© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

KARARTMA GECELERİ


*Mehmet Rıfat Ilgaz, 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27.07.1927'de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu) , Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebinde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı.


1939'da İstanbul Karagümrük Orta okulunda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 'da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Hasan Tanrıkut, Sabahattin Kudret Aksal, Salah Birsel'le tanıştı. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş Dergisi'ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar.


Turhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş dergisinde İlhan Selçuk’un çizimleriyle 1966’da Hababam Sınıfı’nı dizi hikaye olarak çıkardı. Romanlaştırdık dan sonra tiyatroya ve Ertem Eğilmez’in yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarıldı. Çınar ve Koca Çınar ismiyle anılan sanatçı, Mehmet Rıfat mahlasını kullandı. Bursa ceza evinden Nazım Hikmet’in gönderdiklerini de İbrahim Sabri mahlasıyla yayımladı. Şiirin haricinde roman, hikaye, anı, tiyatro ve çocuk şiirleri de yazdı. 1940 yılına kadar hece ölçüsüyle kişisel duygularını işleyen romantik şiirler yazdı. Toplumsal gerçekçiler arasında yer aldı ve yoksulların yaşamını, siyasi görüşünü yalın bir dille eserlerine yansıttı. Mizah yazarlığı da yapan sanatçı, hayatının sonuna doğru çocuk edebiyatına yöneldi. Ödülleri : 1982 Yıldız Karayel ile Madaralı Roman Ödülü /1982 Yıldız Karayel ile Orhan Kemal Roman Armağanı/1987 Ocak Katırı Alagöz ile Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü/1993 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.


7 Temmuz 1993 günü aramızdan ayrıldı. *Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz‘ın 1974 yılında yayımlanan bir romanıdır. Roman çok önceden yazıldığı ve II. Dünya savaşının son yıllarını anlatan bir eser olduğu halde hayli geç bir zamanda yayınlandı. Bu romanı özellikle 1943 ve 1946 yıllarında kendi başına gelen olayları anlatmaktadır. Karartma Geceleri adlı romanın başkahramanı gibi kendisi de öğretmen olan Rıfat Ilgaz hükümet tarafından takip ediliyordu. Bu nedenle yazarın Karartma Geceleri adlı romanı bir tür anı, biyografi romanı olarak kabul edildi. Karartma Geceleri adlı romanında da eserin kahramanının eserlerinin de toplatıldığı gibi yayınlandığı yıllardan bir müddet sonra yasaklı eserler listesine alınmış ve yazarın bu romanı da toplatılmıştır. Rıfat Ilgaz ‘ın sakıncalı piyadelerden biri olarak sayılması bir müddet sonra sona ermiş, yazarın kitaplarına konulan toplatılma kararı ve okuma yasakları da kaldırılmış, hatta itibarı iade edildiği gibi bazı eserleri 2004 yılında MEB Yüz Temel Eser Listesine de alınmıştır.


Karartma Geceleri; 1990 yılında Yusuf Kurçenli tarafından filme çekildi. Baş rolünü Tarık Akan oynadı. 9. Uluslararası İstanbul Film Festivalinde en iyi Türk filmi seçildi. Antalya Şenliğinde 2. film olurken halk jürisi tarafından da 1. seçildi. Ayrıca 1992'de Yunus Nadi en iyi film ödülünü aldı. Venedik Film Festivali'ne de giden Karartma Geceleri, İspanya Saint Sebastian Film Yarışmasında Jüri en iyi film ödülünü kazandı (1992). *Mustafa Ural, bir düşünce suçlusu olarak hapishanededir. Mustafa Ural’ın hapishanede kaldığı oda nemli bir odadır. Hapishanede verilen yemek ise sadece bir kuru ekmektir. Mustafa Ural, çok zor şartlar altındadır. Tam olarak neden hapishanede olduğunu o da bilmemektedir. Bir gün, hapishanede konuşma yasağını deldikleri için Halil ile birlikte taş odaya kapatılırlar. Burada, Mustafa öğretmen, Halil’e hayat öyküsünü anlatmaya başlar.


Olaylar İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçmektedir. İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilmiştir. Şehrin güvenliği için geceleri sokaklar karartılmakta, karartma geceleri uygulanmaktadır. Mustafa Ural, sol görüşlü bir aydındır ve eşi Şükran ile birlikte yaşamaktadır. Dönemin iktidarı onu sakıncalı biri olarak görmektedir. Bir gün, bir arkadaşından aranmakta olduğunu öğrenir ve hapishane hayatını yaşamak istemediğinden teslim olmak yerine kaçar. Artık Mustafa’nın kaçış öyküsü başlamıştır. Gazeteler her gün hakkında arama kararı çıkan insanları yazmaktadır. Cebinde, teslim olacağına dair bir kağıtla dolaşmakta ve polisten kaçmaktadır. Bir gün polis tarafından tutulsa da kendisini farklı bir kişi olarak tanıtır ve bir arkadaşının yardımı ile karakola gitmekten kıl payı kurtulur. Bu süreçte evine hiç uğrayamaz. *ALINTILAR +Cebindeki üç-beş liranın emanetliğin den ne olacaktı. Ne saat ne de değerli kol düğmesi... Peki, ya şiir müsveddeleri? En değerli emanetleri bunlardı, ama üste para verse kimse alıp götürmezdi onları. +En güçlü silah ilkel yaratıklar için işte, kıskançlık! +Ölçülü yaşamak! Bu da bir başka zincir vurmak olacaktı kendi eliyle kendi özgürlüğüne... +"Her şair biraz horoz değil midir, ötmesini bildiği için...



Editör: Kemal Albayrak