Kendine Bir Çay Söyle




Hep bir telaş, hep bir meşguliyet... Kim bilir neler kaçırıyoruzdur bu hengamenin içerisinde belirsizce. Bir kuşun kanat süzüşünü ne zaman izlediniz, deniz kokusu ne zaman doldurdu ciğerinizi hatırlar mısınız? Peki ya güneşin doğuşuna şahitlik edebildiniz mi veyahut o ak çehreli ayı izler iken hayallerinizde kaybolabildiniz mi hiç? Hele o tesadüfü nadir olan gökkuşağının renklerinde koşuşturur iken düşündünüz mü kendinizi? Bir hayvan dost edindiniz mi; sizi belki anlamasa da hissedebilen?

Umarım ki mahrum kalmamışsınızdır o koşulsuz sevgiden. Son zamanlarda hiç bakıp da aynaya fark ettiniz mi onca meşakkatin içinde kendi kendinizi nasılda ihmal ettiğinizi? Merakımı maruz görün, kendinize bir çay ikram ettiğiniz oldu mu en yoğun anınızda her şeyi bir kenara bırakıp, ‘Sen bunu hak ediyorsun.’ diyebildiniz mi?

Herkes için usanmadan feda ettiğiniz, kendinize bir solukluk nefes hakkı tanıdınız mı hak görüp de?

Peki yapamaz mıyız bir nebze de olsa kendi kendimize olmayı? Sandığımız kadar meşgul müyüz gerçekten de?


Bana yöneltilen en can alıcı soruydu KENDİN İÇİN NE YAPIYORSUN? Yanıtım çoktu elbet fakat fark ettim ki içlerinden hiçbirinde bana yer yoktu. Aslında nasıl severmişim gece karanlığında, ayın aydınlığında kendimle kalmayı; bir yandan denizin kokusunu çekerken içime diğer yandan hayaller âleminde gezmeyi gözlerim kapalı, ev ahalisi dalınca uykuya bir fincan kahve eşliğinde kedilerimle sohbet etmeyi, onların ‘o anlar’ tavırlı miyavlamalarını… Daha birçoğunu sayabilecek iken tükenmesin diye kalemim, aralarında en çok sevdiğim şu an yaptığım gibi harflerin sanki bir meltem esintisinde savrulurcasına dökülüverişi satırlarıma…


Ben yazmayı bilmem esasen, yüreğimdir kalemimden dökülen. Süslü kelâmlardan da muaftır lisanım, öyle gelişi güzel. Sayfalarca anlaşılmamaktan ise iki satırla, tek bir özet; eğer tekrarı yok ise bir nebze de olsa bize de vakit gerek. Gün gelecek ardımızda koca bir liste, yapılacaklar, alınacaklar, ödenecekler ve saire ve saire... Yetişmeyecek hiçbir şey; her ne kadar kendimizi ötelesek de biz kendimizle buluşmadan göçüp gitmiş olacağız belki de.

Hadi, kendine bir çay söyle; içine şeker değil de hayallerini ekle...



Düzeltmen: Tolga Ziyagil


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube