KADIN-İNSANLIĞA GEÇİŞ- TARİH- SOSYALİZM / NURULLAH ANKUT

En son güncellendiği tarih: Nis 23


Yazar Adı: NURULLAH ANKUT

Kitap Adı: KADIN –İNSANLIĞA GEÇİŞ- TARİH- SOSYALİZM

Yayın evi: DERLENİŞ YAYINLARI

Basım Yılı: MART 2016 (1. BASIM)

Türü: KONUŞMA METNİ

Sayfa Sayısı: 150


📚 Bu kitabı bana okumaya sevdalı, kitap kardeşim gönderdi. Roman dışı türleri de okumayı, öğrenmek adına severim. Bu kitapta her ne kadar bir konferans konuşma metni olsa da içinde verilen bilgiler, bildiklerimizi hatırlatması açısından benim için faydalı oldu.


📚 Yazar Nurullah Ankut, 8 Ekim 1945 Konya doğumlu; emekli öğretmen, yazar ve siyasetçi. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden 1972 yılında mezun olur. Üniversite eğitimini tamamlamasının ardından 1972’de Mersin Mut Lisesinde öğretmenliğe atanır. 1977 yılında kendi isteği ile öğretmenlikten ayrılana kadar çeşitli liselerde öğretmenlik yapar. Siyasete atılır ve düşüncelerini, araştırmalarını kitaplarında anlatır.


📚 Kitap içeriğin anlatıldığı önsöz ile başlıyor, konferans metini olduğu için konferansta kaynak olarak kullanılan görsel belgesellerin bir bölümünün resimleri de var. Ben kitabı okurken bazı bölümlerdeki siyasi, dini yorumları, adı verilen kişilere yapılan eleştirileri tarafsız olarak, etkilenmeden okudum. Beni sadece gösterilen kaynakların doğruluğu, anlatılan teorinin içerdiği bilgiler ilgilendiriyor.


📚 ”Kadın Meselesi” der demez ne gelir aklımıza? İnsan gelir. Hepimiz insanız. Yarımız kadın, yarımız erkek. Kadın olmasa, erkek olmaz. Hani hep dedik ya; her şey zıddıyla birlikte vardır. Zıddı olmayan hiçbir şey yoktur doğada ve toplumda. Kadın Meselesi dedik mi hemen zıttı da aklımıza gelmeli. Yani ezen cinsiyet olan Erkek Meselesine bakmamız gerekir. Kısacası Kadın Sorununu tam anlamıyla kavrayabilmek için her iki cinsiyetin de sorununu gelmişiyle geçmişiyle, bugünüyle aydınlığa çıkarmamız gerekir. ( Arka kapak)


Kadının ezilmesi, “ikinci kalite” cinsiyet yaklaşımıyla ezilmesi, insanlığın geçmişinde ve tüm ortaya çıktığı günlerde de var mıydı? Yoksa o zaman yoktu da sonra niye oldu? Niye böyle bir sorun çıktı ortaya? Yani kadının niye ezildiğini neden 2. sınıf vatandaşlık verildiğini kadının tarihte ki yerini anlatıyor, daha önce yapılmış belgeseller ve belgeler eşliğinde.


📚 Bir bölümde; “Bir Kadın Sorunu var. İyi de neden var? Bu soruyu sormamız gerekir, değil mi? Neden var? Buna en ilkin akla gelebilecek yanıt: Bu sorun, erkekler kadınları ezdiği için var.” Demiş yazar. Evet, haklıdır ama o kadar kısa değil bence; aslında erkek ezdiği kadar kadın artık ezilmeye isyan ettiği için sorun oluyor. Yoksa ezilmek kadının canına tak dedirtmese, kadın isyan etmese, ezilmeye devam etse bir sorun yok…


📚 Kaynak olarak gösterilen belgesellerin linkleri verilmiş; bu linklerden izleyerek de daha detaylı bilgi sahibi oluna bilir. Bir de CD var kitapla birlikte tabii bunu da izlemek lazım. Ben daha izlemedim; yorumu yetiştirebilmek adına en kısa zaman da izleyeceğim.


📚 Bir bölümde; “Mücadelenin amacı: Üreyim ve Üretim Savaşı” bölümünde: ‘Sağlıklı şekilde neslin devamı için en sağlıklı üyelerin çiftleşmesi, sadece bu üyeler aracılığı ile soyun devam ettirilmesi gerekir.’ Cümlesini okuyunca aklıma önce “Mendel ve bezelyeleri” sonra da Hitler ve Ari Irk fikri geldi.


📚 Tarihten günümüze gelişim ve toplum kurallarına değinilmiş. Bunlardan birkaç ana başlık verirsek:

1-Annelik içgüdüsü; tüm canlılarda evladını koruma.

2- Sağlıklı nesiller için sağlıklı bireyler çiftleşecek.

3-Sürüde ‘Lider’ olacak. Lider en sağlıklı- en güçlü olarak neslin devamı için tüm dişilerle olacak ( harem). Dişi liderden başka erkekle olamaz. Ama 3-4 senede bir lider yaşlandıkça yeni lider / genç erkek gelir. Yeni lider tüm bebekleri öldürür, kendi nesli için. Anneler buna isyan eder ve evlatlarını kurtarmak için ‘Liderlik’ sistemine başkaldırır. “Sadece liderle beraber olunur” kuralını yıkar. Sonra dişi beğendiği erkeklerle olur. Sürü kuralları değişir.

4-Yüzyıllar geçip, aksaklıklar ortaya çıktıkça sürüye yeni kurallar konuyor: ‘ Baba birey kızıyla çiftleşemez.’

5-Düşüncelerimizin kaynağı toplumdu. Kişiyle toplum sürekli ilişki- çelişki içindedir. İnsan olmadan toplum olmaz, toplum olmadan insan olmaz. Belirleyici olan toplumdur.

6-İnsanlık primattan Homo Sapiens’e dönerken evrim sürecinde her gelişmede, basamak çıktığında yeni kural geliyor. Buda genelde önceki kuralı yıktığı için ilk kurala uyuyor yani “Zıtlık kuralı; her şey zıddıyla vardır.” Cinsel serbesti den zıddına dönüldü; erkek birey annesi ve kızı ile dişi birey babası ve oğlu ile hatta bir üst nesil büyük anne ve büyük baba / torun arası cinsel birleşme olmuyor.


📚 Konuşma metni olduğu, belgesel görüntüleri ile desteklendiği, gelişim aynı anda tarihsel, fiziki, coğrafi, toplumsal gibi değişik açılardan ele alındığı için bende yorumumu yazarken sıçramalar oluyor ister istemez, kusura bakmayın.


📚 Metinden çıkan birkaç sonuç başlığı:

1-Herakletios;”Pana Rei” diyor “ Her şey akıyor, değişiyor.”

2- Her değişim, zıtların çarpışmasıyla ve ortaya yeni bir sentezin çıkmasıyla olur.

3-Her şey zıddıyla bir arada olduğu için bu zıtlıklar süreç içinde zorunlu olarak birbirleriyle çarpışır ve yeni bir sentez oluşturur.

4-Hiçbir şey bir anda olmaz. Her şey az ya da çok, uzun ya da kısa bir sürecin ürünüdür.

5-Mücadelenin amacı: Üreyim ve Üretim savaşı

6-Toplumsal örgütlenme üretici güçleri yaratır.

7-Orta Barbarlık Konağına kadar toplumu yöneten kadındır.

8- Yedi sanatında ilham kaynağı kadındır.

9-Maddi zenginlik, çapul savaşları ve etkinliğini kaybeden kadın… Tanrıçalar yerine erkek tanrılar…

10-Mitolojilerde kadının alta düşürülme süreci

11-Tarih boyunca erkek hiçbir dönemde tek eşli olmamıştır

12-Günümüzde kadının ezilmesinin enstrümanları: ekonomik eşitsizlikler, gelenekler, dinler, töreler, yasalar…


Bu ana başlıklar altında konuların açıklamaları var.

📚 Aslında gönül isterdi ki metnin tamamını paylaşıp, konuyu tam kavrayabilelim. Gene de iyi kötü bir fikir sahibi olmuşsunuzdur. Daha burada paylaşmak istediğim birçok cümle var ama yorumu bitirebilmek adına sadece birkaç tanesini paylaşacağım:


📌 Can alıcı soruyu akıllı insanlar sorar. Bilgili insanlar sorar. Çünkü doğru soruyu ortaya koyabilmek, soruna yaklaşmak demektir.


📌 İnsanlar aleminde olsun, hayvanlar aleminde olsun iki ortak nokta bulunur. Tüm eylemlerimizin, mücadelemizin iki amacı vardır: 1- Üreyim savaşı 2- üretim savaşı. Üretim savaşı; bugünkü neslin yaşamasını sağlamak; üreyim savaşı bundan sonraki kuşakların en sağlıklı şekilde sürmesini sağlamak içindir.


📌 ”Tüfek, Mikrop ve Çelik” kitabının yazarı Jared Diamond, sahilde gezerken bir yerli, Avustralya yerlilerinden biri araştırmacı yazara soruyor: “Niye biz sizi gelip işgal etmedik de siz gelip bizi işgal ettiniz?”


📌 Evlilik biçimleri de değişiyor. Monogamiye, tek eşli evliliğe geçiliyor. Tabii kadın toplumda aşağı düşürülüp ikinci kalitede cinsiyet haline getirildiği için tek eşliliğe sadakatle bağlı kalma mecburiyeti kadın için getirilmiş oluyor. Erkek ezen cinsiyet, egemen cinsiyet olduğu için onun bu kurala uyma mecburiyeti olmuyor.


📌 Erkek neden tek eşli değil? Çünkü elinde maddi güç var. Maddi güç olduğu sürece de artık o bilinçaltına hapsedilmiş olan hayvancıl duygularına hakim olamıyor. Hayvanlığımızla insanlığımızın arasında, beynimizde sürekli bir savaş var. Bilinçaltımız hayvancıl yönümüzü temsil eder.


📌 Kadınlarımızın yüzde yirmi üçü okuma yazma bilmiyor. Kadının böyle cahil bırakılmasına ek olarak birde yasal eşitsizlikler var, gelenekler, töreler var, dinin kadını aşağılaması var. Böyle bir durumda, kadının toplumda erkekle eşit statüye gelebilmesi, eşit maddi gelire sahip olabilmesine imkan var mı?


📌 Bir kadına yapılabilecek hakaretlerin en büyüğü, saldırıların en büyüğüdür cinsiyetine saldırmak, tecavüz etmek.


📌 İnsan, 1,7 milyon yıl önce insanlık konağına adım attı ama insan olmadı!


📌 Sosyal hayvanlığın dan kurtulup tamamıyla insan olabilmesi neye bağlıdır? Bütün insanları maddi açıdan eşit, özgür, kardeş görebilmesine bağlıdır. Erkeğin kadını ezmesinin ortadan kaldırılmasının biricik yolu, toplumda sosyal eşitsizlikleri kaldırmaktan geçer, yani erkeğin, sosyal hayvanlığın dan kurtulmasından, gerçekten insan olmasından geçer.


📌 İnsan, hayvanlığın dan kurtulmadığı sürece kadının ezilmesi ortadan kalkmaz.



© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube