mutluluk ve gurur ne olabilir ?


-Hem 2 kez baba olmak hem de 30 yıllık bir Doğum Hekimi olarak binlerce babanın mutluluğuna ortak olmak desem.


· Baba olmak nasıl bir duygudur?

- “Eşinizin “sana bir şey söyleyeceğim” sözü ile başlayıp ömür boyu süren ve sözcüklerle tarifi olmayan olgu, “ diye tanımlamış bir baba. Duygunun tarifi de sorunun yanıtı da budur ama eksiktir.

- Eksiği de ben tamamlayayım : Gebeliğin başlangıcından doğuma, doğumdan babaların yaşamlarının sonuna kadar koşulsuz ve karşılık beklemeksizin duyulan sevgi ve fedakarlıktır aynı zamanda.

· Siz nasıl baba oldunuz?

- 1988 yılı aylardan Kasım evleneli henüz 3 ay olmuş ve Mimar Sinan’ın müthiş Süleymaniye’sinde Doğumevi acilinde öğlen saatleri çalışırken masamdaki telefon çalmıştı. Arayan eşimdi ve bizim babalık hikayemiz de pek çok babanın olduğu gibi “sana bir şey söyleyeceğim test yaptım hamileyim,” sözüyle başlamış oldu. Beklemiyorduk doğrusu. Hacettepe’den çok değerli merhum bir Jinekoloji hocamız evlenmeden önce eşimin muayenesinde gebeliğin zor bir ihtimal olacağını muhtemelen tedaviyle olabileceğini söylemişti . Biz de korunmaya gerek olmadığını düşünmüştük.

- Sürpriz olmuştu ve müthiş bir duygu oluştu öğrendiğim anda. Gülen yüzümü toparlayamıyordum. Başka sürpriz, bu telefondan 1 saat kadar sonra Ankara’da yaşayan “kahin kadın “ annemden gelen 2. telefondu. “Anneniz telefonda, “ demişti hemşire. Ben ne diyeceğimi, nasıl atlatacağımı düşünürken annemin ilk sözü şu oldu : “ Sakın bana yalan söyleme rüyamda gördüm: "Demet hamile değil mi? “ Böylece aile de öğrenmiş oldu. Sonrası güzel ve uzun hikaye : “Tam 31 yıl” anlatılmaz yaşanır. Oğlum Emir ve 4 yıl sonra da kızım Ece’nin katılımıyla devam eden babalık hikayemiz çok şükür sağlıkla, mutlulukla , gururla devam etti bugüne. Biriniz fedakarlık mı dedi ? Baba olunca anlarsınız. J



· Babanızla ilişkiniz nasıldı?

- Ben evin en küçüğüydüm, avantajlıydım. Biz Karadeniz’in Görele’sinden Atatürk’çü ülkesini, milletini seven büyük ve köklü bir aileyiz. Büyük dedemiz 1.Dünya Savaşı ve Milli Mücadelede Topal Osman Ağa’nın yakın dostu ve destekçisi dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de.

- Babam da Görele doğumlu , 1940-50 li yıllarda Görele İlkokulundan çıkıp Giresun Lisesi ve devamında İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi mezun olup Yüksek Mühendis olmayı başarmıştır. Neredeyse çalışma yaşamının tümü ülkesine ve devlete hizmetle geçmiş . Bu arada 3 evlat sahibi olmuş hepimizi de birer Doktor olarak meslek sahibi yapmıştır annemle birlikte.

- Biz çocuklarına karşı her zaman sevgisini yansıtmış, işinden kalan neredeyse tüm zamanını ailesine ve bize ayırmıştır. Her zaman karşılıklı sevgi, saygı ve mesafemiz olmuştur. Hiçbir zaman birbirimizi üzecek bir sorunumuz olduğunu hatırlamam. Her zaman elinden gelenden fazlasını vermeye çalışmıştır çocuklarına.

- İnsanoğlunun primitif yaradılışında erkek çocukların babalarına, kız çocukların da annelerine kısmen benzeme veya huy edinme eğilimi açıktır. Armut dibine düşer deyimi doğrudur bir yere kadar.

- Babamıza baktığımızda da “Atatürk’çü, ülkesini, milletini, devletini seven ve koruyan, dürüst, doğru, tutarlı, sınırları olan bir kişilik ve sevgi, saygı, aile değerlerine çok değer veren bir kişilik vardır.

· Baba olduktan sonra babanıza karşı duygularınız, düşünceleriniz değişti mi?

- Büyük Alman düşünür Goethe şöyle demiş : ” İnsan babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olunca duyar.”

- Babama karşı her zaman sevgi ve saygım olmuştur duygularımın değiştiğini söyleyemem. Ama bende değişen başka şeyler olmuştur. Olayları ve durumları değerlendirmede başka açılardan ya da perspektiften bakma, makul olma, risk alma konularında değişim yaşadığım kesin. Onun geçmişteki bazı kararlarını ya da seçimlerini daha iyi anlamışımdır kesin. Baba olunca anlarsınız demiştik , anladık.



· Babalar doğum öncesi, doğum sırasında ve sonrasında nasıllar?

- Yaşamın akışını ilerleyen bir trene benzetirsek ; evlat sahibi olmak da trenin makas değişimi gibidir. Yaşamımızdaki en önemli dönüm noktalarından biridir.

- Gebelik başladığı andan itibaren baba adayı yani evin erkeğinin evdeki önemi azalır. Bebek doğduğundan itibaren evdeki “3.tekil şahıs” durumuna düşer.

- Çoğu baba adayı ve baba bu durumu en baştan istiyordur ve kabullenir. Bazıları ise kabullenmekte zorlanır ve durum psikolojik destek ihtiyacına gidebilir.

- Çoğunlukla gebelik haberini aldığında bir evlat sahibi olma arzusu ve planı olan çiftlerde baba müthiş duygusaldır ve mutludur. Bu çiftlerin gebeliklerinde zaman daha hızla geçer . Sonunda doğum olur ve bu durum hem anne hem baba için tarifsiz bir mutluluktur.

· Onların babalık heyecanını görünce siz ne hissediyorsunuz? 

- Biz gebelik başladığı andan itibaren o ailenin bir bireyi gibi oluruz aslında. Onlarla üzülür, onlarla seviniriz. Onların her sorunu bizim sorunumuzdur. Mutlulukları da mutluluğumuzdur.

- Ayrıca anne baba olmak gurur verici bir durumdur. Baştan sona ömür boyu koşulsuz- karşılıksız fedakarlık demektir. Cesaret ve yürek ister. Anne ve babalıktan emekli olamazsınız. Babaların heyecanı ve mutluluğu sağlıklı bir evlatla sonuçlanmışsa bizim 9 aylık emeğimiz de tarifsiz bir gurur ve mutlulukla devam eder.



· Babalar günü ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Çok güzel bir hediye hepimize. Balzac diyor ki : Babalar kendi mutluluğundan çok çocuklarının mutluluğu ile mutlu olur. Tüm babalar için geçerlidir diye düşünürüm. Başta cumhuriyetimizin kurucusu merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve babası Ali Rıza Efendi olmak üzere kaybettiğimiz tüm babalarımızı dedelerimizi rahmet ve şükranla analım. Ben kendi babam başta olmak üzere tüm babaları ve yüreğinde baba olma isteği taşıyan herkesin babalar gününü kutlarım. En büyük temennim de tüm babaların evlatlarına sahip çıkarak koşulsuz- karşılıksız fedakarlık göstererek babalık sorumluluğuna uygun davranmaları. Hiçbir evladı ayırt etmeden, kız-erkek demeden ülkesine, milletine faydalı, cumhuriyetimizin değerini bilerek onu ilelebet payidar kılacak eğitimli, aydınlık, insanları ve doğayı seven koruyan sorumluluk ve kişilik sahibi bireyler evlatlar yetiştirmeleridir.


Hazırlayan: Özgün Onat

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube