© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

İç Hesaplaşma


  Siz sanıyorsunuz ki kimyasal herhangi bir şey zehirler insanı sadece ya da yanlış içilen bir ilaç. Bayat bir yemek. Karıştırılan içkiler. Ya bir de zehirli sarmaşıklar . Çoğunuzun etrafınızdaki çoğu zehirden daha tehlikeli olan insanlardan haberiniz var mı ? Nasıl olduğunu bile anlamadan sizi çok başka enerjilerin içine çeken insanları hayatınızda var ettiğiniz sürece hiç bulunmak istemediğiniz ortamlarda kendinizi bulabilir hiç haz etmediğiniz zehirli duygularla tanışabilirsiniz .... Çevremizdeki insanların bizim üzerimizde oluşturduğu etki hiç de küçümsenecek gibi değildir. Negatiften beslenen bir insan devamlı olumsuzluğu besler hayatında. En olumlu durumlarda bile bakış açısı öncelikle bardağın boş kısmıdır. Kendi düşünce yapılarını değiştirmeyi kolay kolay kabul etmezler. Zaten kabulde edebilecekleri bir durum yoktur o tarz insanlara göre ...


Elemeli teker teker zehirli sarmaşıkları. Dili çıban insanları. Azaltmalı eşyaları . Kullanılmayan her bir parçayı vermeli . Bilinci rahatlatmalı , düşünce yapısını adım adım değiştirebilmeli. En önemlilerden biri kimse için yaşamamalı . “ El-alem ne der ? “ kaldırmalı bu düşünceyi. Hiç kimsenin bir ağırlığı olmadan özgürce karar verebilmeli.


Ben başladım yıllar önce arınmaya. Kurtulmaya tüm zehirli sarmaşıklardan. Öğrendim ki büyük çabalar , her şeye yetişeceğimler, her şey dört dörtlük olsunlar kalkmalı hayatımdan. İnsan şu kısacık ömründe hayattan bir şeyler öğrenebildiği, kendine bir şeyler katabildiği kimi zaman da kendinden bir şeyleri eksilttiği kadar var ....


Ben de sabah kahvemi içip, oğlumla en sevdiği çizgi filmi izleyip fırına gidip birlikte simidimizi alıp, parkta biraz vakit geçirip sonrasında beni bekleyen işleri halletmeye karar verdim bugün . Hayat da böyle değil mi önceliklerimiz kimi zaman tüm günümüzü, kimi zaman da tüm yolumuza şekil verip kaderimizi belirlemiyor mu? Hayatın bizden çaldığı bir şey yok aslında. Bizim HAYATA KAPTIRDIKLARIMIZ var . Zamanın yetmediği de yok belki . BİZİM ZAMANI NEYE KULLANMAYI TERCIH ETTİGIMİZ ÖNEMLİ olan .


O zaman ; bizim elimizde olan her anı gönlümüzce şekillendirebilir. Önceliklerimizi belirlemenin aslında tüm günümüzü hatta uzun vadede yaşam kalitemizi etkilediğine şahitlik edebiliriz. Ve bazen sadeleşmek , sessizleşmek , yavaşlamak hatta durmak iyi gelir insana .Sadece kendini seven ve o sıcaklığı hissettiği insanlar etrafında olsun ister .


" Seviyorum " dediğinde sevginin gücüne inanarak hayatın anlardan ibaret olduğunun farkındalığın da kalben atabilmek adımları ... Gerçek olmayan hiçbir şeyi barındırmadan, suni, samimiyetsiz gösteriş dolu yapma anlardan , kişilerden , durum ve ortamlardan uzaklaşarak besleyebiliriz ruhumuzu mesela samimiyet arıyor çoğu zaman insan.


Gerçekten "Nasılsın ? " sorusunun cevabını önemseyen insanlar hayatında olsun istiyor ... Değer verdiği gibi değerde gördüğü.... “ Mutsuzluğuna ortak olmadığım insanların mutluluğuna ortak olsam ne yazar . Zor gününde yanında olup varlığımla içini ısıtamadıktan bir sözüm içini ferahlatamadıktan sonra neye yarar güzel gününde yanında olmam” diye düşünen insanlar gerçek yol arkadaşıdır bu hayatta .

Zor gününde elinden tutarsam o çakıllı yolları birlikte aşarsak gün doğarken güneşi izlemenin keyfi tarifsiz olur” diyecek koca yürekli insanlar hayatınızda olması dileğiyle ....