İKİ USTA NEDEN KÜSTÜ?

En son güncellendiği tarih: Nis 23


Bu sayı için konu araştırırken iki büyük ustanın, sadece Rus Edebiyatı'na değil; dünya edebiyatına isimlerini yazdırmış İvan Sergeyeviç Turgenyev (9 Kasım 1818 - 3 Eylül 1883) ve Lev Nikolayeviç Tolstoy’un (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910) Eylül ayında doğum günü ve ölüm yıl dönümü olduğunu gördük. Biyografilerine bakarken iki ustanın önce arkadaş olduklarını sonrasında ise uzun süre küs kaldıklarını öğrendik. Ve bunu sizlerle paylaşmak istedik.


Bu iki yetenekli, edebiyat dünyasına iz bırakmış, eğitimli insanlar, sıradan birileri gibi neden küserler? İvan Sergeyeviç Turgenyev , Rus şair, yazar, oyun yazarı, çevirmen. Rus tarihçisi Nikolay Baskakov "Rus familyasının doğuşu" kitabı ve «Berhet kitabı» içinde Turgenyev soyadının eski Tatar dilindeki tez, hemen, çabuk anlamlarına gelen Türgen sözünden geldiğini ve Turgenyev'in de Tatar Türkleri soyundan geldiğini belirtir. Babası soylu bir ailedendi, fakat yoksul düşmüşlerdi. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızcayı anadili gibi konuşmaya başlar. Daha sonra Moskova ve Petersburg üniversitelerinde okur. Felsefe fakültesini iyi derecede bitirir. Tarih, klasik filoloji dallarında çalışmalar yapar, Yunanca ve Latince öğrenir. Edebiyat dünyasına damgasını vuran ve Nihilizm'in temel taşı varsayılan romanı Babalar ve Oğullar'ın konusu 1859'da geçer. Lev Nikolayeviç Tolstoy, Rus yazar. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu.


Hakkında az bilinen şey, Tolstoy'un Cengiz han soyundan geldiğine dair bilgidir. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Almanya, Fransa ve İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde köyünde bir okul kurdu. Asalet unvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı. Tolstoy ve Turgenyev bir doğum günü partisinde karşılaşırlar. Kutlama tüm coşkusuyla devam ederken Turgenyev, on iki yaşında bir kız çocuğuyla birlikte sahnede kankan dansı yapar. Bunu gören Tolstoy, o gece günlüğüne Turgenyev hakkında şu sözleri yazacaktır “Turgenyev… kankan. Hüzün verici.”


İki yazar, bir süre sonra Rusya’nın Batılılaşması konusu üzerinden tartışmaya başlarlar ve gittikçe uzayan tartışma sonrasında Tolstoy, Turgenyev’i düelloya davet eder. Bu fikrinde ciddi olduğunu göstermek isteyen Tolstoy, düello silahının tabanca olmasını önerir. Bu düellonun sonu malumdur; iki efsane yazardan biri ölecektir. Ama Tolstoy ve Dostoyevski 'nin aksine daha sağlıklı düşünce yapısına sahip olan Turgenyev, bu çılgın teklifi elbette reddetmiş. Ardından Turgenyev Tolstoy’dan özür diler ve konu bir süreliğine tatlıya bağlanır. Ancak Tolstoy Turgenyev’i korkaklıkla suçlar. Bunu duyan Turgenyev, hiç çekinmeden Tolstoy’a düello teklifinde bulunur. Fakat uzun bir yolculuğa çıkacağını, düelloyu yolculuk dönüşünde mutlaka yapmak istediğini belirtir. Özür dileme sırası bu kez Tolstoy’a gelmiştir. Her ikisi de birbirlerini karşılıklı olarak düelloya davet ederler ancak bir türlü bu teklifleri karşılık bulmaz. Sonunda düello yapmaktan tamamen vazgeçerek barışırlar. Ancak bu süreç tam 17 yıl sürer. Tolstoy, Batı’da yolculuk yaparken bütün parasını kumarda kaybeder. Aynı şekilde Dostoyevksi de tüm parasını kumara yatırır. Ve her ikisi de Turgenyev’in kapısını çalarlar. Geçmişte yaşananları bir kenara bırakan Turgenyev her ikisine de borç para verir. Ancak Dostoyevksi borcunu geri ödemekte geciktiği gibi her defasında Turgenyev’e saldırmaktan geri durmaz. Olup biten her şeyi hoş gören Turgenyev, Dostoyevski’yi her defasında affeder.


Ancak Tolstoy ile Turgenyev arasında 17 yıl boyunca süren tartışma, edebiyat tarihinde küçük bir ayrıntı olarak kalır. Neden Tolstoy böyle bir süreç başlattı? Bir yerde: “Tolstoy’un en çok korktuğu şeylerin başında müzik geliyormuş. Herhangi bir piyano sesi falan duyduğunda ürküyormuş. Hatta bir defasında ‘bu müzik benden ne istiyor anlamıyorum’ demiş.” diye bir yazı vardı. Ne kadar doğru tartışılır tabii. Acaba kendi müzik sevmezken, rahatsız olurken Turgenyev’in keyifle müzik eşliğinde dans etmesi mi Tolstoy’u rahatsız etti ( kıskandırdı)? Birçok teori ileri sürülebilir, ama önemli olan edebiyata kattıkları, bu da arada bir anı olarak kişiliklerini daha iyi tanımamız için vesile olur. Edebiyat dünyasının arka sokaklarında dolaşıp, araştırmalara devam.


Hazırlayanlar: Melda Meriç – Özgün Onat

Editör : Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube