İRAN'DA FÜRUĞ OLMAK

En son güncellendiği tarih: Nis 17





Kadından şair olur mu?

Evet, bu bir soru.

Cevabı içinizdedir belki; dilerseniz bir arayın, araştırın.

Gerçekten Kadından şair olur mu?

Kadının çamaşır yıkadığı, yemek yaptığı, hamur açtığı o nasırlı ellerde şiirler can bulur mu? Olmaz mı diyorsunuz? Kadın şiir yazamaz ya da bir şiire ruh veremez mi diyorsunuz? Kadın ancak şiir mi olur?


HAYIR!

Kadın şiir olmaz sadece. Şair de olur.


En sevdiğim kadın şairlerden biri olan Füruğ Ferruhzad'dan başlayalım söze. İranlı kadın şair, Fürug güzel ve çekici bir kadındı. O sanki şiir için yaratılmıştı. İran'ın baskıcı rejimi ve evli olması onu şiir sevdasından vazgeçiremedi. Kocasından boşandığı zaman oğlunu bir daha göremeyeceğini biliyordu. Fürug şiiri için evladından vazgeçmiş bir kadındı. Onun kendi gerçekliği vardı. Onu bu gerçeklikten oğlu bile alıkoyamadı. Yıllar geçmiş olsa da toplumların kadına olan bakış açısı hiç değişmedi. Fürug ona biçilen rolleri elinin tersi ile itmiş cesur bir kadındı. Babasına, kocasına ve toplumun erkek egemen otoritesine başkaldırmış devrimci bir kadındı o. Aşık olduğunu sandığı adam ile evlendiğinde aslında babası ve kardeşlerinin baskısından kurtulmaktı amacı. Ama Tanrı'nın Fürug' a bahşettiği ruh; ne anneliğine ne evli oluşuna ne de kabına sığabildi. O sanatçı bir ruha sahipti. Çocukluğundan beri çok yazar ve çok okurdu. Toplumda yazan ve okuyan kadına yer yoktu. Evliliği cehenneme dönmeye başladığı an boşanma kararı aldı. Kocasının boşanmadaki tek şartı oğlunu bir daha göstermeyecek olmasıydı.

Kabul etti Fürug. 3 yıl süren evliliği bitti. Yaşadığı evlat hasreti, babasının, kocasının baskısı ve toplumun onu dışlaması aslında Fürug'u besledi. Füruğ acıdan beslendi adeta. Ona yapılan bu baskılar Fürug'u kültürel açıdan geliştirdi.


Kocası ile boşanmasının ardından iki şiir kitabı yazdı. Yaşadıklarının ağırlığına dayanamadı ve psikolojik buhran geçirdi. Fürug erkek kardeşinin yaşadığı ülkeye Almanya'ya gitti. Bir müddet dinlenmek ve kendini toparlamak istedi Fürug.

Almanya'daki şiir akımı dikkati çekmişti. Orada kalıp Alman şiirleri ile ilgili bir çalışma yapmak istedi. Ama bu isteğinden vazgeçip aniden Tahran'a döndü.


İçindeki sanat ve şiir sevgisi yine de onu toprağından ayıramadı.

O bir kadındı ve yazdıkları ile görünür olması çok zor olsa da o bu duvarları yine sanatı ile kırmayı başardı. Yeniden âşık oldu. Ünlü yazar ve yönetmen İbrahim Gülistan ile uzun soluklu bir birliktelik yaşadı. Bu aşk onun yaşamak için sebebi olmuştu adeta. Şiirlerine daha da bir ağırlık verdi. İbrahim Gülistan evliydi. Fürug' un toplum baskısında yüzü gülmemişti, şimdi de yuva yıkan bir kadın olmuştu toplum gözünde. Yazdığı aşk şiirlerine erotik damgası vuruldu. Şiirleri değersizleştirildi ve sansürlendi.

Fürug'un sanat sevgisi ona sinema kapılarını da açmıştı. Hiçbir eğitim almamasına rağmen gelen teklife hayır demedi. Elinde hiçbir senaryo ve metin olmadan Sosyal sorumluluk projesi olan “Ev Karadır” filmini çekti. Film cüzzamlıları anlatan bir filmdi. Ve Fürug günlerce bu film için Cüzzamlılar ile birlikte yaşadı, onlardan hiçbir zaman tiksinmedi ve onlardan korkmadı. Bu ev bir tecrit eviydi. Cüzzamlı hastaların adeta sürüldüğü bir bakım merkeziydi Bu merkezde onlarca Cüzzamlı insan tedavi görürken aynı zamanda gündelik yaşamlarını da sürdürüyorlardı. Füruğ Ev Karadır filmine kendi sesinden seslendirme de yapmıştır. İbret alınası bir filmdir o. Cüzzam bir hastalıktır hem içini hem dışını çürütür insanın. Ne dokunacak eliniz kalır ne de başkasına bakacak gözünüz. Yüzünüze bakılamayacak kadar çirkindir artık simanız cüzzamlıysanız. Ve tüm bunlara rağmen şükür etmeyi öğretmişlerdir size.


Füruğ bir konuşmaya şahit olur bir gün. Bir öğretmen, cüzzamlı bir öğrencisine sorar: ''Anne Ve babamızın varlığına neden şükür etmeliyiz?'' Çocuk cevap verir: ''Bilmiyorum, benim annem ve babam yok.''. İşte bu cevabı veren çocuğu Füruğ sonrasında evlat edinmiştir. Evlat edindiği Cüzzamlı çocuk Hüseyin Füruğ'un öz oğlu Kamyar'ın hasretini dindirmese de onun vicdanını bir nebze olsun rahatlatmıştı.


Füruğ sadece İran'da değil tüm dünyada bilinen güçlü bir kadındı artık. Çektiği Ev Karadır filmi birçok ödül almıştır. Acıları ile şiir ile aşkları ile ve en önemlisi topluma başkaldırısı ile alkışı hak etmişti. Sanat adına yapacağı daha çok şey vardı ama Füruğ 1967 yılında feci bir trafik kazasında 32 yaşında iken hayatını kaybetmiştir. 32 yıllık hayatında yaşadığı acılar, evlat hasreti, baba baskısı, toplum baskısı onu güçlü ve başarılı bir kadın karakter yapmıştır. Kısacık ömrü onu unutulmaz bir kadın şair yapmaya yetmiştir. O bir kuştur ve kanadı koparılmış bir kuştur. Oğul hasreti ile toprağa girmiştir. Füruğ bir şiir dizesinde şöyle der;


KUŞ ÖLÜR SEN UÇUŞU HATIRLA.

Füruğ ölümü ile değil her zaman uçuşu ile hatırlanacaktır.


Editör: Damla Güler Öztürk

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube